BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ortaya çıkartılması yetmez

Ortaya çıkartılması yetmez

Kuvvet komutanı seviyesinde dahi olmayan bir askerin basını arayarak haberi çarpıtması fevkalade bir hâdisedir.



Kuvvet komutanı seviyesinde dahi olmayan bir askerin basını arayarak haberi çarpıtması fevkalade bir hâdisedir. Başbakan Bülent Ecevit, çok kızmıştır. Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz sinirlenmiştir. İsmi çizilmesi istenen Bakan Cumhur Ersümer kırılmış, Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu densizliğe üzülmüştür. Bunların hepsi iyi de sonuç ne olacak? Başbakanın talimatı yerine getirilerek meçhul general malûm olacak mı, hakkında işlem yapılacak mı, açığa alınacak mı, dâvâ açılacak mı? Dâvâ açılacaksa nerde görülecek? Fiil, askeri suç mu sayılacak, sivil suç mu telakki edilecek? Bunlar, Bülent Ecevit'in "ortaya çıkartılsın" isteğinin arkasında durmasına bağlı. Hatırlamalısınız... Nelson Mandela'nın 26 sene hapis yatmasına karşılık 4 aylık bir cezaevi istirahatini dahi göze alamadığı halde kitlelerin önüne düşerek liderlik yapmak isteyen, fakat o liyakatte olmadığı için de o kitleleri her defasında hayal kırıklığı, hüsran ve felakete sürükleyen Necmettin Erbakan'a Başbakanlığı döneminde devrin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ve bir kısım asker ziyarete gitmişlerdi. Erbakan, misafirlerini odasının kapısında değil, koridorda değil, asansör kapısında değil, bina girişinde de değil; tâ sokak merdivenlerinin dibinde istikbal etti. Halbuki bütün zamanlarda, bütün zeminlerde ve bütün devletlerde kimin kimi nerede ve nasıl karşılayıp uğurlayacağı belli esaslara bağlanmıştır. Ne oldu, hayli yadırganan o karşılama ne fayda sağladı? Hiç. Ne daha evvelden yapılan astronomik maaş zamları ve ne de mübalağalı ev sahipliği 28 Şubat'ı önleyemedi. 1923-1960 döneminde oluşan ordu-sivil otorite münasebetlerine dair kaide ve disiplinler 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve nihayet 28 Şubatla ziyan gördü. Bugün onun sonuçları yaşanmakta. Benzeri ve daha vahimlerinin görülmemesi hiyerarşinin kendi zeminine oturtulması ile mümkün. Siyasi güç hakim olmalıdır. İktidar muktedir olmak borcunda. Bu da Anayasa değişikliği ile mümkün. Şu günlerde artık yamalı bohçaya dönmüş olan 1982 Anayasası bir kere daha elden geçiriliyor. Parti kapatmayı zorlaştıran düzeltmeler varsın gerçekleşsin. Ancak asıl ihtiyaç 21. Yüzyıla yakışır bir sivil anayasanın hazırlanmasıdır. Öylece kim kime bağlı. Kim kime emir verir, kim neyi yapar veya yapamaz belli olur. Bugün de belki belli ama, aksilik, eksiklik, noksanlık ve hatalar çok fazla. Kabul etmek lazım ki bunun kabahatlisi de güdümlü politika yapmaya boyun eğen, rıza gösteren; bu yolla asker sırtından menfaat devşirmeye kalkışan siyasî liderlerin hemen nerde ise tamamıdır. Yusuf Bozkurt Özal Bürokrat, bakan ve siyasetçi olarak büyük hizmetleri olan Yusuf Bozkurt Özal da bu dünyadan ayrıldı. Kendisine yüce Allah'tan rahmetler diliyoruz. Tertemiz bir isimdi. Altın beyinli bir adamdı. Beyninden onmaz bir illete kapıldı. Adnan Kahveci gibi O'nun da hayatı incelenmeli, biyografisi yazılmalıdır. Muhakkak ki ibretli neticeler çıkacaktır. Ufku genişti. Gençti. Daha çok hizmet yapabilirdi. Ancak vade bu kadarmış. Mekânı cennet olsun, ailesine, ağabeyi muhterem Korkut Özal'a ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT