BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > CHP ve yeni Baykal

CHP ve yeni Baykal

Cumhuriyet'le yaşıt CHP, sayın Baykal'ın yeniden genel başkan seçilmesiyle birlikte yeni arayışlara girdi. Ve, CHP köklerini arıyor!



Cumhuriyet'le yaşıt CHP, sayın Baykal'ın yeniden genel başkan seçilmesiyle birlikte yeni arayışlara girdi. Ve, CHP köklerini arıyor! Biraz değil, hepten geç kalmadı mı? Öyle ya; atı alan Üsküdar'ı geçti bile! Özellikle demokratik hayata geçişimizle beraber CHP, adeta millete yabancılaştı. Bir avuç azınlığın partisi oldu ve millete rağmen bir politika izler oldu. Milletin değerlerini, mukabili olan parti ya da partilere bıraktı; kendisi fil dişi kulesine çekildi! Bu hal, belki de Cumhuriyet'i kuran parti olmanın verdiği bir rahatlık ve beklenti idi ama; tutmadı. 60'lı senelerden itibaren de 'ortanın solu'nu benimsedi. Bu 'sol'un dünyada emsali yoktu. Uzun seneler, iktidar yüzü görmemesi CHP'yi yıkıcı muhalefete itti ve bunda başarılı oldu. Şu veya bu şekilde iktidarları alaşağı etmesini beceren CHP, bir türlü iktidar olmasını başaramadı. 60'lı senelerin sağ sol ayırımında sol, taş çatlasa yüzde 30'lar dolayında kalıyor; tabii bu durum iktidar için yeterli olmuyordu. Kendisinin de yabancısı olmadığı askeri müdahaleler, siyaseti daha da parçalı kılınca, en son seçimlerde CHP barajı bile aşamadı. Bu arada, aynı kulvarda birlikte siyaset yaptıkları eski genel başkanları sayın Ecevit, CHP'yi terk edip kendi 'sol' partisini kurdu. Ecevit, yeni solu (Demokratik Sol) kurmakla kalmayıp, söylem de değiştirdi. O, artık milliyetçi soldu. Bu söylem tutmuş, koalisyonla da olsa iktidar da olmuştu. Nitekim, Ecevit Başbakan'dı. CHP ise, milletin hafızasına yıkıcı, hizipçi ve kurultaylar partisi olarak kazındı. Uzun süre sonra sayın Deniz Baykal'ı, sevgili Sabahattin Önkibar'ın Alternatif programında izledim. Doğrusu, yeni bir Deniz Baykal'la karşılaştık. Belli ki, sayın Baykal da kendisini yenilemiş, söylemini değiştirmişti! Kültürümüzün zenginliklerinden ve onlarla beslenmenin gereğinden bahsediyor; yalnızca eski Yunan'ın tercüme eserlerinden yetinmenin yanlış ve yetersizliğinden dem vuruyor ve bu tipleri aydın olmamakla itham ediyordu. Hatta, daha da ileri giderek, bu kişilerin bu toplumda sosyal demokrat politika yapamayacaklarını vurguluyordu. Son olarak, Şeyh Edebali'nin vasiyetini parti teşkilatlarına gönderen CHP lideri Baykal, gelen tepkiler üzerine: 'Olur mu canım? Biz Garaudy diyeceğiz, biz Makyavel diyeceğiz. Öyle dersen, sen sosyal demokrat olacaksın! Tamam kardeşim de; yerli, ulusal, kendi tarihine, kendi köküne yönelik sıcak bir yaklaşımı, sosyal demokrasiyi dışlayan bir anlayış sayıyorsun. Sen, ne tarihini, ne de sosyal demokrasiyi biliyorsun! Şimdi bu, bizim çok önemli temel bir yanılgımızdır. Bizim derken, Türkiye'deki bazı aydınların yanılgısıdır. Türkiye'de bazı aydınlar maalesef bu gerçeği kavrayabilmiş değiller. Kavrayamadıkları için topluma çok kere ters düşmüşlerdir' şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Gelinen bu noktada merak edilen konu ise; CHP'nin bu çizgiye gelip gelmeyeceği! Bu, aynı zamanda sayın Baykal'ın da liderlik sınavı olacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT