BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sırpların Müslüman düşmanlığı

Sırpların Müslüman düşmanlığı

Sırbistan etrafında bulunan ülkelerin amaçları Sırbistan’la birleşip, konfedere bir devlet kurmaktı.



Sırbistan etrafında bulunan ülkelerin amaçları Sırbistan’la birleşip, konfedere bir devlet kurmaktı. Böylece 1917 yılında Yugoslavya adı altında Sırp-Hırvat-Sloven krallığı kuruldu. Aslında Yugoslavya adı altında kurulan bu devlette hemen her şey Sırplara ait olup, gerçekte büyük Sırbistan’a bir adımdı. Durum böyle olunca Müslüman Boşnakların içinde bulundukları durum çok kötüydü. Boşnakların, hiçbir hakkı kalmamış, tamamen ikinci hatta üçüncü sınıf vatandaş oluvermişlerdi. Bunun böyle olduğu o zamanki Boşnak bir örgütün kayıt edip sakladığı ve çok büyük bir titizlikle hazırlanmış olduğu anlaşılan belgelerle bariz bir şekilde görülüyor. Müslüman Boşnak halkı, Avusturya-Macaristan imparatorluğunda iken sahip olduğu haklara bile sahip değildi. Avusturya-Macaristan devleti, Müslüman Boşnaklara kültür hürriyeti ve bir bakıma otonomi tanıyordu. Ama Yugoslavya devletinde daha doğrusu Sırp-Hırvat-Sloven krallığında Boşnakların hiçbir kademede kendi temsilcileri yoktu. Boşnaklar, kendi benliklerinden olacaklarından endişeliydi. Bunun sonucu olarak Boşnaklar Türkiye’ye göç etmeye başlıyor ve Bosna’nın demografik yapısında en büyük değişiklikler oluyordu. 1918 yılında Bosna Hersek, Yugoslavya topraklarına resmen alındı. Boşnaklar sahip oldukları tüm hakları kaybetmiş oldular ve Belgrad yönetimine tamamen bağlı kaldılar. Sırp-Hırvat-Sloven krallığında güçlü olan istediğini yapıyordu. Sırplar ise gerek politik, gerekse askeri güce sahiplerdi. Böylece Müslümanlara karşı günümüze kadar süren soykırım başlamış oluyordu. İlk önce dini hürriyetin sınırlanması başladı. Boşnaklar Millet olarak değil, artık dini bir topluluk olarak tanınıyor ve tanıtılıyordu. Müslümanlar, oynanan oyunları fark edip, Yugoslav Müslümanları Derneği’ni kurdular. Bu ağır dönemlerde büyük bir Müslüman Boşnak derneğinin kurulması soykırım şiddetinin yükselmesine sebep oldu. Müslüman halk, devlet yetkililerine şikayette bulunduysa da kimse gerekeni yapmadı. Durum gittikçe kötüleşince, Reisululema Celaluddin, Bosna’nın Çauşeviç devlet yetkililerine bir mesaj yolladı. Mesajın temel amacı, soykırımın durdurulması yolunda işlemlerin başlatılması isteğiydi, aksi takdirde Boşnakların ayaklanacağı belirtiliyordu. Ama soykırım devam etti. Sırplar, Sırbistanlı Sırpları Bosna’ya yerleştirdi. Müslüman halk buna karşı çıktı fakat maalesef başarılı olamadı. Devlet kademelerinde görevli olan Müslümanlar devamlı olarak görevlerinden uzaklaştırıldı. Devletin mahkeme, maliye, demiryolu ve bakanlık gibi önemli yerlerinde Müslüman görmek imkansızlaştı. Her yerde Müslüman Boşnaklar aşağılanıyor, horlanıyordu. 1924 yılında Biyeol Polye yakınlarında Şahoviç köyünde yüzlerce Müslüman Boşnak katledilmişti. Bu katliam Tito’nun yakın adamlarından olan Milovan Cilas’ın “Haksızlar ülkesi” kitabında açıklanmıştır. Cilas bu katliam hakkında kitabında şunları yazıyor:”Benim babam da bu katliama katılmıştı. Yüzlerce kişiyi katledebilmek sebebi ile Karadağlılar kendilerinden bir kurban verdiler...” Katliam korkunç olmuştu. Müslümanları kesip kanlarını şekerle içtiler. Köy imamının sakalını yolup, alnında haçlar çizdiler. Ayrıca annelerin elindeki çocukları alıp önlerinde katlettiler, parçaladılar. Bir köylünün elinde bulunan bıçağı alarak canlı canlı gözünü kestiler, parçaladılar ve kalbini çıkardılar. Yanlarında bulunan köpeğe verdiler. İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Yugoslavya dağılarak işgalciler tarafından paylaşıldı. Alman faşistlerin desteğiyle bağımsız Hırvatistan devleti kuruldu. Bu yeni kurulan kukla devletin topraklarına Bosna da alındı. Böylece yeni bir asimilasyon ve yok olma devri başlamıştı. Yugoslav komünistlerinin lideri Yosip Broz Tito, işgalcilere karşı savaşı başlattı. Kendine daha fazla taraftar çekebilmek için 26 Kasım 1942 yılında Bihaç şehrinde Müslüman Boşnakları diğer halklarla eşit saydığını ifade etti. Bağımsız Hırvatistan devletinde ise yeni katliam başlatıldığından dolayı Müslümanların tek tutunabileceği dal, Yosip Broz Tito ile işgalciye karşı savaşmak oldu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT