BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çağdaş uygarlık düzeyi çağdaş ahlâk düzeyi

Çağdaş uygarlık düzeyi çağdaş ahlâk düzeyi

Atatürk'ün direktifi "çağdaş uygarlık düzeyine" ulaşmamız... Bu, Avrupa Birliği olmadan evvel de, olmasa da bizim milli amacımız. Ancak "çağdaş ahlâk düzeyi" derken bunun ne olduğunu neleri kapsadığını iyi düşünmemiz gerekiyor.



Atatürk'ün direktifi "çağdaş uygarlık düzeyine" ulaşmamız... Bu, Avrupa Birliği olmadan evvel de, olmasa da bizim milli amacımız. Ancak "çağdaş ahlâk düzeyi" derken bunun ne olduğunu neleri kapsadığını iyi düşünmemiz gerekiyor. Avrupa'nın-Amerika'nın, "çağdaş uygarlık düzeyi" bugün o ülkelerdeki "çağdaş ahlâk düzeyini" de içerdiğine göre, acaba bizim de, bu alandaki normları da aynen benimsememizi, o ülkelerdeki ahlâk yozlaşmasını, uygarlık, özgürlük ve ilericilik adına, benimsememizi de gerektrirecek mi? Bu "çağdaş" ahlâk düzeyi ve "kriterleri " bizim toplumuzun değer yargılarına ve geleneklerine uyar mı? Üç haneli kimlikler Taze bir olay; AB normlarına göre bütün Avrupa'da geçerli olacak "kimlik" veya nüfus kağıtlarında, "kadın", "erkek" hanelerinin yanında bir de "eşcinsellere ve travestilere" ait özel bölüm açılacakmış! Bunun TBMM komisyonunda kabul edildiği bazı gazetelerde adeta "şükürler olsun Türkiye eşcinselliği resmsen tanıdı" diye verilmiş ve Kuşadası olayındaki, eşcinselleri dışlamak "ayıbımıza" gönderme yapılmıştı. Ama şükürler olsun ki, İçişleri Bakanımız Sadettin Tantan, bu uygulamanın bizim ahlâk anlayışımıza uymayacağı için geçerli olmayacağını söyledi. Ama bilmem, AB'nin bu konudaki dayatmasına ne kadar dayanılır? Çünkü şimdiden kuvvetli imalar var: Eşcinsellerin haklarını tanımamakta ısrar edersek, mesela subay, ögretmen ve memur olmalarına engel olursak, AB'ye girmemize, bu hususta da engel çıkarılacakmış! Avrupa'nın ve Amerika'nın bugünkü çağdaş ahlâk düzeyinde eşcinsellik ve eşcinsellik hakları başta geliyor. Eşcinsellik, hakları imtiyazları ekonomik sektörleri ve de dünyada yaygınlaştırdığı ya AIDS belasına rağmen, artık siyasette ve ekonomide dışlanamayan ve "haklarını" müptezel sokak nümayişlerinde dayatan güçlü bir sektör. Bunların dışında da her türlü cinsel sapıklık ve ahlâk yozlaşması diz boyu. Bunlar da giderek AB içinde, komşuda pişecek bize de düşecek; "Çagdaş Uygarlık Düzeyi" bunları da kabul etmemizi mi gerektirecek? Tepkiler Ne var ki Amerika'da ve Avrupa ülkelerinde de bu gibi sapıklık ve yozlaşmalara karşı tepkiler başladı: Muhafazakar kesimler ve hükümetler, ipin ucunun kaçtığını ve ahlâk yozlaşmasının toplumlarını ciddi olarak tehdit ettiğini görerek, özellikle gençleri korumak için ve internetteki aşırılıklara karşı tedbirler alıyorlar.. Türkiye'de durum Avrupa'da, Amerika'da, "çağdaş ahlâksızlığa " karşı bu tepkiler gelişirken, ne kanuni müeyyidelerin ne de oto-kontrolün işlemediği Türkiye'de, medyada, büyük kentlerde diz boyu. Avrupa'nın, Amerika'nın "çağdaş uygarlığının" bu tarafında, bazı hususlarda onları bile geçmişiz. Özellikle TV'lerdeki bazı programlara ve hele bazı kadın yazarların saygın gazetelerimizdeki hep belden aşağıları ile, işi ile alenminas uğraşan, en mahrem hallerini açıkça anlatan yazılarına bakınca! Güngör Mengi kardeşim, SABAH'taki, TAKSİM yılbaşı olayları vesilesiyle yazdığı başyazıda, "Yalan Dünya" dediği TV ve magazinlerde teşhir edilen bu sapıklıklara değiniyor, Taksim'dekı yılbaşı olaylarının altında da bunları ve toplumdaki hazımsızlıkları, doyumsuzlukları görüyor. Bana göre de, hatta terör olaylarının ve teröristlerin kökeninde, gecekondulardan ve varoşlardan bu "yalan dünya" manzaralarını seyreden gençlerin öfkeleri ve tatminsizlikleri muhakkak vardır. Bunun bir başka boyutu da, Anadolu'dan TV'lere bakan insanlarımızın da, kızgınlık ve tatminsizliklerinin, ilerde daha yaygın sosyal patlamalara sebep olması ihtimalidir. Mengi çok haklı ama, Sodom ve Gomore'yi, Pompei'nin son günlerini hatırlatan bu "Yalan Dünya" manzaralarının medyatiklik ve reyting amacı ile oluşturulmasından ve devam etmesinden çoğu medya patronları ve yöneticileri alelderecat sorumludurlar... Bu manzaraların TV kanallarında, gazete ve magazinlerde yayınlanmasına imkan verdikleri ve en azından göz yumdukları için! Entellerimiz hep RTÜK'ten şikayet ederler: Ya RTÜK olmasa idi medyatik reytingçiler daha neler yaparlardı!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT