BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Ümidimizi kaybetmedik’

‘Ümidimizi kaybetmedik’

Özbilici "Kayıpları aramaya devam ediyoruz... Ümidimizi kaybetmiyoruz. İstanbul'da sokak sokak dolaşıp bulduğumuz kayıpları, dernek binasında ağırlıyoruz. Binamız ufak da olsa yirmi otuz kişilik ağırlayacağımız yerimiz var. Bakımsızlıktan dökülen bu bina adeta "Umut Köyü" gibi..."diye konuştu.



YAKAD, yani Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği ufacık bir dernek. Fatih'te dar bir sokakta. Üzerinde kayıp yüzlerin bulunduğu bir küçücük otobüs var. Yakınları Kaybolmuş Aileler Derneği olarak faaliyet gösteriyor. Çok üzgünüz. Sesimizi haykırıyoruz karanlık geleceğe. Şurada gördüğünüz ailelerin hepsi umut peşinde yaşıyorlar. Eğer umutları kaybolursa bu insanlar yaşayamaz. Her gün yeni bir kayıp haberiyle yüreğimiz dağlanıyor. İşte gördüğünüz beyefendinin babası on gün önce gelmiş İstanbul'a. Ama şimdi o da kayıp. Oğlu da kayıpları olanların arasında. Bir umut çırpınıyoruz. 6 yılda 750 kayıp hayatı bulduk. Her bir kişiyi bulduğumuzda sanıyoruz ki hepimiz yakınlarımızı bulduk. Suçu olan aranıyor Bizim kayıplarımız adi kayıp olarak değerlendiriliyor. Yani herhangi bir suç işlemiş de kaybolmuş olsalar zaten adli makamlar peşine düşüyorlar. Bizim kayıplarımızın peşine kimsenin düştüğü yok. Zaten onsekiz yaşından büyük olan kayıbı hesaba bile katmıyorlar. Dolayısıyla biz de kendi kendimize diyoruz ki, bizim yakınlarımız kaybolmadı. Biz yakınlarımızı kaybettik." Bu aradaki nüansı sanırım anlarsınız. Umudun hikayesi Bu otobüsü kiralamıştık. Kirasını veremeyince sahibi el koydu. Çalmadık kapı bırakmadık. Ama ihtiyacımız olan parayı bulamadık. Bütün umutların tükendiği bir anda Almanya'dan Muzaffer Çelik isimli gurbetçi imdadımıza yetişti. Bastırıp parayı satın aldı otobüsü. Kullanım hakkını da derneğe bırakıp aynı gün döndü Almanya'ya. Sonra yeniden başladı umuda yolculuk. Mazotumuz bitti, yollarda kaldık. Bazen bir hayırsever vatandaş, bazen bir belediye başkanı doldurdu depomuzu. Şimdilerde Fenerbahçe Rotary Klübü finanse ediyor otobüsümüzün yakıtını. Nerede bu insanlar? Gerçekten bir duyarsızlık sözkonusu. Bir ülkede 10 binden fazla insan kayıp ve kimsenin nerede olabileceklerine dair hiçbir fikri yok. İstatistikler biraz olsun Türkiye'nin kayıp yüzü hakkında fikir veriyor. Marmara Bölgesi yüzde 44'le ilk sırada geliyor. İç Anadolu yüzde 17, Ege 11, Doğu ve Güneydoğu 10, Karadeniz ve Akdeniz Bölgesi de yüzde 7 ile yer alıyor kayıp dağılımında. Kayıpların şehirlere göre dağılımında İstanbul yüzde 35 ile liste başı. İstanbul'u Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Bursa takip ediyor. Yaşlara göre dağılım ise hayli ilginç. Hemen hemen her yaş grubundan kayıp var. En fazla kayıp yüzde 35 ile 15-25 yaş grubundan. Üstelik kayıpların yüzde 80'i okuma yazma bilmiyor. Nerelere gitmedik ki? Sesimizi duyurmak için nerelere gitmedik ki? YAKAD'ın rahmetli başkanı babam İsmet Özbilici, 1997 yılında Çankaya'ya çıkıp kaybolan çocukları anlattığında, şu cevabı almış: "Türkiye büyük bir ülke. Kaybolanlar olacaktır ve Türkiye bunların üstesinden gelir." Oysa bugün aynı Türkiye'de kaybolan her 10 kişiden 3'ünün izine bile rastlanmıyor. Peki nerede bu insanlar? Çocukların satılmak ve evlatlık verilmek, genç kızların fuhuş sektöründe çalıştırılmak için, diğer gruptakilerin ise organ ve uyuşturucu ticareti, cinayet, evlenme vaadi gibi nedenlerle kaçırıldıkları öteden beri biliniyor. Organ mafyası için bir çocuğun değerinin 300 milyar olduğu düşünülürse bazı gerçekler daha iyi anlaşılır. Üstelik kayıpların yüzde 20'si zihinsel özürlü ya da şuurunu kaybetmiş insanlar. Bırakın sivil toplum kuruluşlarını devletin kayıpların bulunması için yaptığı çalışmaların çok yetersiz olması seks ve organ tacirlerinin işlerini kolaylaştırıyor. Poliste kayıpların fotoğraflarının yer aldığı bir online bilgi bankası bile yok. Aramaya devam... Ümidimizi kaybetmiyoruz. Kayıpları aramaya devam ediyoruz. İstanbul'da sokak sokak dolaşıp bulduğumuz kayıpları, dernek binasında ağırlıyoruz. Binamız ufak da olsa yirmi otuz kişilik ağırlayacağımız yerimiz var. Bakımsızlıktan dökülen bu bina adeta "Umut Köyü" gibi. Arka taraftaki ranzalarda yatanlardan biri Basın-Yayından mezun yaşlı bir kadın. Yıllardır sokaklardaymış. Ali Amca'nın ise kimsesi yok. Başka bir teyze var o da 25 yıldır sokaklarda. İki çocuğunu bulduk. Onlar da ilgilenmedi. ‘İnternete gireceğiz’ Omnis İnternet Hizmetleri Tarafından YAKAD'a yardım amacı ile hazırlanan www.kaybolanlar.com adresindeki sitede kayıpların fotoğrafları yer alacak. Kayıplarla ilgili her türlü bilgi ve mesajlar yayınlanacak. Umuda yolculuk sanal dünyada da sürecek. Derneğe isteyenler internet aracılığıyla üye de olabilecekler. Ancak bu yeterli değil. Gözü yaşlı analar, babalar umut seferine çıkmak istiyor. Altı yılda üç kez dolaştık Türkiye'yi. 750 kayıp hayatı bulduk. Adeta yeniden doğdu analar, babalar. Üç değil bir kez daha dolaşsak bir kişi bile bulsak değmez mi? Düşünün, bir sevdiğiniz hayattan ayrıldığında ne kadar üzülürsünüz, hayat nasıl anlamsızlaşır. Ya sevdiğiniz insan, bilmediğiniz bir yerde ise ve bir daha hiç haber alamamışsanız, o zaman ne yaparsınız? Yardımlarınız için Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği, Ziraat Bankası-Fatih Şubesi Hsp. 125742 Tel: 0212 635 28 64, Fax: 532 73 12 Cep: 0532 412 88 41
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT