BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Almanya'daki 2010 yılının Türkiye'si

Almanya'daki 2010 yılının Türkiye'si

İstanbul Milletvekili sayın Ali Coşkun, Esenboğa Havaalanı'nda demez mi "Az önce aradılar.. 10 dakika önce Yusuf Bozkurt Özal rahmete kavuşmuş."



İstanbul Milletvekili sayın Ali Coşkun, Esenboğa Havaalanı'nda demez mi "Az önce aradılar.. 10 dakika önce Yusuf Bozkurt Özal rahmete kavuşmuş." Ruhuna Fatiha gönderdik; Prof. Kemal Çevik ile beraber. Daha iki gün önce Prof. Nevzat Yalçıntaş ile birlikte Başkent Hastanesi'nde ziyaretine gitmiştik. Sandalyesinin üzerinde uyuyordu. Alman asıllı eşi geldi. Henüz uyuduğunu belirtti. Dört aydan bu yana eve çıkmadıklarını anlattı. Örnek ve fedakâr eş olduğunu söyledim. Prof. Yalçıntaş Aydın Menderes'in eşini de ekledi. Bayan Özal'ın gözleri nemliydi: -Yusuf Bey çok iyi bir insan. Az da olsa düzelme gösteriyor. Lütfen dua edin. Aramıza yeniden dönsün. Devletine, milletine, insanlığa hizmetle dopdolu. Biraz daha kalsak, hep birlikte duygulu anlarımız katlanarak büyüyecekti. Vedalaştık, kart bırakıp ayrıldık. Mekânı cennet olsun. Başta ailesine sabır ve sağlık dilerim. Milletimizin başı sağolsun. Uçağımız anons edildi. VİP'ten geçirdiler TOBB Heyeti'ni. Almanlar da bir uçak dolusu işadamı, bürokrat, politikacı ve medya mensubunu "Gümrük ve pasaport işlemi" yapmadan ülkelerine konuk etti! Bu ikinci jesti Almanlar'ın. Bittabi heyetin de itibarı. Oktay Taş, Dr. Ülkü Öztan ve Handan Köse, Hannover ve Berlin'den sonra başarılı organizasyonun vitrinde değil, mutfakta olan insanları. Frankfurt Heim Tekstil Fuarı dolayısıyla oteller lebaleb dolu. Fiyatlar da ikiye katlanmış. Almanlar bunu bildiği için, hızlı treni tercih ediyor ve civardaki ucuz otellerde kalıyorlar. Steigenberger Airport Otel, Türkler'le yüklü. Fuara gelen işadamlarımızla muhabbet ediyoruz. Tümü dertli. Bir dokun, onbin işit. Erzurum, Ağrı ve Kars'lı işadamı temsilcileri bırakın kaynak bulmayı, bölge insanlarının "açlık" sınırında olduğunu irkilerek anlatıyor. Vatandaş artık fırınlardan daha ucuz olduğu için "bayat" ve satılmayan ekmekleri daha ucuza ve pazarlıkla alıyormuş. Manavda da sebze-meyveyi. Bölgeye süper değil hiper ve mega marketler de gelmiş, fakat kentlerin pazar payı % 10'u bile olmadığı gibi, küçük esnafı da bitirmiş. Ülkenin iyi yönetilmediğinde işadamları sanki ağız birliği etmiş. Arabella Sheraton Grand Otel'de bir tanışma yemeğinde Almanya'daki işadamlarıyla birlikte olduk. Eschborn Türk Kültür Cemiyeti Başkanı, işadamı Elazığlı Ramazan Nergiz, Avrupa'da her sektörde iddialı olduklarını gururla anlatıyor. Hele inşaat sektörü olunca akan sular duruyor. Sayın Nergiz Ankara'nın Almanya'daki kendi insanlarına hâlâ ağır ve hantal baktığını savunuyor, çifte pasaport olayında gevşek davranıldığını iddia ediyor. Özel sektör, kamudan daha atak. Elazığlı işadamı Suat Öztürk, Almanya'daki hemşehrilerinin birikimini memleketine transfer ediyor. İki taraf da memnun. Müthiş bir 'hemşehri dayanışması" var. Köln'de Avukat, Elazığlı Nevber Kılıçcıoğlu da hukukun gereğini yapıyor. Bir soruma cevabı ilginç: "-Almanya'da davalar, 6 ay ile üç yıl arasında karara bağlanıyor. En fazla da medeni hukuk, ticaret ve yabancılar davası yekûn teşkil ediyor. Almanya'da müthiş bir işadamı potansiyeli var. Onun organizasyonuyla ilgileniyoruz. Sanatçı Nalan Sam 40'lı yıllardan bu yana bütün Türk Sanat Müziğinin nostaljik havasını büyük bir maharetle estirirken, işadamımız Aslan Önel başta Sony; ileri teknolojilere Raks ile batıda "hodri meydan" dedi. 80 gramlık cep telefonu ve maharetleri sergilendi o gece. Göğsümüz kabardı. Peki pazar bulmuş mu? O da ne ki? Türk televizyonlarının batıda pazar payı % 2.5. Şimdi sıra cep telefonunda. Haydi rastgele. Bir müddet Almanya'dayım. Sizlere buradan merhaba diyeceğim.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT