BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gerçeklere dönme devri

Gerçeklere dönme devri

Ne dersiniz, sefalet edebiyatı yeniden mi doğacak? Tabii bu tabiri sürekli yokluğu, olumsuzu yazanlar, duygu sömürüsü yapanlar için kullanmışlardı.



Ne dersiniz, sefalet edebiyatı yeniden mi doğacak? Tabii bu tabiri sürekli yokluğu, olumsuzu yazanlar, duygu sömürüsü yapanlar için kullanmışlardı. Ama sefalet toplumun gözardı edilmez bir yüzüydü. Son on onbeş yıl içinde biraz fazla gerçek üstü şeylerle uğraşıldı değil mi? Oysa açlık her zaman vardı ve şimdi daha fazla var. Açlık, yokluk, yoksulluk arttıkça korkarım cinayetler, hırsızlıklar, intiharlar da artacak. Zenginlikler servetler daha göze batar hale gelecek. Bazı göstermelik şeyler bizim ülkemize göre hayli lüks, bunu kabul etmeliyiz. Kadıncağız bir milyar lira bulamadığı için hastane borcunu ödeyemediğinden doğurduğu bebeği vermiyorlar. Bu nasıl ülke böyle? Hastane yetkililerine soruyorum? Bu nasıl cezalandırma? Vermeyip de ne yapacaktınız? Bakıp büyütecek miydiniz? Yoksa ölüme mi terkedecektiniz? Mala mülke haciz konduğunu duydum da canlıya insana haciz konduğunu bilmiyordum. Neyse ki kaç gün sonra senet imzalamışlar da ana baba bebeklerine kavuştular. Ömür boyu bu kâbusu unutmayacaklardır. Bir milyar hanımlar beyler... Yani sanatçı Özcan Deniz'in bir gecelik konserinde kazandığı 90 bin doların kırıntısının kırıntısı... Eh Özcan Deniz de şarkısında söylediğine eş, tabii arslan gibidir. Elbette arslanlar gibi gerine gerine, omuzları üstte yürüyebilir. Bakın nerden nereye geçtim... Sefalet edebiyatı denince Dostoyevski'nin eserleri aklıma geliyor. Biliyorsunuz Rusya'da lahanadan bol bir şey yoktur. Ve o romanlarda lahana çorbasının bolluğu dikkatimi çekmiştir. Lahana çarlık devrinin ve Sovyetler Birliği döneminin baş gıdasıydı. Demirperde yıkıldıktan sonra Rusya açlığı belki daha derinden yaşadı. Doksanlı yıllar, Moskova'da kaldığımız misafirhanede lahana, bir sığır eti parçasının yanında garnitür olarak sofraya gelmişti. İkinci günün sonunda yavaş yavaş herşey tükendi. Ve nihayet Yemek bitti!" dendi. Eşimle Rus pazarına gidip orada babayiğit bir Azerbaycanlı pazarcıdan ekibimiz için aldığımız yumurtanın, domatesin ve kavunun değerini varın ölçün bir... Satıcı kocaman bir torba hazırlayıp ısrarımıza rağmen para da almamış "Türk gardaşlarıma men gurban olam" demişti. Evet orta halliler yoksulluğa doğru gidiyor. Şu bereketli nimet lahananın yemeklerine, çorbalarına soframızda daha sık yer vermeliyiz diye düşünüyorum. İlçemizde arasıra uğradığımız bir köfte salonu var. Ekonomik sıkıntıdan önce daha çok köfte şiş, pirzola ağırlıklıydı mutfağı. Çorbalardan bir ezo gelin, bir de işkembe çorbası yaparlardı. Şimdi yayla ve düğün çorbası ilâve etmişler. Ayrıca kuru fasulye pişirmeğe başlamışlar. Köfteci anlatıyor, "Daha önce günlük tükettiğim etin şimdi üçte birini tüketemiyorum" diyor. Et yemeğe gücü yetmeyen kuru fasulye yiyormuş ya da çorba içiyormuş. Bence fasulyenin yanına nohut, mercimek hatta kıymalı patates te eklenebilir. Ben sağlık açısından da fazla ete rağbet etmiyorum artık. Zeytinyağlı sebzeler hem daha ekonomik hem daha sağlıklı... Bazı alışkanlıklarımızı hatta gereksiz lükslerimizi ne yapacağız peki? Bir yerinden onlarsız yaşamaya başlamalıyız. Şu var ki her zaman hep vatandaştan beklenmiştir fedakârlıklar. Biz tasarruf yapalım ama devlet de halkı biraz gözetse ne iyi olur...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT