BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mâverâ-mâsivâ

Mâverâ-mâsivâ

Mâverâ ürpertisinden yoksun, fizik ötesi düşünceden korkan nesiller yaşıyor aramızda.. Onlar bize yabancı olduğu kadar, kim bilir biz yaşlılar nasıl görünüyoruz onlara.. Bir gönül ve kafa işi olan felsefeyi çabucak ayağa düşürdük.



Mâverâ kelimesini unutturdular bize.. Oysa inanç dünyamızın kültür hazinemizin temel taşlarından biriydi o.. Kolaycılığımıza geldi öteyi düşünmemek; aklımızın uzanamadığı yerlerde dolaşmamak..Ve galiba bu yüzden felsefe derslerini kaldırdık okullardan.. Mâverâ ürpertisinden yoksun, fizik ötesi düşünceden korkan nesiller yaşıyor aramızda.. Onlar bize yabancı olduğu kadar, kim bilir biz yaşlılar nasıl görünüyoruz onlara.. Bir gönül ve kafa işi olan felsefeyi çabucak ayağa düşürdük, futbol felsefesinden bahseder olduk.. Mâverâ da ne oluyor? Hele ölüm düşüncesi! Yaşama sevincini, magazinel hayata dönüştürmek varken ölümün sırası mı şimdi (!) Neden bir filozofumuz yok? Filozof aklın ötesini kurcalayan insandır; sonunda onlar da mutasavvıflar gibi zikre yönelmiş sayılırlar.. Mâverâ: Yani ötelerin ötesi, ötesizliklerin de ötesi.. Zamansızlaştırılmış, sebepsizleştirilmiş bir öte.. Eşyanın köleliğinden ve fizîkî alakalardan kurtulmuşluk, mâsivâ”dan arınmışlık.. Tek kelimeyle: Nasılsızlaştırılmışlık. Şimdi bizim ne “mâsivâ”dan, ne de “lâhut” âleminden haberimiz var.. İnanç dünyamızın ve kültürümüzün ana temelinde yatan bu kelimeler şimdi bize yabancı.. Mainz Üniversitesi profesörlerinden Walter Porzing, “Allah, insanların kibrini ve azametini parçalamak istediği zaman, onların dil birliğini ortadan kaldırır” diyor.. Anlaşamadığımız bundandır.. Mâsivâ’yı, mâverâ’yı ve lâhut’u dilinizden atarsanız, kosmos’a ve kozmatik kültüre kalırsınız, anlaşamadığımız bundan. “Olabilirler” âlemi varken neden kosmos.. Mâverâ varken, neden metafizik.. Osmanlı Türkçesi kültürümüzün dili.. İstemeyen öğrenmeyebilir.. Ama onu niye reddediyoruz ki.. Geçmişini anlamadan geçmişiyle hesaplaşan tek millet biziz.. Hatta geçmişinden hesap soran.. Yeni nesiller dünkü tabirlerimize toprak altından çıkarılmış arkeolojik bir kalıntı gibi bakıyorlar.. “Mevcut kelimeler dururken yeni kelimeler uydurmak sahtekârlıktır” diyor Filozof Kant.. Söyleyecek söz kalmıyor.. Engin Güner ve Özallı Yıllar Avrupa Konseyi’nde 18 yıl uluslararası yöneticilik görevinde bulunduktan sonra, rahmetli Turgut Özal’ın daveti üzerine, cumhurbaşkanı başdanışmanı olarak göreve balayan Engin Güner, bir ara Özel Kalem Müdürlüğü de yaptı. Sevgili Güner, tarihe yazılı kaynak bırakmanın sorumluluğuyla Özal ile çalıştığı yıllara dair hatıralarını bir kitapta yayınlama vefasını göstermiş.. “Özallı Yıllarım” adıyla yayınladığı bu kitapta Rahmetli Özal’ın bilinmeyen ve şimdiye kadar mahrem kalmış yönlerini bulacaksınız.. Engin Güner 1991 genel seçimlerinde İstanbul Milletvekili seçilmiştir.. Halen Liberal Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı olarak siyasi hayatını sürdürmektedir.. Okuyucularıma tavsiye ederim..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT