BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyan dışı kalan gelirler ve vergi adaleti!

Beyan dışı kalan gelirler ve vergi adaleti!

Bilindiği gibi, iki yıl önce yayımlanan ve kamuoyuna bir Vergi Reformu gibi sunulan 4369 sayılı Kanunla vergi mevzuatımızda kapsamlı değişiklikler yapılmış ...



Bilindiği gibi, iki yıl önce yayımlanan ve kamuoyuna bir Vergi Reformu gibi sunulan 4369 sayılı Kanunla vergi mevzuatımızda kapsamlı değişiklikler yapılmış, bu değişikliklerin bir kısmının uygulanma yeteneğinin olmadığı veya ekonomik sıkıntılar oluşturduğu daha sonra görülmüş, bu defa çıkartılan ve kamuoyunda dört dörtlük kanun olarak isim bulan 4444 sayılı kanunla tekrar eski düzenlemelere dönülmüş ve bazı konularda da yeni düzenlemeler getirilmişti. Bütün bu değişikliklerle, bazı gelirler beyanname dışına çıkartılmıştı. 4444 sayılı kanunla Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 55. madde hükmü ile; "1.1.1999-31.12.2002 tarihleri arasında elde edilen ve stopaj yoluyla vergilendirilmiş bulunan; -Mevduat faizleri, -Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları, -Her nevi tahvil ve hazine bonoları ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi, ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin gelirleri -Menkul kıymetlerin geri alım veya satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması (Repo-Ters Repo İşlemleri) karşılığında sağlanan menfaatler, -Menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kâr payları, için beyanname verilmemesi, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirlerin beyannameye dahil edilmemesi öngörülmüştür. (Bu gelirlerin ticari işletmeye dahil olması halinde bu hüküm uygulanmayacaktır) Yapılan düzenleme ile 1999-2002 yılları için yukarıda sayılan gelirlerin sadece stopaj yolu ile vergilendirilmesi ve kesilen stopajların nihai vergi olması esası getirilmiştir. Yukarıda sayılan menkul sermaye iratlarının beyanname dışında kalabilmesi için stopaj suretiyle vergilendirilmiş olması gerekmektedir. Sayılan bu gelirlerden stopaja tabi tutulmamış olanlar varsa bunlar beyan esasına tabi olacaktır. Örneğin off-shore veya yurt dışı bankalardan alınan faizler üzerinden stopaj suretiyle vergi alınmamış olduğundan, bu gelirler için yine beyanname verilecektir. Öte yandan 4444 Sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununu 86. maddesinde yapılan değişiklikle "tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler" beyanname kapsamı dışına çıkarılmıştır. Ücretler, birden fazla işverenden elde edilse dahi, artık beyanname dışıdır. Ayrıca mesken kiralarındaki istisna gibi kanunla ihdas edilmiş istisnaların sınırlarını aşmayan gelirler için de beyanname verilmeyecektir. Öte yandan 4444 Sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunun 86. maddesinde yapılan değişiklikle "tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler" beyanname kapsamı dışına çıkarılmıştır. Ayrıca bu değişikliklerle, menkul sermaye iratlarının bir kısmının enflasyondan arındırılması ve enflasyondan arınmış gerçek gelirin beyana tabi olması öngörülmüştür. Ancak Kanuna yazılan ve enflasyonun oranını hesaplamaya elverişli formülün enflasyonla pek fazla ilgisi kurulmamış, daha ziyade enflasyonun altında çıkarak hazine lehine sonuç vermesi amaçlanmıştı. Kanuna göre menkul sermaye iratlarının vergi dışı kalmasında hesaplamaya esas alınacak indirim oranı, yeniden değerleme oranının, aynı dönemde devlet tahvili ve hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle hesaplanmaktadır. Ancak bu yıl yeniden değerleme oranı % 56, ortalma faiz % 37 çıkınca indirim oranı birden büyük oldu ve indirim gelirlerinin tamamının vergi dışı kalmasına yol açtı. Aslında bu sonuç, çok önceden görüldü ve köşe yazarlarınca dile getirildi. Ancak Maliye Bakanlığı, hazırladığı tasarılarda bir tedbir düşünmedi. Dolayısıyla, bu düzenleme gereğince 2000 yılında elde edilen, -Devlet tahvil ve hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı ve Özelleştirme İdaresi'nce çıkartılan faizler -Her türlü alacak faizleri -Menkul kıymetler yatırım ortaklıklarından sağlanan kâr payları da beyan yükümlülüğü dışında kaldı. Öte yandan yine indirim oranı uygulanarak vergiye tabi kazanç saptanan diğer kazançlar kategorisindki gelirler de beyan dışı statüsüne girdiler. Örneğin satın alınıp da üç ay içerisinde elden çıkartılmak suretiyle hisse senedi alım satımından sağlanan kazançlar da vergi dışı kaldı. Görüldüğü gibi menkul sermaye iratlarından beyana tabi olan gelir pek yok gibidir. Bu düzenlemelerle gelir vergisi, stopaja dayalı olarak alınan, rant gelirlerini kayıran, ücretlilerin üzerine yıkılan ve ücretlilerin yanı sıra bakkal, ayakkabıcı, manav gibi esnaf ile serbest meslek erbabından hayat standardı yolu ile gerçek gelir ilkesi görmezden gelinerek alınmaya çalışılan bir vergi haline dönüşmüştür. Zaten, dünyanın hiçbir yerinde, geliri tanımlayan ve açıklayan daha ilk 2 maddesinin yürürlükte olmadığı, 3. maddeden başlayan bir gelir vergisi kanunu herhalde yoktur. Birey olarak tek tek her birimiz, gelirlerimizin üzerinden beyan mükellefiyetinin kalkmasına, beyanname yolu ile ilave vergi ödemekten kurtulduğumuza sevinebiliriz. Ancak bu, vergi adaletinin "rahmetli olduğu" gerçeğini ortadan kaldırmaz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT