BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Münafıklar toplum huzurunu yok eder

Münafıklar toplum huzurunu yok eder

Nifak; topluma düşmanlık, ihtilâf ve fitne sokma, toplumu kargaşaya sürükleyecek faaliyetlerde bulunma gibi korkunç ve tehlikeli eylemlere verilen addır.



Fertleri ve toplumları yüceltip yükselten huy ve karakter özellikleri olduğu gibi insanoğlunun mutsuzluk ve felâketine yol açabilen kötü ve zararlı huylar da vardır. Söz gelimi; doğru sözlülük, yardımseverlik, ahde vefâ ve cömertlik, insanlar için ne kadar erdemli duygularsa yalancılık, riyakârlık, va'dini tutmama, emanete hıyanet gibi bozuk karakterler de her zaman insanlık için yüzkarası sayılmıştır. İnsan, özellikle ruh yapısı açısından sosyal bir varlık olma zorundadır. Bu yüzden içinde yaşadığı toplumun fertleriyle belli bir ilişki düzeni içinde yaşayacaktır. Yakın temas içinde bulunduğu ailesi ve komşularından tutun da ekonomik, kültürel ve her çeşit medenî münasebetin zorunlu kıldığı temas ve ilişkilere varıncaya kadar bütün alış-verişler insanı toplumla bütünleşmeye sevk eder. Ortada ne kadar duygusal ve hatta haklı sebepler olursa olsun kişi, kendisini toplumdan tamamen soyutlayacak ve toplumla ilişkisini bütünü ile sona erdirecek gücü kendisinde bulamaz. Bunu denemeye kalkanlar, sonuçta kendilerine kötülük etmiş olurlar. Böylelerinin yaptığı, atalarımızın "Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi yok" özdeyişiyle anlatılmak istenilen gerçekten çok farklı bir şey değildir. İnsan ve eğitim Sosyal bir varlık olduğunu söylediğimiz insan, çocukluk dönemini geride bıraktıktan sonra toplumla ilişkilerini sağlıklı ve huzurlu bir şekilde düzenleyebilmek için gözlemci tesbitlerle içinde yaşadığı sosyal yapıyı iyi tanımak yükümlülüğündedir. Topluma hâkim olan değer ölçüleri, davranış özellikleri gibi ciddi konuları güzelce tahlîl edip değerlendirmeler yapmak, elbette kuru gözlemlerle gerekleştirilemez. İnsan, manevi ve dünyevi konularda aldığı eğitimin ciddiyet ve muhtevasıyla kişilik kazanır. Köklü ve sağlam eğitim almış kimseler, toplum hakkında gözlem ve değerlendirmelerde bulunurken bu eğitim imkânının inkâr edilmez sonuçlarını ve faydalarını görürler. Böyleleri bir yandan üyesi oldukları toplumu yakından tanırken, diğer yandan beraber yaşadıkları insanlara örnek teşkil edecek davranışlar sergileyerek toplumu etkileme fırsat ve imkânını dahi bulabilirler. Dinden, ahlâktan, ilim ve irfandan, ekonomi ve ticaret gibi her türlü dünyevi faaliyetten tamamen habersiz kalarak cehalet karanlığında kaybolanların toplumu tanımak, ona az veya çok olumlu bir katkı sağlamak gibi faydalı özelliklerle uzaktan yakından bir ilgisi olamayacağı gibi; böyleleri yaradılışlarındaki aşağılık duygularının etkisi ile toplumdaki şer güçlerinin oyuncağı bile olabilirler. Bunları her türlü suç ve şerre elverişli, potansiyel toplum düşmanı haline gelmekten bazen ya kendilerinin pasif ve uyuşuk tabiatlı olmaları veyahut da bunları piyon olarak kullanabilecek kimselerin gözünden kaçmış bulunmaları korur. Toplumla bütünleşmeyi beceremeyenler, topluma hiçbir şey veremeden, aksine onun üzerine külfet olmaktan öteye hiçbir olumlu iz bırakmadan dünyadan göçüp giderler. Münafıklık Aslında, insanı ve insanlardan oluşmuş bir toplumu tanımak çok zor bir iştir. Çok karmaşık bir ruh ve karakter yapısına sahip olan insanları gerçek ve aslî yüzleriyle teşhis etmek, belki bir ömür boyu ciddi gözlem ve değerlendirmeler gerektirebilir. Hele bir insanın kişilik yapısında ikiyüzlülük, riyakârlık, kısacası günümüz moda tabiriyle çifte standart sergileme temayülü varsa böylelerini gerçek hüviyeti ile tanımak neredeyse imkânsızdır. Bunlara bizim ahlâk literatürümüzde "münafık" denir. Münafık kelimesi, aynı zamanda dinî bir terimdir. Kısaca, gönlüyle tasdik etmediği, inanmadığı halde, inanmış gibi görünen kimselere Kur'an-ı Kerîm bu ismi veriyor. Nifak kökünden gelen münafık kelimesinin, gizlenmiş imansızlık anlamı yanında, toplumu tehdit eden bozguncu ve fitneci özellikleri itibariyle şer odağı diye adlandırılabilecek tarafı da vardır. Nifak; münafıklık etme, münafık özelliği taşıma anlamı yanında topluma düşmanlık, ihtilâf ve fitne sokma, toplumu kargaşaya sürükleyecek faaliyetlerde bulunma gibi korkunç ve tehlikeli eylemlerin de adı olmuştur. Münafıkları kesin olarak teşhis edip haklarında hüküm verebilmek için, esasında onların ruh dünyalarına girmek gerekir. Bu insanların, beşerî güçleriyle başarabilecekleri bir şey değildir. Bu yüzden münafıklar hakkında kesin hükmü ancak Cenab-ı Hakk verir. Nitekim Peygamber Efendimiz zamanındaki münafıkları Yüce Allah, vahiy yoluyla Hz. Peygambere haber vermiştir. Toplumun bu tehlikeli insanlardan korunabilmesi için münafıkların dışa vuran bazı özelikleri Kur'an-ı Kerim ve Hadîs-i şeriflerde uyarıcı bilgiler ve kriterler olarak yer almıştır. Kur'an-ı Kerim'de münafıkların belli başlı temel özelliklerini ortaya koyan "münâfikûn" isimli bir sûre vardır. Bu sûrede münafıkların ruh yapıları ve bazı davranış özelikleri çok beliğ ve vecîz bir dille ifade edilmiştir. Peygamber Efendimiz de bir Hadîs-i Şeriflerinde münafıkların şerrinden korunabilmemiz için onların bazı belirgin özelliklerini bize şöyle ifade etmişlerdir: "Münafıkların üç belirtileri vardır: a) Yalan konuşurlar, b) Söz verdikleri zaman sözlerinde durmazlar, c) Emanete hıyanet ederler." Bu özellikleri kendisinde toplayan kimseler kesinkes münafıktır diye damgalanamaz. Fakat böylelerinin her zaman nifak kaynağı ve odağı olma eğiliminde bulundukları da tartışılamaz. İnanmadığı halde inanmış gibi görünen kimselerin münafıklığı, her türlü dinî, ahlâkî ve insanî faaliyette kural tanımazlıkla eşdeğerlidir. Bunlar Allah katında verilecek herhangi bir hesaba inanmadıklarından kendileri için herşeyi helâl ve meşrû görürler. Dünyevî ve uhrevî zararlardan korunmak isteyenler, münafık özelliği taşıyanlara karşı çok dikkatli olmalıdırlar. Ne mutlu gönlündeki imanlarıyla yolunu ve önünü aydınlık tutanlara.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT