BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fransa'yı kınadık

Fransa'yı kınadık

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Murat Sökmenoğlu, başkanlığında dün öğleden sonra toplanarak sözde Ermeni Soykırımı ile ilgili TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerin, grup başkanvekilleri tarafından ortak olarak imza altına alınarak yayınlanan deklarasyonu okudu.



TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Murat Sökmenoğlu, başkanlığında dün öğleden sonra toplanarak sözde Ermeni Soykırımı ile ilgili TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerin, grup başkanvekilleri tarafından ortak olarak imza altına alınarak yayınlanan deklarasyonu okudu. Deklarasyonda 18 Ocak 2001 tarihinde Fransa Ulusal Meclisi'nde 'Sözde Ermeni soykırımı' yasa tasarısının ele alınacağı hatırlatılarak, "Fransa Ulusal Meclisi'nin gündeminde bulunan yasa tasarısının, ağırlıklı olarak oy kaygısıyla gündeme getirildiği anlaşılmaktadır. Yasa tasarısı, tarihin tahrif edilmesine ve önyargılara dayanmaktadır" denildi. Böyle bir tasarının kabulü halinde düşünce ve ifade özgürlüğünün, bilimsel araştırma ve bulguları yayınlama özgürlüğünün Fransa için ortadan kalkacağı vurgulanırken, "Fransa Meclisi, Birinci Dünya Savaşı ile ilgili olarak yapılacak araştırmalardan hangi sonuçların çıkmasının gerekeceği bir yasa ile önceden belirlenmiş olacaktır. Bu yasanın tespitlerinden farklı sonuçlara varmak yasanın ihlali olacak ve dolayısıyla bir suç oluşturacaktır" ifadeleri kullanıldı. Tarihçilerin ifade etme özgürlüğü ve çabasının Fransız kanunu ile engellenmiş olacağına değinilen deklarasyonda, TBMM'nin Fransa-Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesini desteklediği vurgulanarak, "Ancak, bu adımlardan olumlu sonuç alınması, iyiniyetin karşılıklı olmasına, Fransa Parlamentosu'nun benzer bir tutum içine girmesine bağlıdır." denildi. Fransa'nın bu yasayı kabul etmesi halinde hükümetin uluslararası alanda yükümlü olduğu görevlerini yerine getirirken, Parlamentosunun kabul ettiği yasadan etkileneceğine dikkat çekilen deklarasyonda, "Tarafsız olmayan ve güvenilirliğini yitirmiş bir Fransa'nın, gerek Türkiye açısından hayati önem taşıyan Kafkas bölgesinde, gerek Türkiye'yi doğrudan ve dolaylı olarak ilgilendiren diğer uluslararası sorunlarda barışın tesisi, istikrarın sağlanması görüntüsü altında atacağı her adımın, alacağı her inisiyatifin kuşkuyla karşılanması kaçınılmaz olacaktır" denildi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT