BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 2001 Altın Yılımız...

2001 Altın Yılımız...

Sohbetimize, bugün ilk bölümünü yayınladığımız dizi yazımızla başlıyoruz... Kasım ayında bütün Türkiye'yi vuran ekonomik krizden hemen her şirket gibi biz de etkilendik.



Sohbetimize, bugün ilk bölümünü yayınladığımız dizi yazımızla başlıyoruz... Kasım ayında bütün Türkiye'yi vuran ekonomik krizden hemen her şirket gibi biz de etkilendik. Bu global krizden sonra 'vizyon'a giren ve her türlü sorumluluktan uzak bir şekilde çalışmaya başlayan 'dedikodu mekanizması' tereddütlere sebep oldu. Oysa, 30 yıldır her fırsatta vurguladığımız gibi Türkiye gazetesi ve İhlas Holding'in en büyük sermayesi "güven"dir. Ve bu 'sermaye'ye sahip olmak ve onu 30 yıl muhafaza etmek kolay değildir. Akl-ı selim sahibi olduğunu her fırsatta ispatlayan milletimiz; ağzınızla kuş tutsanız, hak etmediğiniz sürece size güven duymaz. Temel sağlam... Biz bu güveni haklı olarak kazandık. Çünkü 30 yıldır, "İtibarımız paramızdan daha kıymetlidir" düsturuyla çalışıyoruz. Ne kadar büyük olursa olsun; hiç bir menfaati 'insan'a değişmeyen ve bize 30 yıldır, en kutsal varlığın 'insan' ve 'insan hakkı' olduğunu anlatan Enver Ağabey hâlâ ve daima bizim liderimiz... 30 yıl önce küçücük bir odada, büyük bir gaye için toplanan beş idealist insanın ortaya koyduğu prensipler bugün de aynen geçerlidir. Zaten bu hassasiyet ve samimiyetin sonunun zeval olması mümkün değildir. Bugün tamamen dış şartlardan kaynaklanan ve dedikodularla körüklenen sun'i bir sıkıntı sebebiyle bazı yükümlülüklerin tehir edilmesi, bu gerçekleri asla değiştirmez. Aniden patlayan talepler karşısında devletin bile bazı ödemeleri zamana yaymak zorunda kaldığına sık sık şahit olmuyor muyuz? O zaman devletin bu ödemelere gücü yetmediğini yani battığını mı düşüneceğiz?.. *** İşte bu hafta yayınlayacağımız dizi yazı ile bu gerçekleri en yetkili ağızdan; bizzat gazetemizin sahibi Enver Ören'den de duyacaksınız. Arkadaşımız Ali İhsan Gülcü'nün hazırladığı 'belgesel' niteliğindeki; "2001 İhlas'ın Altın Yılı" dizisiyle zihinler berraklaşacak, gerçekler daha iyi anlaşılacak. Kurban'da 'Bayram' var... Bayramlarda Bayram gazetesi yayınlanması konusundaki tekliflerimize diğer gazetelerden de destek geldi. Önümüzdeki günlerde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin de bu yönde bir karar alması bekleniyor. Ümit ediyoruz ki, önümüzdeki Kurban Bayramı'nda Bayram gazetesi yayınlanacak ve gazete çalışanları da 'ağız tadıyla' bayram yapacak. Af neye yaradı? Geçen hafta ile ilgili bir gözlemimiz de, "Şartlı Tahliye Kanunu'ndan faydalanarak cezaevinden çıkan ...." şeklinde başlayan haberlerin çokluğu idi. Hafta boyunca gazetemizde yer alan cinayet ve soygun haberlerinin en az yarısının 'kahramanı' son afla 'özgürlüğüne' kavuşan kişilerdi. Affa mazhar olan bu kişiler daha yakınlarıyle hasret bile gidermeden bu kadar suça iştirak ediyorsa, uzun vadede son affın toplum huzurunun bozulmasına ne kadar büyük katkı sağlayacağını tahmin etmek güç olmasa gerek... Bu durumu müşahede edince, MHP lideri Bahçeli'nin parti grubunda yaptığı ve manşetten yer verdiğimiz konuşmasının önemi daha da artıyor. Çünkü Bahçeli, Ceza ve İnfaz Kanunu'nun tekrar gözden geçirilmesi ve 'affetme yetkisi'nin devletin elinden alınması gerektiği üzerinde durmuştu. Ve kana buladılar... Yılbaşından önce İstanbul'da iki hücre; bir mahalleyi yok etmeye yetecek kadar silah ve patlayıcıyla ele geçirildi. Bu haberi, 31 Aralık tarihli gazetemizde, "Yılbaşını kana bulayacaklardı" başlığıyla vererek ilgilileri uyardık. Nitekim yılbaşı gecesi Taksim'de patlattıkları bomba ile 9 kişiyi yaralayarak 'geliyoruz' diyen teröristler, iki gün sonra da Şişli Emniyet Müdürlüğü'nde "Terör dehşeti" yaşattılar. Maksadımız bu acıların yaşanmamasıydı ama kan dökülmesine mani olamadık. Koreliler'i uyardık Bağımsızlıkları için 50 yıl önce, canımız pahasına verdiğimiz mücadeleye karşı Koreliler'in çok vefakâr davrandığı söylenemez. Kore, bu eksiğini hissetti ve dün bütün Türkiye'deki 12 bin Kore gazisinden yaşayanların kendisine; ölenlerin de yakınlarına 'Teşekkür Mektubu' takdim etti. Bu sevindirici gelişmenin perde arkasında Türkiye'nin mimarlığı var. 15 Ekim'den itibaren yayınlamaya başladığımız "Kore" başlıklı dizi yazıda bu eksiği sık sık gündeme getirdik ve Koreliler'i uyardık. Dikkate alındığı için mutluyuz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT