BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Putin'in Rusya'sına dikkat!

Putin'in Rusya'sına dikkat!

Biz bir taraftan AB çengeline, diğer taraftan da içimizdekı kısır tartışmalara takılmış giderken, dünyada ilginç ekonomik sosyal ve siyasi gelişmeler oluyor.



Biz bir taraftan AB çengeline, diğer taraftan da içimizdekı kısır tartışmalara takılmış giderken, dünyada ilginç ekonomik sosyal ve siyasi gelişmeler oluyor. ABD'nin 43. Başkanlığına seçilmiş olan Cumhuriyetçi George W. Bush 20 Ocak'ta and içerek, yeni kadrosu ile göreve başlayacak. Yeni Başkanın ve özellikle Pentagon'daki, Dışişleri Bakanlığı'ndaki ve Milli Güvenlik Kurulu'ndaki, "takımın" başta Colin Powell ve Donal Rumsefeld ve Condoleezza Rice (Rays okunur) olmak üzere, yeni takımının kişilikleri ve felsefeleri ülkemiz için önemli olacak. Ne var ki, her zaman söylerim: Biz ABD Başkanları ve liderlerinin Türkiye'ye ne kadar yakın oldukları hesap ve kehanetlerine girişmekten ve ahkam kesmekten ziyade, kendimizin, ABD karşısındaki tutumumuzun ne olacağına karar vermeli ve yeni yönetime gerçeklerimizi anlatmaya önem vermeliyiz. Asıl tehlike Asıl önem vermemiz gereken cephe, Rus cephesi ve kendi arka bahçemiz veya "yakın uzağımız", oğumuz!.. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bu "Kötülükler İmparatorluğu"nun çökmesi, ülkemizi yüzyıllardır tehdit eden bu tehlike hafiflediği için biraz rahatlattı. Dünyada da bu konuda fazlaca bir nikbinlik havası oluştu. Gorbaçov ve Yeltsin dönemlerinde Batının ekonomik-mali desteğine muhtaç olan Rusya'nın "tehlikesi" hafifledi veya hafife alındı. Hatta NATO'ya gerek kalmadığı ve Batı savunması için Türkiye'nin stratejik öneminin azaldığı bile ileri sürüldü. Değişen birşey yok Ama tehlike, hele Türkiye için tamamiyle ortadan kalkmamıştır. Özellikle Türkiye ile ilişkiler konusunda. Jeopolitik gerçekler hâlâ aynı. Rusya'nın "emperyal" dürtüleri ve nükleer gücü hâlâ potansiyel tehditler.. Gorbaçov ve Yeltsin, iç problemlerden başlarını alamadıkları için fazla ortaya çıkarmamış olsalar bile, Rusya'yı idare eden ister Çarlar, ister Komünistler, ister "demokratlar" olsun, Rus İmparatorluğu tutkusundan kolaylıkla kurtulamayacaklar ve eski müstemlekelerinin özlemini çekeceklerdi... Özellikle Türki (buTürki sözüne de hiç alışamadım) topluluklar üzerindeki hegemonyalarını şu veya bu şekilde devam ettirmeye çalışacaklardı. Bu ülkelerin bazılarında idarenin hâlâ eski Komünist döküntüleri olması, Moskova için müsait bir zemindir. Rusya Federasyonun yeni Başkanı ve KGB'den yetişme Vladimir Putin, Rusya için ve geçmişin özlemini çeken çoğu Ruslar için bir umut olabilir, ama bence, dünya ve Türkiye için potansiyel ve sinsi bir tehlikedir. Putin kurnaz bir adam; hâlâ ekonomik ve mali bakımdan Amerika'ya, Batıya muhtaç olduğu için idareli ve temkinli gidiyor. Evvela içerde ve Rusya'nın vasi topraklarında gücünu, yerel valileri etkisi altına alarak, konsolide etmeye çalışıyor. Önemli idari ve ekonomik ve reformlara girişiyor. Ama gözü eski topraklarda; alttan alta buralarda durumunu sağlamlaştırmaya çalışıyor. Gerçi Baltık'ta batan Kursk denizaltısı olayındaki aymazlığı yüzünden içerde puan kaybetti ama sonra çabuk toparlandı. Ve mesela Sovyet eski milli marşını tekrar canlandırarak hem milliyetçileri hem de komünistleri hoşnud etti. Eski peykler PUTİN bu arada, YENİ Dış politikasının bir unsuru olarak Sovyet döneminde Batının karşısında olan devletleri silah ve ekonomik yardımlarla desteklemek politikasını da, mesela Kuzey Kore, Irak, İran, Libya ve Afganistan konusunda uygulamakta. Velhasıl Putin ve Rusya'sını izlemekte, özellikle Türkiye için yarar var. GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Size Rusya hususunda bir kehanette bulunamam; Rusya, bir muammanın içindeki esrara bürünmüş bir bilmecedir!" CHURCHILL
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT