BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Devlet grisi

Devlet grisi

Hayatta hiçbir şeyi tadında bırakmayı becerememiş bir milletiz doğrusu. Hangi konu önümüze gelirse gelsin mutlaka bir müddet sonra suyunu çıkartırız.



Hayatta hiçbir şeyi tadında bırakmayı becerememiş bir milletiz doğrusu. Hangi konu önümüze gelirse gelsin mutlaka bir müddet sonra suyunu çıkartırız. Bunun en basit örneklerine günlük alışkanlıklarda rastlayabilirsiniz. Mesela yeni bir lokanta açılır. Yemekleri müşteriler tarafından beğenilir. Kısa zaman içinde ünü yayılır ve paraya para dememeye başlar. Derken yemekler daha az lezzetli pişer hale gelir. Müşteri her gün salonu hâlâ dolduruyordur ama eski tat tarih olmuştur artık. Bir müddet direnenler de adres değiştirince o her gün hınca hınç dolan lokanta sinek avlamaya başlar ve kapatılır, unutulur, gider. Bu bir cins şımarma ve rahata alışma sonucudur. "Ne versek gidiyor" mantığıdır. Halbuki yanlıştır. Yanlış olduğu sonradan çıkar ortaya ama çok geçtir artık. Bütün bunların nereden çıktığını merak ediyorsunuzdur. Okuduğum bir gazete haberinden ve bir televizyon enstantanesinden çıktı diyebilirim. Haber, Çankaya Köşkü'nde çalışan personelin kimlik yerine geçen kartlarıyla ilgiliydi. Eskiden Cumhurbaşkanlığı Forsunun işli olduğu, sarı kartlar kaldırılmış yerine forssuz, devlet grisi kartlar gelmiş. Bu devlet grisi hep içimi sıkar benim. Koyu, ruhsuz bir renktir. Eskiden devlet okulları ve adliyeler illa ki bu renge boyanırdı. Hatta hastanelerde. Benim icadım olan bir isimdir "devlet grisi". Çocukken de sevmezdim şimdi de sevmem. Televizyonda ise bir muhabir heyecanla anlatıyordu. "Altlarında lüks arabalarla gece gezen vatandaşları maliye yakın takibe aldı!" Söyledikleri onu mutlu ediyor, sevindiriyordu. Tadını kaçırdığımız bu işte. Her yerde bir suratsızlaşma, iç karartma eğilimi. Bankalar batmış, sahipleri tutuklanmış, af çıkmış, şiddet artmış, parasızlık herkese bulaşmış. Bir acayip servet düşmanlığı almış başını gidiyor. Tuhaf bir intikam duygusu kol geziyor. Sanki lüks araba sahibi olmak ya da gece gezebilmek suçmuş gibi anlatılıyor. Eşit sınıf demek acaba herkesin fakirleşmesi miydi diye soruyorum kendi kendime şimdi. Eğer öyleyse bu da haksızlık çünkü. Zengini fakirleştirmek, fakiri olduğu gibi bırakmak. Vallahi bravo. Fors meselesine gelince... Açıklanan mazeret, köşk çalışanlarının kendilerini ayrıcalıklı hissetmelerini önlemekmiş. Neden? Neden ayrıcalıklı hissetmeleri yanlış? Ben de olsam ayrıcalıklı hissederdim ve çok hoşuma giderdi. İnsanın koskoca Cumhurbaşkanıyla sürekli aynı yerde bulunması, çalışmalarına katkıda bulunması ayrıcalık getirmiyorsa ne getirir o zaman. Hiç mi ayrıcalık olmasın? Bu eşyanın tabiatına aykırı ve hiç estetik değil.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT