BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bizim de sesimizi duyun

Bizim de sesimizi duyun

Bizler Gümrük Müsteşarlığı'nda Gümrük Muayene Memuru olarak görev yapmaktayız. Üniversitelerin Hukuk, Siyasal, Kamu Yönetimi, İktisat gibi seçkin 4 yıllık fakültelerinden mezun olduktan sonra, ayrıca gümrüklerde 2 yılı aşan staj, kurs sonucu yapılan yeterlilik sınavından da başarılı olduktan sonra, yurt geneline çeşitli gümrüklere atandık.



Bizler Gümrük Müsteşarlığı'nda Gümrük Muayene Memuru olarak görev yapmaktayız. Üniversitelerin Hukuk, Siyasal, Kamu Yönetimi, İktisat gibi seçkin 4 yıllık fakültelerinden mezun olduktan sonra, ayrıca gümrüklerde 2 yılı aşan staj, kurs sonucu yapılan yeterlilik sınavından da başarılı olduktan sonra, yurt geneline çeşitli gümrüklere atandık. Tünkiye çapında sayımız 700-800 cıvarındadır. Ülkemizin 100 milyar Dolar'a yakın ithalat-ihracatını, yurda giriş yapan 10 milyona yakın turistin muayene ve kontrol işlerini bizler yapmaktayız. Görevimiz ve sorumluluklarımız, hiçbir memuriyette olmayacak kadar riskli ve ağırdır. En ufak bir olayda ya açığa alınırız, ya da mahkemece tutuklanır veya görevimizden ihraç ediliriz. Bütün Türkiye'de, her türlü iklim şartlarında, bütün baskılara rağmen görevimizi yaparız. Gümrük vergisinden kaçmaya çalışan ithalatçıya, malının değerini yüksek gösterip KDV almaya çalışan ihracatçıya bizler göz açtırmayız. Aldığımız maaş ise 180-200 milyon TL arasındadır. Ünvanımız sıradan memur statüsüdür. Maalesef teşkilatımızda da gereken önemi görememekteyiz. Kamuoyunda gümrüklerle ilgili hep olumsuz haberler yer alır. Mesleğimiz, yakaladığımız kaçak eşyalar ve kötü niyetli insanlara karşı gösterdiğimiz gayretler ne yazık ki görmezden gelinir. Sayın Devlet Bakanımız Mehmet Keçeciler ile Müsteşarımız Nevzat Saygılıoğlu'ndan çok şey bekliyoruz. Lütfen sesimizi duyunuz. Yeni çıkacak Personel Kanunu'nda ünvanımızın "Gümrük Denetmeni" olmasını ve özlük haklarımızın iyileştirilmesini istiyoruz. Yapılacak bu değişiklik, biz Gümrük Muayene Memurlarını çok mutlu edecek, görevimize bağlılığımızı ve çalışma şevkimizi daha da arttıracaktır. Gümrük Muayene Memurları adına ismi mahfuz bir okuyucu SSK'lı hasta ne yapsın? Büyük şehirlerdeki SSK Hastanelerinin durumu malum. Bakan dahil, kimse memnun değil. Zaten SSK'lı dahi olsa, başka imkanı olanlar bu hastanelere gitmiyor. Başka çaresi olmayan vatandaşlar ise mecburen gidiyor. Gidenler de canından beziyor. Peki SSK'lı vatandaşların kesintileriyle kurulan bu dev sağlık kuruluşları neden isteneni vermiyor? Neden bu hastanelerde çalışanlar ve sorumlu bakan dahil kimse memnun değil? Yıllardır kangren olmuş bu sağlık probleminin üstesinden gelmek bu kadar imkansız mı? Emekli Sandığı mensupları bir nebzecik memnun iken, SSK'lı vatandaşlara bu kötülük neden? Yolunu düşenler bilir, İstanbul'daki SSK hastanelerinden bırakın tedavi olmayı, ilaç almak bile saatlerce kuyrukta bekledikten sonra mümkün olabiliyor. Tabii hasta hasta o meşakkate göğüs gerebilenler için... Sayın Yaşar Okuyan, göreve geldiğinden beri, iyi niyetle birşeyler yapmak için çırpınıyor. Randevulu hasta kabulü, akşam hasta kabul sistemi gibi yenilikler getirmek istedi. Ama okuyuculardan gelen mesajlardan anlaşıldığı kadarıyla bu da tutmadı. İşte Kartal'dan arayan bir okuyucumuzun anlattıkları: "SSK Kartal Hastanesi'nin bir broşürü elime geçti. Bunun başında büyük harflerle 'Telefonla randevu sistemi, SSK poliklinik kuyruklarına son.' diye iddialı bir ibare var. Randevu almak için yapılacak işlemler de belirtilmiş. 0216 473 17 00-01-02-03 numaralı telefonları 24 saat arayabileceğimiz belirtiliyor. Ben de sevindim, ümitlendim, telefona sarıldım. 03.01.2000 günü sabahın 05'inde oturdum, randevu almak için numaraları çevirdim. Tele sekreter hep meşgul, çaldığı zaman da devreye girmiyor. En son 09,45'te tele sekreter açıldı, istediğim üniteyi tuşladım. Cevap: Bugün doludur, yarın tekrar arayın! Onca saat o kadar numarayı aradım, bu nasıl bir sistem ve uygulama anlayamadım. Bugün doluysa şu gün randevu verebiliriz desinler. Bari bizi biraz ümitlendiren bu sistemi ıslah etsinler. Muayene kuyruk, ilaç kuyruk... Bu çileyi çekmek zorunda mıyız?" Vatandaş haklı, kendi maaşlarından kesilen paralarla kurulan bu kurumlar ıslah olamıyorsa, o zaman sistemi değiştirin. SSK'lı da istediği yerde tedavi olsun. İşlemeyen bir sistemi gereksiz yere bu kadar zorlayıp da gariban vatandaşa daha fazla eziyet çektirmenin ne gereği var. Sayın Yaşar Okuyan, lütfen bu meseleyi helledin artık!...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT