BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Başkan Bush'u bekleyen iç ve dış sorunlar

Başkan Bush'u bekleyen iç ve dış sorunlar

ABD'de fırtınalı bir dönem başlıyor. Başkan Bush'u, içte ve dışta dev sorunlar bekliyor.



George W. Bush, 20 Ocak’ta başkanlığı Clinton’dan devralıyor. Ancak, önceki gün açılan 107. ABD Kongresi’nin yeni çalışma dönemi ile, ABD’de fırtınalı bir dönem başlıyor. Başkan Bush’u, içte ve dışta dev sorunlar bekliyor. ABD ekonomisindeki durgunluk, Kongre’nin bölünmüşlüğü, Bush’un başını ağrıtacak iç konuların en başında yeralıyor. Ortadoğu’da -bırakın barışı- hızla geniş cepheli bir savaşa doğru sürüklenme, Balkanlar ve Kafkaslar’daki istikrarsızlık, bizzat ABD’yi hedef alan terör ve global tehditlerdeki hızlı artış, Bush yönetiminin en sancılı dış sorunlarını oluşturacak. 2015 raporu ve karamsar tablo Zaten ABD Ulusal İstihbarat Konseyi’nin hazırladığı ve 2015 yılına kadarki gelişmeler ile stratejik beklentileri konu alan değerlendirme raporunda da, bu sancılara önemle dikkat çekiliyor. Araştırma raporunda, ‘ABD’nin kimyasal, biyolojik ve nükleer savaş başlığı taşıyan füze saldırılarına uğrama riskinin, soğuk savaş dönemindekinden daha fazla olduğu, ayrıca bunun giderek zaman içinde daha da büyüyeceği’ belirtiliyor. Sözkonusu rapor her ne kadar ‘ABD’nin 2015 yılına kadar yine süper kalacağını ve ekonomik, teknolojik, askeri ve diplomasi alanlarında liderliği sürdüreceğini’ öngörüyorsa da, iç ve dış dev sorunlarla dolu karamsar bir tablo çiziyor. Başkan Bush bunlardan dolayı olsa gerek, ABD’nin füze koruma sistemlerini geliştirmeyi birinci öncelik yapacağını her fırsatta ısrarla vurguluyor. ABD’yi askeri bakımdan daha da güçlendirmek için çok yönlü projeleri acilen devreye sokacağını söylüyor. ABD ekonomisindeki durgunluk ‘Eğer ABD aksırırsa, dünya nezle olur.’ şeklinde meşhur bir söz var. Bunun için, ABD ekonomisindeki hoş olmayan gidişin ve yavaşlamanın çok tehlikeli sonuçlar doğurmasından endişe ediliyor. Lyndon LaRouche gibi bazı ekonomistler, ‘durumun bir durgunluk değil, felaket olduğunu, ABD ekonomisinin ve finansal sisteminin çöktüğünü’ bağıra bağıra haykırıyorlar. Bu karamsarların ve gidişatı çok tehlikeli bulanların verdikleri bilgiler ve ortaya koydukları istatistikler de ilginç. Mesela ABD’deki enerji fiyatlarının nasıl roket hızıyla yükseldiğini California örneği ile şöyle izah ediyor ve soruyorlar: “Dev endüstri firmaları üretimlerini yavaşlatıyorlar. California’daki enerji krizi dalga dalga ülke çapında kendini hissettiriyor. Washington eyaletinde bir yıl önce sanayide günde 60 bin dolar elektrik ücreti ödeyen endüstri, bugün günde 6 milyon dolar öder hale geldi. Bu yüz misli artış, felaketin ve çöküntünün alameti değilse neyin habercisi?” Gerçi LaRouche’u eksantrik bulanlar ve felaket tellallığını eleştirenler de var. Ama hepsi, ‘ekonomik durgunluğun, çok ciddi olduğunda’ birleşiyor. Zira ABD ekonomisindeki durgunluğun, sadece bir iç sorun boyutu yok. Bunun, bütün dünyayı yakından ilgilendiren ‘global krizlere’ yolaçma riski de bulunuyor. Başkan Bush kabinesini atamayı tamamladı. Bakanlar Kongre’den onay bekliyorlar. Kabinesine Arap, Latin ve Afrika asıllı bakanlar atayarak azınlıklara hoş görünmeyi amaçlayan Bush’un Ulaştırma Bakanı da bir Demokrat. Ama bu atamalar bile, yeni dönemin çok sancılı geçeceğinin sinyallerini veriyor. Bush tartışmalı bir seçimden, ancak Yüksek Mahkeme’nin müdahalesi ile galip çıkabildi. Zorlukla kazandığı başkanlığı, ‘liderlik gücünü’ göstererek ve kurduğu geniş tabanlı kabinesi ile güçlendirebilecek mi? Böylece 2004’te tekrar başkanlığa aday olabilecek mi? Ömrü olanlar bekleyip, görecekler.. Bu arada Türk-Amerikan ilişkileri Bush döneminde ne olacak? Bundan kimsenin endişesi olmasın.. Türkiye’nin, bundan öncekilerle olduğu gibi, yeni yönetimle de yakın ilişkileri sürecek. Zaten Türkiye’nin durumu da, global oyundaki rolleri de belli. Yani sürpriz değil.. Dolayısı ile endişeye kapılmaya hiç mahal yok!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT