BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Andersson ve Şifo skandalları!

Andersson ve Şifo skandalları!

Andersson 2,5 ay yok! Bu haber önceki gün bomba gibi patladı. Mesele, ilk bakışta lig ve kupa maratonu içinde sıradan vak'a gibi görünmesine rağmen, iyi irdelendiğinde, 100 milyon dolarlık bir futbol takımının çağdışı yönetildiğini açıkça ortaya koymaktadır.



Andersson 2,5 ay yok! Bu haber önceki gün bomba gibi patladı. Mesele, ilk bakışta lig ve kupa maratonu içinde sıradan vak'a gibi görünmesine rağmen, iyi irdelendiğinde, 100 milyon dolarlık bir futbol takımının çağdışı yönetildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Andersson, gerçek bir profesyonel olmasının yanı sıra inanılmaz özveri ile oynayan bir futbolcudur. Üstüne üstelik, Fenerbahçe'nin Hasan Vezir'den sonra, Pingel'i saymazsak, 12 yıl sonra kavuştuğu çağdaş ileri uç oyuncusudur. Bunu ilk yarının tamamında gözledik. Son Kocaelispor maçında da, sakatlanmış olmasına rağmen oyuna bir süre devam etmiş, ancak ağrılarının artması üzerine oyundan çıkmayı istemişti. Ve o gece ligin ilk etabı bitti. Ama Andersson maçı bırakacak kadar sakatlanmıştı. Şayet Fenerbahçe'nin teknik direktörü ciddi ve bilimsel çalışan biri olsaydı, Andersson'u o gece veya en kötü ihtimalle ertesi sabah muayeneye yollardı. Bu yapılabilseydi, Andersson'un çekilecek röntgeni sonunda ayağı alçıya alınır ve 10 gün süre ile 95 kilosu ve 1.93 boyuyla o ayağının üzerine binmezdi. Böylece de, sahaya dönüş, belki de ligin ilk haftalarına kadar geri çekilmiş olurdu. Ama tatil, futbolculardan önce Denizli'nin hasretle beklediği bir keyif dönemi idi. Tutup da, Andersson'la mı uğraşacaktı. Andersson İsveç'e, Denizli Çeşme'ye ama, Fenerbahçe nereye? Şimdi bu sorunun cevabını bulabilmek için yönetim elini çenesine koymuş düşünüyor. Aynı yönetim, olaydan kısa bir süre önce doktorlara yol vererek, Denizli felsefesi ile elele tutuşmuştu. Yani, takım oyunu, sistem, fizik kondisyon falan bir kenara, şans ve yıldızların arada bir sahneye çıkışı bir kenara... Yani taşıma suyla değirmen döndürmek gibi... Yazık! Ciddiyet ve bilimsel çalışmanın Denizli ile Fenerbahçe'ye gelemeyeceğini iddia ettiğimizde tepki gösterenler şimdi kara kara düşünüyor. Yolun sonunu başından görebilmek önemlidir, dostlar!... Gelelim Mehmet meselesine... Beşiktaş yönetiminin ve de en önemlisi Serdar Bilgili'nin, Seba'dan hiç feyz almadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Başkan, operasyondan sert bir dille söz edip, hedef olarak da Şifo Mehmet'i göstermiştir. Geçen günler içinde yoğunlaşan baskı, başkan Bilgili'yi köşeye sıkıştırınca da, top Scala'nın kucağına atılmıştır. Scala gibi deneyimli bir hoca da, düzenlediği basın toplantısıyla Şifo'ya sahip çıkmış, hatta hatta Şifo'nun oynamayacağı maçlarda kaptanın adını bile telaffuz etmemiştir. Ve de en önemlisi Scala; "Bu takımda kimin oynayacağını, kimin kaptan olacağını yalnız ben belirlerim" diyerek çağdaş bir çıkış yaparak, başkan Bilgili'nin henüz Beşiktaş başkanlığı için çok toy olduğunu da ortaya koymuştur. Beşiktaş'ı kaleme alan, ya da televizyonlarda yorumunu yapanlar, sanırım bu son tiyatrodan sonra Seba'yı istifaya, hem de hakarete varan bir tarzla, davet etmedeki yanlışlarında, aslında kendilerini çağın dışında bıraktıklarını acaba farketmişler midir? Asıl mesele de budur... Hele hele "Şifo'suz Beşiktaş olmaz" biçiminde attıkları naralara rağmen, Şifo'nun operasyonda yenilmemesine gösterdikleri öfkeyi anlamak hiç mi hiç mümkün değildir...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT