BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anadolu havası...

Anadolu havası...

1970' ler Almanyasında O'nun bulunduğu şehirde aynı kimselerle arkadaşlık yapmışız. O günlerde O'nun böylesine büyük başarılara imza atacağını hayal bile edemezdik. Anadolu'dan kopup gelmiş kanadı kırık kuşlar gibiydik hepimiz o zamanlar.



1970' ler Almanyasında O'nun bulunduğu şehirde aynı kimselerle arkadaşlık yapmışız. O günlerde O'nun böylesine büyük başarılara imza atacağını hayal bile edemezdik. Anadolu'dan kopup gelmiş kanadı kırık kuşlar gibiydik hepimiz o zamanlar. Dev Alman sanayiinin ve ticaretinin ezip geçtiği kişiliklerimiz geç de olsa uyandı. Hatta şaha kalktı. Bugün Avrupa'da faydalanmayı beceremediğimiz muhteşem bir işadamı ordusu var. O da onlardan biri. Bir sohbetimizde şirketlerinde 9-10 bin civarında (belki şimdi daha fazladır) birçok farklı ırktan insan çalıştığını söylemişti ve saymıştı "Türk, Alman, Fransız, Hollandalı, Belçikalı, İngiliz, Faslı, Tunuslu, Cezayirli, Mısırlı, Yunanlı, Amerikalı" Bendeniz bu kadar çeşitli kültürlerden insanla nasıl başedebildiklerini merak etmiştim. Öyle ya biz Türkiye'de aynı bölgenin insanıyla bile şirket kültürünü oluşturmakta epey zorlanıyoruz. Yedi düvelden insanla başetmek bayağı problem olmalıydı. Sordum kendisine bu işin "nasıl" ını. Bütün Anadolu insanları gibi, bozkırların sadeliği ve derinliği gözlerine yansımış olan bu genç adam tek bir cümleyle cevap verdi. O gün bugün, iş hayatımda ve özel hayatımda kendimin de biraz aşırı biçimde uyguladığım, bazen de o yüzden sıkıntı çektiğim o davranışın bir şirketin kültürünün temelini oluşturmasının ne kadar faydalı olduğunu düşündüm. Çünkü öyle bir davranış ki, onunla bir çok çetrefil meseleyi çözersiniz. Onunla rahat eder, herkesi rahat ettirirsiniz. Birçok kişi o davranış tarzınız yüzünden sizi hoş görmeyebilir. Bu ise sizin yolunuzu açar. Sizi daha fazla merakta bırakmayayım dilerseniz. "Biz bir ölçüde aynı tornadan çıkmış gibi yetiştirilen insanlarla, şirketlerde bir sürü problem yaşıyoruz. Siz bu kadar kozmopolit bir insan kütlesiyle nasıl başediyorsunuz?" sorusunu Kemal Şahin Bey'e sormuştum. Cevabı "Resul Bey, ben çalışma arkadaşlarıma 'samimi' davranıyorum. Başarımın sırrı bu" demiş ve eklemişti, "zaten samimi davranmadığınızda insanlar bunu hemen anlıyor ve tavırları değişiyor". Şirket kültürünün temeline samimiyeti koyanların hepsi başarıya kavuşuyorlar. Ne diyeyim darısı hepimizin başına. İyi haftalar efendim.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT