BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demirperdeden Kapitalizme;ROMANYA

Demirperdeden Kapitalizme;ROMANYA

Gizemli bir görüntüye sahip olan Dracula Şatosu; kayalık bir tepenin üzerine kurulmuş. Adeta labirenti andıran karmaşık yapılı şatoda, kaybolunmaması için kesinlikle bir kılavuz ile birlikte gezilmesi tavsiye ediliyor.



DRACULA Şatonun korku filmlerinin ilham kaynağı olması; Kazıklı Voyvoda olarak da tarihte yerini alan Dracula’nın eşinden kaynaklanıyor. Öyle ki efsaneye göre Dracula’nın eşi esirlerini keserek kanlarıyla yıkanıyormuş. Bradul Otel’de kahvaltımızı yaptıktan sonra erken saatlerde yola koyuluyoruz. Yolculuğumuzun bugünkü programı korku filmlerinde insan kanını emen Dracula’nın yaşadığı şatoydu. Yaklaşık bir saat süren araba yolculuğunun ardından korkunun kaynağı olan Dracula’ya geliyoruz. Kont Vlad Çepeş dedikleri Dracula ayrıca “Kazıklı Voyvoda” olarak da tarihte yerini almakta. Şatonun girişinde el sanatları ve Dracula maskelerinin satıldığı küçük dükkanlar bulunuyor. Böylece Romen halkı Dracula’yı turizm aksesuarı haline getirmiş. Sakin bir insanmış Dracula’nın gerçek ismi Mircai Batrin. Efendisi olduğu Bran Şatosu’nu ise Voyvodalar yaptırmış. Kendisine bağlı 9 köyü bulunan Dracula, sakin tabiatlı ve iyilik sever bir insandı. Dracula’nın, korku filmlerinin ilham kaynağı olması eşinden kaynaklanıyor. Efsaneye göre hiç yaşlanmamak ve genç kalabilmek isteyen Dracula’nın eşi bu amaçla bakire kızları şatosuna hapsetmiş ve bunları keserek kanları ile banyo yapmış. Labirent gibi Şehre hakim kayalık bir tepe üzerinde kurulmuş olan Dracula Şatosu’na geldiğimizde insanı sanki alıp uçuracak bir rüzgar sizi karşılıyor. Gizemli bir görüntüsü bulunan Dracula şatosunun dışarı ile bağlantısı, açılıp kapanan bir tahta köprü ile gerçekleştiriliyormuş. Köprü zamanla yıkılmış. Şatonun mutlaka bir rehber eşliğinde gezilmesi tavsiye ediliyor. Çünkü adeta labirenti andıran bir yapısı olan şatoda kaybolunabileceği belirtiliyor. Dracula Şatosu’nda bulunan gizemli bir geçit ile ikinci ve üçüncü katlara çıkılıyor. Şatoda insanı ürküten ayı postu, kurukafalar, gıcırdayan tahta döşemeler insanın iliklerini donduruyor. Şatonun avlusunda kaçış amaçlı yapılmış bir su kuyusu bulunuyor. Dracula bu su kuyusunu 2 metre kadar su ile doldurup dibini beton ile örmüş ve buradan şehrin merkezine inen bir dehliz yapmış. Kahraman Voyvoda Romenler Dracula’yı, yaşadığı dönemde tüm suçluları kazığa oturtup (Kazıklı Voyvoda ismini buradan alıyor) ülkesinde istikrar sağladığından, bir kahraman olarak görüyorlar. Dracula şatosu gezimizi tamamladıktan sonra Bükreş’e hareket ediyoruz. Konaklama yapacağımız Otel Sofitel’e yerleşiyoruz. Yenilen akşam yemeğinin ardından kaldığımız otelin etrafını turladıktan sonra odalarımıza çekiliyoruz. Sayılı günler çabuk geçermiş misali, 5 günümüz, nasıl geçtiğini anlayamadan doldu. Romanya’dan geride bizlere unutulmayacak, hoş hatıralar bırakmıştı. İnsanları tıpkı Türk insanı gibi misafirperver, sıcak ve saygılıydı. Saat 16:40’ta Bükreş havaalanından Türkiye’ye doğru uçarken geride kısa sürede kurulan güzel dostlarımıza buruk bir elveda demenin hüznü vardı. Acımasız Prens Kazıklı Voyvoda Osmanlı tarihlerinde "Kazıklı Voyvoda" olarak anılan Kont Dracula, ya da diğer adıyla Vlad Çepeş, bir hayal mahsulü değildir. Bu adam, Fatih Sultan Mehmet devrinde, bugünkü Romanya'yı teşkil eden topraklarda Eflak Prensi olarak hüküm sürmüştür. Hunharlıkta eşi olmayan, zalimliği ile meşhur biridir. Cezalandırmak istediği kişileri kazığa oturttuğu için tarihlere "Kazıklı Voyvoda" olarak geçmiştir. Vlad Dracul'un oğludur. 1456 yılında Osmanlı Devleti'nin de desteği ile Eflak Prensi olmuştur. Önceleri devlete sadık, iyi bir yönetici olarak görev yapıyor, vergilerini düzenli olarak ödüyordu. Ancak daha sonraları Macarlarla anlaşarak 1461 yılında Osmanlılar'a isyan etmiş ve vahşice kan dökmeye başlamıştır. Bu arada kendisine esir düşen Niğbolu Sancakbeyi Hamza Bey'i de kazığa vurdurmuştu. Daha sonra Tuna nehrini geçerek Kuzey Bulgaristan'ı yağmalayan Vlad Çepeş'e karşı 1462 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından sefer düzenlendi. Cani Vlad, Osmanlı ordularının karşısına çıkma cesareti gösteremedi. Bütün Eflak'ı baştan başa geçen Osmanlı ordusu Kazıklı Voyvoda'yı bulamadı. Sonunda Vlad, herşeyin bittiğini anlayarak evvela Moldova'ya oradan da Macaristan'a geçerek onlardan yardım istedi. Fakat Macar Kralı Matyas Korven, Osmanlılarla anlaşma yapmıştı bile. Bu sebeple Vlad'a yardım etmediği gibi, verdiği söze uygun olarak onu yakalayıp Osmanlılar'a teslim etti. Kazıklı Voyvoda Macaristan'da hapse atıldı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108153
    % -0.82
  • 3.8325
    % -0.13
  • 4.5073
    % 0.05
  • 5.1169
    % -0.13
  • 153.903
    % 0.01
 
 
 
 
 
KAPAT