BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mı acaba?

Mı acaba?

Elli yıldır başta futbol olmak üzere spora tutkunlukla geçmiş ve de bu zaman dilimi ile eşitlik gösteren spor sayfası okumakla yorulmuş bir ömür...



Elli yıldır başta futbol olmak üzere spora tutkunlukla geçmiş ve de bu zaman dilimi ile eşitlik gösteren spor sayfası okumakla yorulmuş bir ömür... Gazetecilik ve spor yazarlığıyla Cahit Sıtkı Tarancı’nın 35 yılını bile sollamışım, spor sevdasında... Yani aklım sporla kesmeye başlamış... Çoktan Beyazıt Kütüphanesi’nin tozlu arşivlerine sıkışmış Türkiye Spor çocukluk yıllarımın spor sevdasını büyüten gazeteydi... Yeni Sabah da öyle... Ülkenin gazeteler üzerinde sürekli vınlayan giyotini bunların boynundan da geçti, beklenildiği gibi... Sıkıntılarım, özlemlerim bu kaçınılmaz sonuç yüzünden patlama noktasına gelirken, rahmetli Abdi İpekçi’nin açtığı kapıdan bugünkü spor gazeteciliğinin ekmek teknesini geçiren sevgili dost ağabeyim rahmetli Namık Sevik, Milliyet’te Türkiye durdukça yaşayacak spor sayfasını dünyaya getirdi. (Ben öyle sanmışım) Bu öyle bir çığırdı ki, sporu öylesine gazetenin bir yerine sıkıştıranlar zorunlu olarak başlarını kumdan çıkarmak zorunda kaldılar. Ben, bu reformda 21 yılımı rahmetli patronum Kemal Ilıcak’ın teslim ettiği “Dükalık” Tercüman’ın spor sayfasında 24 saat uyumayan gazetecisi olarak yaşadım. Yıllar yılları tepelerken, spor gazeteleri zorunlu doğumla dünyaya geldi. İyi veya kötü, kaliteli veya kalitesiz spor gazeteciliği Sevik ağabeyin açtığı kapıdan sel olup patlamıştı. Bugün yazarı olduğum Türkiye Gazetesi de, toplumun yüzde 80’inden fazlasının ilgi alanı olan sporu “Arkadan okutma” doğrusunu vazgeçilmez bir alışkanlık olarak sundu. Sunmaya da devam ediyor. Edeceğine de yürekten inanıyorum. Çok kaliteli meslekdaşım Sadık Söztutan’ın bu sözden vazgeçeceğini aklımdan bile geçirmiyorum. Ama bugün hüznüm, kederim, üzüntüm, kahrım çok ufuksuz... Milliyet Spor sayfası yanlış hesap yapmıyorsam, 45 yıl sonra gazetenin içine atılıverdi. Tıpkı, ünlü besteci Wolfgang Amedeus Mozart’ın cesedinin iki atın çektiği bir araba ile bir mahalle çukuruna atıldığı gibi... Ama Mozart, dünyanın dört bir köşesinde hâlâ vazgeçilmez bir tutku olarak ölümsüz biçimde yaşamaktadır. Milliyet Spor sayfası da gönlümde Mozart örneği yaşamaya devam edecektir. Şimdi Türkiye Gazetesi’nin spor sayfası rahmetli Namık Sevik’in mirasını tek başına yaşatma savaşı vermektedir. Doğru haber, dürüstçe yorumlarla... Milliyet Spor sayfasını giyotine gönderen zihniyet şunu bilmelidir ki, o gazete bugüne kadar yaşayabildiyse bunu spor sayfasına borçludur. Giyotinin bıçağını indirenleri tarih asla affetmeyecektir. Tıpkı, okurun geleneksel tasarrufu gibi... Başımız sağolsun diyeceğim ama, Türkiye Gazetesi’nin tek kalmış arka kapağındaki spor sayfası “sağolsun” demekle geri kalan ömrümün çekilirliğine sığınıyorum...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT