BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Erollar, bir bir gidiyor

Erollar, bir bir gidiyor

Geçenlerde, apartmanımızdan ayrılan kapıcının yerine yenisini almak için yönetim olarak teşebbüse geçtik...



Geçenlerde, apartmanımızdan ayrılan kapıcının yerine yenisini almak için yönetim olarak teşebbüse geçtik... Üç gün içinde 5 aday müracaat etti... Bunlardan 4’ü lise mezunu, birisi de üniversite ikinci sınıftan terkti... Düşünün... Kapıcılık tahsil sınırı lise mezunu olmaya dayandı... Biz hâlâ mecliste ilkokulu bile hatır gönülle bitirmiş vekilleri konuk edelim... Ve sonunda 5 adaydan dördünü çeşitli testlerden geçirdikten ve soruşturmaları yaptıktan sonra birisini apartmanımıza kapıcı vekili olarak tayin ettik... Memnun kalırsak, onun bizim hizmetimizde bulunması için onay vereceğiz... *** “Bu saçma sapan olaydan bize ne” dediğinizi duyar gibiyiz... Bakın, bir kapıcıyı bile işe alırken aile durumunu, geçmişteki yaşantısını, konuşma ve davranışlarının yeterliliğini teste tabii tutuyoruz... Peki... Spor Yazarlığı’nı dünyanın en kolay mesleği gibi görenlere neden kucak açıyoruz... Test yok, soruşturma yok, imtihan yok, hesap yok, kur yok, kitap yok... Kıskanma yok... Yok da yok... Yeter ki, birisi çıkıp aramıza gelmek istediğini söylesin... Dilekçe bile yazmasın, bizlere selam bile vermesin isterse... Onun arzusu başımızın üstündedir... O artık bir spor yazarıdır... Gazete sütunlarında yeri hazırdır... Hatta, hatırlı okuyucuları bile sıradadır... *** Yeni yılın ilk günü, beynimizin içine işleyen o acı haberi aldığımızda, mesleğimize bir defa daha kahrettik... Erol Yaşar’ı kaybetmenin üzüntüsü, beraberinde bir gerçeği daha yüzümüze okkalı bir tokat gibi vurdu... O Erol Yaşar ki, bu mesleğin hamalı, bu mesleğin çilekeşi, bu mesleğin gerçek kalem canbazıydı... Tuttuğunu koparan habercilik anlayışı, keşke spor yazarlığının bir okulu olsa da, oralarda ders diye anlatılsa... Erol, Türk spor basınının haber atlatma ustasıydı... Onun kovalayıp yakaladığı haberlerin ciltlere sığmayacak boyutlarda olması, arşiv karıştırmayı seven meslekdaşlarımızın, en büyük yol göstericisidir... Erol, bakanların bile araya sokulup, yayından kaldırılması istenen haberlere kulak asmamış, inandığı ve bildiği yoldan asla şaşmamıştır... Erol Yaşar, Türk spor basınının haysiyetli, kıvırmayan, yılmayan bir bekçisiydi... Mücadelesini tek bir silahla kırdılar onun... Kalbini, taaa orta yerinden vurdular... Erol’u işşizlikle küstürdüler, işten çıkararak saf dışı bıraktılar... Onun taburesini altından çektiler, yerine koltuk koyup, hatırlı birisini buyur ettiler... *** Bir daha, Erol ve onun gibiler gelir mi ki? Böyle bir insan ahirete, işsiz gazeteci olarak gitti... Yüreği buruk, gönlü kırık... İçinde hiç bir zaman sönmeyen, yarım kalan meslek aşkıyla... Ezilmişliğe daha fazla dayanamadı... Erollar’ı bir bir kaybettiğimizi ve bu mesleğin ön saflarında çarpışanların yere düşüşlerini gördükçe hâlâ daha ellerimiz kollarımız bağlı kalabiliyorsak, hepimize yazıklar olsun... Bu mesleği kapkaççıların elinden kurtarabilmek için çareler üretemiyorsak, bin defa yazıklar olsun... Bu mesleği, en kolay meslek imajından sıyıramıyorsak ayıbımız daha da büyük boyutlardadır... Sakın ola ki “Bir Erol gider, bin Erol gelir” mantığını işleme koymayalım... Yaşantılarında kıymetini bilemediklerimizin listesi kabarıyor dostlar... “Biz doyamadık, doysun kara topraklar” sözcüklerinin inandırıcılığı da artık kalmadı... Affet bizi, büyük dost, büyük gazeteci, işşiz Erol... E-mail: narkan@tg.com.tr
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT