BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pazar yazıları

Pazar yazıları

Cenab-ı Hakk, insanı kendine muhatap kılmakla onu, üstünlerin üstünü kılmıştır; yeter ki insan bu şuurda olsun. Nitekim; '...biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik. Ancak iman edip salih ameller işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır' (Sure-i Tin, 4-5-6) buyuruluyor.



Cenab-ı Hakk, insanı kendine muhatap kılmakla onu, üstünlerin üstünü kılmıştır; yeter ki insan bu şuurda olsun. Nitekim; '...biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik. Ancak iman edip salih ameller işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır' (Sure-i Tin, 4-5-6) buyuruluyor. Demek oluyor ki; insanın şerefi, yaratılış gayesinden geliyor. Allahü teala, hiçbir şeyi boş ve manasız yaratmamıştır. Her şeyin, bir yaratılma sebebi, hikmeti vardır. Her şeyi insan, insanı da kendisi için yaratmıştır. İnsan, çoğu kez, yaratılış gayesini unutmuş; böylece kendisine zulmederek 'aşağıların aşağısı' olmuştur. Merhametlilerin en merhametlisi olan Allah, 'şan ve şeref sahibi olarak yarattığı insanı' (İsra,70) başı boş bırakmamış; ona kendi içinden seçtiği örnek insanları (peygamberleri), gerçeği hatırlatıcı ve ikaz ediciler olarak göndermiştir. Peygamberler, insanoğluna bahşedilen en büyük nimetlerdir. Allah'tan getirdikleri vahy'le (din), insanlara dünya ve ahiret saadetini tattırmışlardır. Peygamberler olmadan insanların bir kısmı, Allah'ın varlığını belki bilebileceklerdi ama; O'nun mahiyetini asla bilemeyeceklerdi. Nitekim, gönderilen bunca peygamberlere rağmen, insanoğlunun sapık inanışları ortada! Peygambersiz, O'nun mahiyetinin bilinemeyeceğini, nasıl bilebileceklerdi? O'nun hoşnut olduğu ibadeti nasıl yapabileceklerdi? Şanı yüceler yücesi olan Allah, insanı kendine ibadet ettirmekle, ona kıymet, şan ve şeref vermiştir. Yeter ki insan, kıymetini bilmezlikten gelerek, nefsine zulmetmesin ve nankör olmasın! İnsanoğlunun gafletine bakın ki; hiç yok iken yaratılışına ve varlığına şehadet edip inanıyor da, öldükten sonra tekrar diriltilip, kendisinden hesap sorulacağına inanmıyor! Ve bunu imkansız görüyor! Öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden Übey bin Halef, çürümüş bir kemiği eline alıp, ufaladıktan sonra, sevgili Peygamberimize dönerek: 'Allah'ın, bu çürümüş kemikleri tekrar dirilteceğine mi inanıyorsunuz?' dedi. Resulullah Efendimiz, 'Evet, seni diriltecek ve cehenneme sokacak' diye cevap verdi. Bu hadise üzerine, Yasin suresinin 77 ve onu takip eden ayet-i kerimeleri nazil oldu. Mealen: 'İnsan görmez mi ki, biz onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman kesilmiş. Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: (şu çürümüş kemikleri kim yaratacak?) diyor. De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir... Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kadir değil midir? Evet, elbette kadirdir. O, her şeyi hakkıyla bilen yaratıcıdır.'
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT