BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ABD’nin Ağrı inadı

ABD’nin Ağrı inadı

Hıristiyan dünyasında Nuh’un gemisinin Ağrı dağında olduğu konusundaki iddialar, bütün teknolojik ilerlemelere rağmen hâlâ ispatlanamadı



Amerikalılar Nuh’un Gemisi’nin Ağrı Dağı’nda bulunduğu tezinde ısrar ediyor. Ağrı Dağı’nın tam karşısında Üzengili Köyü’nün alt kısmında Türkiye-İran transit yoluna 3.5 kilometre uzaklıktaki gemi silüetli toprak yığını, uzaydan çekilen fotoğraflarda da görüldüğü üzere bilimadamları tarafından Nuh’un Gemisi olarak nitelendiriliyor. Hıristiyan dünyasında Nuh’un gemisinin Ağrı dağına oturduğu konusundaki iddialar, bütün teknolojik ilerlemelere rağmen hâlâ ispatlanamadı. Amerika’da The Washington Times tarafından yayınlanan Insight dergisi Nuh’un gemisinin yerini tespit etmek için 1949 yılından bu yana yapılan çalışmalara geniş yer ayırdı. Amerikan hava kuvvetlerinin rutin uçuşlar sırasında 1949 yılında çektikleri görüntülerde Ağrı dağının batı ucunda anormal bir görüntüye ulaşmıştı. İncil’de Nuh’un gemisinin 150 gün denizde kaldıktan sonra Ağrı dağına oturduğu yazılı. CIA’in U2 casus uçağıyla 1956’da çektiği yüksek çözünürlükteki fotoğraflarda ve KH9 uzaktan kumandalı askeri uyduların çektikleri fotoğraflarda benzer görüntülere rastlandığı kaydedildi. Yıllar sonra İkonos uydusu 1999 yılında benzer bir görüntü kaydetti. Tırmandı ama göremedi Nuh’un gemisini arayan ünlülerden John Machintosh, Ağrı dağına tekrar tırmandığını ancak Batı platosunda Nuh’un gemisi olduğu iddia edilen objeyi çıplak gözle göremediğini söyledi. Kar altında bulunan uzunluğu 163 metre olan bu objenin bir insan yapısı olduğu konusunda ortak görüş bulunuyor. Ancak deprem sırasında ikiye bölünmüş olabileceği, ve çekilen değişik fotoğraflarda yer değiştirdiği belirtilen bu objenin halen ne olduğu henüz kesin olarak tespit edilemedi. Geçen 52 yıllık sürelik zaman zarfında Ağrı dağında Nuh’un gemisi olduğu iddia edilen bu objenin boyutlarının aynı kaldığı gözlendi. Ancak yerinin değişmesi dağın bir parçası olmadığı konusunda fikir veriyor. Kur’an Cudi’de diyor Kur’an-ı Kerim’de (Hud Suresi, 44. ayette) “ Ve gemi Cudi’ye oturdu.” deniyor. Kur’an’ın yanısıra, Cudi Dağı’na bir başka “işaret” İ.Ö. 250 yıllarında yaşamış Babilli rahip Berossos’un yazdığı tufan kayıtlarında da vardır. Cudi dağı 2000 metre yüksekliğiyle, Mezopotamya havzasında oluşacak bir yerel tufan olayının kuzey sınırında yer almakta. Dağın tepesindeki Seksenler köyü, Nuh’un gemiden çıkıp çevresindekilerle yerleştikleri ilk köy olarak ünlüdür. “İddia”, 1985 yılında Ankara’da toplanan 9. Türkiye Jeomorfoloji Kurultayı’nda MTA mühendislerinden Yılmaz Güner aracılığında daha da güçlendirilmiştir. Güner, kurultaya sunduğu bildirisinde, “Nuh’un gemisinin demirlemesi için en uygun yerin Ağrı değil, Cudi Dağı olması” gerektiğini savunuyordu. Çünkü, kutsal kitaplarda sözü edilen ve tümüyle Mezopotamya’yı kaplayan Nuh tufanı gerçekleşmişse, geminin topografik nedenlerden ötürü Ağrı Dağı’na yanaşması ya da gelip oturması mümkün değildi. Olaya bu açıdan yaklaşanlardan ilk yankı, Paris’te yayınlanan “France Soir” gazetesinden geldi. Bir Fransız keşif grubu, Ağrı yerine Cudi Dağı’na çıkmış ve 150 metre uzunluğunda ve 24 metre genişliğinde, 15 metre yüksekliğinde dev bir gemi kalıntısı bulmuştu. Tarih, 31 Ağustos 1949’du. Aradan yirmi üç yıl geçti ve 6 Şubat 1972 günlü gazeteler Nuh’un gemisinin kesinlikle Cudi Dağı’nda bulunduğunu haber verdiler. Keşfedenler, olaya ilk kez karışan Bir Alman grubuydu. AlmanDevletler Araştırması Enstitüsü elemanlarından Friedrich Bender, Gılgamış Destanı ile Kuran’dan yola çıkmış, Cudi Dağı’nda kalıntılar bulmuştu. Bunlar, katrana benzeyen bir madde ile yapıştırılmış tahta parçalarıydı. Analiz sonucunda katrana benzeyen o maddenin 50.000 yıllık, tahta kalıntılarının ise, 6.630 yıllık oldukları saptandı. Hata payı, en çok 300 yıllıktı. Cudi dağı tutkunları, bir başka dayanağa da dört elle sarılmışlardı: Hikayeye göre, Nuh’un tufan sonrasında gemisinden uçurduğu güvercin ağzında bir zeytin dalı ile geri dönmüştü. Zeytin ağacı, Ağrı yöresinde kesinlikle yetişmez. Ama Cudi Dağı’nın güney-batısındaki yöre zeytinliktir. “Kısas-ı Enbiya” kitabında da “Gemi kuzeye doğru yol almış ve Cudi Dağı civarına gelmişti ama henüz sular çekilmediği için hiçbir tarafı görülmüyordu” diye anlatılıyor. Turist çekecek Türkiye’nin ABD’deki eski askeri ateşesi Salih Çetinkaya, Ağrı dağında Türk ve Amerikalı bilim adamlarının ortaklaşa bir araştırma yapması konusundaki düşüncenin Amerikan Kongresinde görüşülen sözde Ermeni soykırım tasarısı yüzünden engellendiğini, ancak Liberty Üniversitesi’nden James Hall’un, Türkiye’ye gelerek bölgede araştırma yapmak için hükümetten bilgi isteyeceğini söylüyor. Güvenlik nedeniyle Ağrı Dağı’na getirilen çıkış yasağın kaldırıldığını hatırlatan Çetinkaya şunları söylüyor: “İnanç turizmi nedeniyle Ağrı dağına çıkış yasağının kaldırılması hem turizmcileri hem de dağcıları sevindirdi.1987 yılı yaz mevsiminde birkaç kez Amerikalı, Alman ve Japon turistlerin PKK’lı teröristler tarafından rehin alınması üzerine Ağrı Dağı’na çıkış yasaklanmıştı.Türkler, dağa sancı anlamına “Ağrı”demişlerdir. Ermenice kökenli “Ararat”, “dünyanın anası” demektir. Dağ, hangi adı taşıyor olursa olsun, sonuçta Nuh’un Gemisi’nin karaya oturduğu yer diye bilinmektedir. Ayrıca, tarih de efsaneler de bu gerçeği doğrular niteliktedir.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109110
    % -0.51
  • 3.8657
    % -0.65
  • 4.5562
    % -0.59
  • 5.1893
    % -0.59
  • 156.34
    % -0.17
 
 
 
 
 
KAPAT