BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupalı niçin başını ağrıtsın?

Avrupalı niçin başını ağrıtsın?

Avrupalı bugünlere kolay gelmedi. İnsanı keşfetmek ve 'önce insan' diyebilmek için, az insan kanı dökülmedi.



Avrupalı bugünlere kolay gelmedi. İnsanı keşfetmek ve 'önce insan' diyebilmek için, az insan kanı dökülmedi. Kitleler halinde birbirini imha etmek pahasına, insan hayatının değerini kavradı ve sistemini insana göre şekillendirdi. Özellikle 2. Dünya Savaşı'ndan sonra, yani; bütünüyle kan ve gözyaşına boğulmuşken, bu yolun çıkmaz olduğunu görüp anladı. Yolu, bunca acı tecrübelerin ışığı ile aydınlanmıştı. Bu aydınlık yoldan yürüdü ve bugünkü medeniyetini tesis etti. Kendini, önce kanun devleti ilkelliğinden kurtardı. Hukukun üstünlüğünü esas aldı ve bu hali kuvveden fiile çıkarabilecek devleti donattı. Yani, devleti insanın emrine verdi. Çünkü, aradığı insanın mutluluğu idi; devletin mutluluğu olamayacağına göre!.. Biz ise, üzerimize estirilen sam yelinden sonra, insanımızı sarartıp soldurduk ve devletin emrine verdik! Halbuki, bizim köklerimiz, insana göre filizlenmiş bir medeniyetin ürünü idi. Devletimiz kutsal ve onun uğrunda ölmek için yarışırdık. 'Ya, devlet başa; ya kuzgun leşe!' boşuna demezdik. Gün geldi, insanı unuttuk! Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye vasiyetindeki; 'İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın' öğüdünü unuttuk. Öyle ki, insanımızı öldürerek, devletimizi yaşatabiliriz zehabına kapıldık. Bugün geldiğimiz noktada, Avrupa'nın kapısında aradığımız budur. Vaktiyle sahip olup, sonradan kaybettiğimiz... İnsan hakları ve hukukun üstünlüğü deyip yırtınmıyor muyuz? Demesine diyoruz da, Avrupalı dememize değil, halimize bakıyor. Gördüğü manzara karşısında ise, ister istemez irkiliyor! Ve; acaba diyor, Türkiye bu nüfus kesafetiyle, birliğimize dahil olursa, dirlik ve düzenimiz bozulur mu? Türkiye'de hangi taşı kaldırsanız, altından hukuksuzluk ve insan hakları ihlalleri çıkıyor! Bunca problemi içimize taşıyıp, ağrımayan başımızı ağrıtmanın ne manası var diyorlar. Haksızlar mı? Bir kısım akl-ı evvellerimiz, Avrupalının Türklere karşı niyetlerinin bozuk olduğunu söylüyor. Bu tez, bazı Avrupalılar için doğru da olabilir. Ama, her şeyden önce bizim niyetimizi düzeltmemiz gerekmez mi? Göreceksiniz; o zaman, Avrupa'ya da gerek kalmayacaktır! Şartlarımız eşit olacağından, belki de Avrupa, bize gelmek için çırpınacaktır! Jeopolitik konumumuz ve tarihi misyonumuz bunu gösteriyor. Unutmayalım ki, Avrupa medeniyeti, yalnızca maddeye dayanıyor. Onlar, kuru akılla ve maddeyle bu günlere gelebildiler. Bizde, bütün bunların yanında mana da var! Yeter ki, bu şuurda olalım ve bu minval üzere yaşayabilelim!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT