BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Viyana'da keman çalıyoruz artık

Viyana'da keman çalıyoruz artık

ŞEHİR içlerinde, şehirler arası yollarda arabalar vızır vızır. Otoyollarda kamyonlar, otobüsler, TIR'lar vızır vızır.



ŞEHİR içlerinde, şehirler arası yollarda arabalar vızır vızır. Otoyollarda kamyonlar, otobüsler, TIR'lar vızır vızır. Bunca acele ve tükenmez koşturmalar hep paraya, varlığa, huzura yönelik. Ama yetmez. Denizlerimizde de vızır vızır yolcu ve yük gemileri, tankerler, kotralar işlemeli. O da yetmez. O şehirden bu şehire vızır vızır küçüklü büyüklü uçaklar seyirtmeli. *** Her limana her gün iki düzine kargo gemileri yanaşmalı. Yükler inip yükler binmeli. Ve aynı tekneler dünya rıhtımlarının devamlı hatırını sormalı. Olmaz mı? Olur elbet. Baksanıza, Avrupa'nın en büyük TIR filosu bizde. Tam 30 bin adet. Demek, doğruluyoruz. İç politikadan biraz uzaklaşınca Türkiye fevkalâde cevval görünüyor. *** Evet ya... Futbolcularımız Avrupa liglerinde top koşturuyor. Vee, Fatih Terim adlı bir cengâver, tutup Fiorentina'ya teknik direktör oluyor da, futbol cambazlarına futbol öğretiyor. Demek, keyifli günler öncesindeyiz. *** "Viyana'da herkes keman çalamaz" derlerdi. Çünki her Viyanalı, sahnedeki sanatkâr kadar bu işi bilir, en ufak falsoda kemancıyı rezil ederdi. Ve gün geldi, Türk insanı Viyana'da bal gibi keman çalmaya başladı. Fatih Terim Viyana'da keman çalıyor şimdi. Müteahhitler, işadamları, dört bir yanda, hatta Amerika kıt'asında keman çalmakta. *** "O dedi, bu dedi"lerden kurtulunca Türkiye'nin sür'ati daha da belirginleşiyor. Dertlerimiz yok mu?... Var. Eksiğimiz, gediğimiz?... O da var. Ama insaf edelim, hangi büyük ülke dertsiz ve tasasız? Hangisinde çatırtı eksik? Tek bir pencereden bakma alışkanlığını terketmek lâzım. Bakılacak başka pencereler de var. *** Ne çok kitap yayınlanıyor? Ne çok hastanemiz var, doktorumuz, mühendisimiz? Ne çok gazetemiz, televizyonumuz? Ve 70'i aşkın üniversitemiz? *** Türkiye, bir oturma-yerleşme döneminden geçiyor, üstelik ard arda yokuşlar çıkıyor. Ticâreti, sanayii, alıp satmayı, etraf ile başetmeyi, para piyasalarını yeni yeni öğreniyoruz. Evet ya. Zaman zaman da: Viyana'da keman çalıyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT