BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Emir Hüsrev Dehlevî "rahmetullahi aleyh"

Emir Hüsrev Dehlevî "rahmetullahi aleyh"

"Emir Hüsrev Dehlevî" vaktiyle Hindistan'da, Alim ve velilerden biriydi o zamanda.



Üstada sevgi... "Emir Hüsrev Dehlevî" vaktiyle Hindistan'da, Alim ve velilerden biriydi o zamanda. Çocuk yaşında bile çok bağlıydı dinine, Götürmüştü babası, Hâce Nizameddin'e. Girerken babasıyla tam dergahtan içeri, Dedi ki; (Babacığım, siz yürüyün ileri.) Kendisi geri kalıp, temiz düşüncesiyle, Şu beytleri okudu, yanık çocuk sesiyle: (Bu garip âşık Hüsrev, şu an kapınızdadır, İçeri girmek için, müsaade var mıdır? Eğer izin olursa, girecektir içeri, İzin verilmez ise, gidecek dönüp geri.) Nizameddin Evliya, hizmetçisine derhal, Buyurdu; (Kapıdaki aşığı içeri al.) O zaman Emir Hüsrev, girdi memnuniyetle, Bağlandı hocasına, tam bir teslimiyetle. Bu hadiseden sonra yıllar geçti aradan, Hindistan'ın köyünden çok fakir bir Müslüman, Hâce Nizâmeddin'in, duydu cömertliğini, Huzuruna gelerek, arz eyledi halini. Onunsa, yalnız bir çift "eski ayakkabı"dan, Gayri yoktu bir şeyi, verdi onu kapıdan. Lâkin fakir, daha çok ihsanlar bekliyordu, "Böyle yüce kimseden, bu da çok az" diyordu. Nihayet geri dönüp, geceledi bir handa, O gün "Emir Hüsrev" de, tesadüfen o anda, Ticaretten dönerken, aynı o hana indi, Mücevherat işiyle uğraşırdı, zengindi. Gece yatıp dedi ki, sabah kalktığı anda; (Hocamın kokusunu duyuyorum bu handa.) Arayıp, en nihayet o fakiri buldular, (Nereden geliyorsun?) diye ona sordular. Dedi ki; (Nizameddin Evliyaya uğradım, Bir çift eski pabuçtan gayri şey alamadım.) Hocasının aşkıyla yanan Hüsrev Dehlevi, Dedi ki; (Bu pabucun pek yüksektir değeri. Ey kişi, bütün malım, cümle mücevherlerim, Senin olsun, yeter ki bu pabuç olsun benim.) Fakir hayret içinde dedi ki: (Bu, doğru mu? Bir çift eski pabuçla, hiç bunlar bir olur mu?) Buyurdu ki; (Ah keşke, sen de bunu bilseydin, Bundan da fazlasını verirdim isteseydin.) Bu zat buyuruyor ki; (Hiç beğenme kendini, Zira bu hal, yok eder iyi amellerini. Bir kul ibadetinde bulursa noksan kusur, O ibadet, indallah kabule layık olur. Zira kusur görürse insan bir amelinde, O iş kıymet kazanır, Hak teala indinde.)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT