BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seçim yarası

Seçim yarası

18 Nisan seçimleri ile ilgili değerlendirme ve tartışmaların uzayacağı anlaşılıyor...



18 Nisan seçimleri ile ilgili değerlendirme ve tartışmaların uzayacağı anlaşılıyor... Milli iradenin beklenen ve tahmin edilen neticelerden çok farklı olması hepimizi şaşırttı. İlk şok atlatıldıktan sonra zaman içerisinde çok sağlıklı sonuçlara ulaşılacaktır. Yüzeysel değerlendirmelerin giderek yerini daha kalıcı ve muhtevalı değerlendirmelere bıraktığı gözleniyor. Seçim yarası, kurşun yarası gibidir. Acısı ve etkisi zamanla anlaşılır. Sıcağı-sıcağına pek anlaşılmaz. Seçimden en ağır yarayı alan CHP, yeni yeni bu acının farkına varmaya başladı... Yılların usta siyasetçisi Baykal, havlu atmak zorunda kaldı. Ancak bu istifa CHP’deki iç hesaplaşmayı durdurmaya yetmeyecektir. CHP için asıl güçlü dalgalar geriden gelmektedir. Kurultay ustası ve uzmanı CHP camiasında fırtınalar dinmeyecektir. Baraja takılmayan fakat baraja çok yaklaşan ANAP ve DYP’de de durum CHP’den farklı değildir. Bu partilerdeki fırtına öncesi sessizliğin nasıl patlayacağı merak konusu... Dedik ya seçim yarası, kurşun yarası gibi işler, soğuyunca etkiler artar diye... Baykal’ın tercihi zorlamayla da olsa, demokratik ve modern bir tercih oldu. Aynı davranışı ANAP ve DYP’de görmek mümkün olmayabilir. Çünkü bu partilerin tabanı CHP kadar tutucu ve katı değildir. Kaldı ki Anavatan ve Doğru Yol için daha baraja iki-üç adım var. En azından bir defa daha seçimlerde boy gösterebilmek mümkündür. Fazilet Partisi için de durum pek farklı değildir. Gerçi Fazilet ağır yaralı sayılamaz, çünki vatandaş FP’yi sadece topuğundan vurdu... Buna rağmen Fazilet’in tabanında ve parti yönetimindeki hoşnutsuzluk ortadadır. Bunun sonucunda parti yönetiminde ciddi değişimler olacaktır. Tabii araba devrilince, yol gösteren çok olur. Özellikle liderlere yakın çevrelerin telâşını da anlayışla karşılamak gerekir. CHP’nin baraja takılmasında tek sorumlu Baykal olmadığı gibi, ANAP’ta da baraja takılmaya ramak kalmasının tek sorumlusu Yılmaz değildir! Ancak gelin görün ki dün, Meclis’teki odalarından türbanlı genç kızları kovan Agâh Oktay ve Keçeciler bile şimdi Yılmaz’a veryansın ediyor. İmaj değişikliği histerisi ile bıyıklarını kazıtıp, kulaklarına küpe takma noktasına gelen ağır toplar, şimdi suçlu arayışı içerisindeler. Saf, samimi ve inançlı insanları yarasalar, cahiller ve mürteciler diye aşağılamaya çalışanlar, şimdi korku ve telaş içinde çırpınıyorlar. Evet seçim yarası sıcağı sıcağına anlaşılmaz ve kolaylıkla da geçmez. Hele böyle sadece topuğundan değil, kalbinden yara alanlar için bu acı mahşere kadar sürer!.. Bazı partiler, liderler ve yöneticiler”milli irade” ile dalga geçilemeyeceğini böylece öğrenmiş oldular. Tabii beterin beteri var. Merkez sağ oy kaybetti, hezimete uğradı ama çok şükür küme düşmedi... “Çıkmayan canda ümit var” derler. CHP küme düştü ancak, ANAP ve DYP baraja takılmadı. Sadece yara aldı. Bakalım bu yaralı haliyle merkez sağ neler yapacak? Karadenizlinin dediği gibi, “Ha pu bana ders olsun!”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT