BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yahnici yarayı deşti; irinler ortaya döküldü!

Yahnici yarayı deşti; irinler ortaya döküldü!

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici, Avrupa Birliği Katılım Ortaklığı Belgesi'ndeki dayatmalara karşı bir mektup yazdı ...



Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici, Avrupa Birliği Katılım Ortaklığı Belgesi'ndeki dayatmalara karşı bir mektup yazdı, yarayı deşip irinlerin ortaya çıkmasına vesile oldu! Ama hemen de malum çevrelerin indinde kötü kişi oldu. Oysa, "mektup" zamanında ve yerinde idi. MHP'nin AB konusundaki tutumuna da açıklık getirdi. Benim de hep söyleyip yazdıklarımla, TSK'nın da bu konuda ileri sürdüğü sakıncalarla aynı doğrultuda olduğu için, altına imzamı atarım. (Tek ayrıldığım nokta -o da keyfe keder, bir zamanlar "Ben Kürt asıllı bir Türk yazarım" demiş olmasını örnek olarak göstermesi idi- Yaşar Kemal hâlâ Türkçe yazıyor ama "Ben Türküm" demiyor artık... Kürtler'in Cumhuriyetin 75. yılında işkence ve baskı altında yaşadığını, kendi kendisini inkar edercesine Der Spiegel Alman dergisine söylemişti) Binmişiz bir alamete... Bu mektup daha doğrusu etrafında koparılan fırtınadan anlaşılıyor ki, bazıları ve bu arada Dışişleri Bakanlığı ileri gelenleri, Avrupa Birliği'ne "lütfen kabul edilmemiz" konusunu bizim tarafımızdan bir oldu bitti kabul ediyorlar ve bizi o doğrultuda, AB'nin AİHM'nin tebliğlerini de kuruluşlara göndererek, adeta yakamızdan çekmiş götürmek istiyorlar. AB'ye kendilerini adamış sağlı sollu, entel liboşlara göre de, AB'ye karşı çıkmak adeta günah... Diğer taraftan, "Türkiye'yi AB'ye sokmaktan sorunlu Komiser Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın ANAP'ın da itiraz sesleri yükseldi. Bülent Akarcalı ve Yaşar Dedelek, Yahnici'yi Bahçeli'ye jurnal ediyorlar. Nerede ise, Yüce Divana sevkedecekler. Dertlerini anlıyorum: Türkiye'nin uzun vadede mukadderatı sözkonusu iken onlar, bugünkü koalisyonun dağılmasından endişe ediyorlar. Zira bu ANAP'ın ve liderleri Mesut Yılmaz'ın sonu olacaktır. Tek tutundukları dal AB dalıdır! Kısacası "Binmişiz bir alemete gidiyoruz kıyamete" gibi bir durum var... Bu kadar ucuza ve kolayca mı gideceğiz o AB denen hercümerce? İtiraz hakkımız yok mu? Yahnici'nin ve diğer siyasilerin yazarların uyarma hakkı yok mu?.. AB liderleri mesela, Avrupa'nın saygın liderlerinden, eski Alman Şansölyeleri Helmut Kohl ve Helmut Schmidt, açıkça, diğerleri zımnen ve imaen "Sizin Avrupa'da yeriniz yok aramızda doku uyuşmazlığı var" desinler, biz istatistiklere aldırış etmeden ve bu birliğe girdiğimiz takdirde veya kapısında bekletilirken, başımıza gelecekleri bilmemize rağmen, sürükleniyoruz! Allah korumuş! İşin bir acı tarafı da, Devletin yüksek sorumluluk kademelerinde, Dışişleri Bakanlıklarında, önemli Büyükelçiliklerde bulunmuş bazı zevatın AB konusundaki utanç verici görüşleri. Bunlar Mehmet Ali Kışlalı'nın dediği gibi, bizim Sevr konusundaki duyarlılığımızı "paranoya" diye açıkça alaya alıyorlar. Onlar için AB dışında kalmak felaket olacak çünkü "rantlar" kaçırılacak... Bu zevattan, mevkilerinde iken daha fazla zarar vermedikleri için,Türkiye'yi Allah korumuş... Milliyetçi solcular! Solcu olmak vatanperver hatta milliyetçi olmaya engel değil: Mümtaz Soysal ve İlhan Selçuk AB konusundaki hassasiyetleri ile bunu ispat ediyorlar. Bakınız, İlhan Selçuk, Schmidt'in Sevr Anlaşmasının hasretini -tesadüf müdür? ABD'deki Graham Fuller gibi- çekmesine karşılık, erkekçe bağırıyor: "Biz varoluşumuzu Avrupa'ya borçlu değiliz.. Tersine Avrupa'ya karşın varolduk! Yoksa bu adamlar çoktan bizi yeryüzü haritasından silmişlerdi!.. Ah, İlhan kardeşim, bugünkü siyasilerin ve yazarların o kısmında o 1919 ruhu nerede? Mustafa Kemal şimdi nerede? Mektup Şevket Bülent Yahnici'nin, Cumhurbaşkanına, TBMM Başkanına, Başbakana, Bakanlara ve parti genel başkanlarına, milletvekillerine, yargı organlarına, sivil toplum örgütlerine, aydınlara, bürokratlara, medya mensuplarına ve de yabancı misyon temsilcilerine gönderdiği mektuba dönelim: Yahnici: "Bugüne kadar terör örgütü PKK tarafından dayatılmak istenen konuların, bugün AB belgesi olarak önümüze getiriliyor olması tesadüf müdür?" diye soruyor ve "Türkiye ile dostluk yapmak isteyenleri "iz'an ve insafa" davet ediyor. O'nu rahatsız eden -aslında hepimizi rahatsız etmesi gereken dayatmalar, Türkiye'de bir Kürt milleti oluşturmak, bu maksatla Kürtçe eğitim ve radyo TV yayınları, azınlık hakları ve Kıbrıs konusundaki dayatmalar ve bunların KOB'da ve ev ödevlerinde müzakere edilecek değil tebellüğ edilip uygulanacak "emirler" olması! Söyledikleri aslında bugün, biraz milli duyarlılığı olan her Türk siyasetçisinin ve yazarının söylemesi gerekenlerdir! Ancak, Yahnici'nin mektubunun sonunda yazdığı gibi: "Devletin kritik makamlarında bulunan, ülkenin güvenliği için stratejik önem taşıyan kurumlarda görev yapanların" duyarsızlığından şikayet etmemek mümkün mü? Türkiye'nin apar topar AB'ye girmesini isteyen geniş cephedeki kişilere ve kuruluşlara bakmak ve bunu neden böyle tehallükle (herhalde yeşil gözlerimiz uğruna değil) istediklerini irdelemek, bu konudaki endişelerimizde ne kadar haklı olduğumuzu göstermeye yeter. Ve Mehmet Altan Bu konudaki düşüncelerime bir destek de, ters tarafından, malum bir ihanet sac ayağının, üçüncü bacağı Mehmet Altan'dan geldi. Altan, bu vesile ile, MHP'ye karşı olan dinmez kinini kusmuş, adeti vechile, herşeyi demagoji ile birbirine karıştırmış. "MHP'nin ve Yahnici'nin gerçek korkuları ne? AB'ye üye olmamız halinde Türkiye'de de kaçakçılığın biteceğinden mi korkuyorlar?" diye soruyor.. Güya hiçbir AB ülkesinde bunlar yokmuş... Mehmet Altan efendi! Bizim endişemiz senin ve senin gibilerin asla anlamayacakları "milli endişelerdir"... TC Devleti'nin ebediyen payidar olması ve senin ve Öcalan'ın kafasındaki ham hayallerin, numaralı Cumhuriyetlerin, asla gerçekleşmemesi "kavgasıdır"! Sayın Yahnici'ye, bir yarayı deşip, bu irinlerin ortaya dökülmesine de vesile olduğu için teşekkür ediyorum.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT