BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ermeni terörü

Ermeni terörü

1923-1973 arası tam 50 yıl, Sözde Ermeni soykırımını ve Büyük Ermenistan hayalini her türlü medya vasıtaları ile dünya kamuoyuna duyurup, beyin yıkama metotları ile dünya kamuoyunu aldatan Ermeniler için artık söz zamanı geçmiş ve terör zamanı başlamıştır.



1923-1973 arası tam 50 yıl, Sözde Ermeni soykırımını ve Büyük Ermenistan hayalini her türlü medya vasıtaları ile dünya kamuoyuna duyurup, beyin yıkama metotları ile dünya kamuoyunu aldatan Ermeniler için artık söz zamanı geçmiş ve terör zamanı başlamıştır. Sadece 24 Nisan günlerinde yapılan anma günleri Ermenilerin seslerini duyurmaları için yeterli değildi. Daha "Sansasyonel" eylemlere ihtiyaç duydular. Tarihin gerçeklerinden ders almayan birtakım güçler ve Haçlı kini ile hareket eden ülkeler, Osmanlı Devletinin ana (çekirdek) toprağı olan Anadolu'da kurulan Türkiye'ye karşı gizli bir savaş açtılar. Osmanlıda olduğu gibi aynı unsurları kullanmaya başladılar. Yunanlılara ilaveten (Türkiye dışındaki Ermeniler) ve bunlara ilâveten bölücü Kürtleri ve Türkiye'deki aşırı sol uçtaki Marksist terör örgütlerini kullanmaya başladılar. Türkiye dışındaki Ermenilere gelince; 1923-1973 arası 50 yılda toparlandılar. Siyasi ve ekonomik açıdan güçlendiler. Tekrar Büyük Ermenistan hayali ve toprak bahanesi ile Hıristiyan Batı ülkelerinin ve Hıristiyan Kiliseler Birliği'nin Türkiye'ye karşı açtığı ilân edilmemiş savaşta bir "piyon" olarak yerlerini aldılar. Bu sefer ağızlarında sözde Ermeni soykırımı yalanı da vardı. İlk terör eylemini 27 Ocak 1973 tarihinde ABD'de yaşayan 75 yaşındaki Ermeni Mıgırdıç Goorgen Yanıkyan gerçekleştirdi. Yakınlık kurduğu 2 Türk diplomatını öldürerek Ermeni terörünün tetiğini çekti. Katil Ermeninin mahkemesi ise tam bir rezalet idi. Talat Paşa'yı Berlin'de öldüren Tehliriyan'ın davası gibi katil değil ölen maktul yargılandı. 1974 yılında Batı'yı şok eden ve endişelendiren bir hadise oldu. Türkiye Lozan'dan sonra ilk defa milli sınırları dışında askeri bir harekât yapıyordu. Ve bu şekilde Hıristiyan kiliselerinde her pazar ayinlerinde söylenen "Haçın girdiği yere bir daha Hilâl girmez" sloganı geçersiz oluyordu. Yunanlıların ENOSİS girişimleri üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri, Londra ve Zürih Antlaşmalarını ve 1960 Kıbrıs Anayasası'ndaki hakkını kullanarak Barış Harekâtı ile ENOSİS'i ve Kıbrıs'taki Türkler gibi Makarios yanlısı Rumların katliamını önlemiş oluyordu. Kuzey Kıbrıs, Türkiye'nin güvenliği için önemli bir yer olduğu gibi Doğu Akdeniz'de stratejik bir noktadır. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtından sonra Türkiye'ye karşı piyonlar artırıldı. ASALA adlı Marksist Ermeni terör örgütü, PKK, aşırı solcu (Marksist) Türk örgütleri, yıkıcı, bölücü ve Türkiye'nin ekonomisini çökertmek için her türlü faaliyete giriştiler ve bu amaçla başta Yunanistan, Suriye, Güney Kıbrıs, Bulgaristan ve Lübnan'da üsler kurdular. AB, ABD, Fransa, Almanya ve İtalya himayesinde kanlı terör eylemleri yaptılar. ASALA'nın yapmış olduğu 199 eylemin ülke ve sayısı ise şöyledir: Fransa 54, İsviçre 21, ABD 19, İtalya 18, Lübnan 16, İran 14, Belçika 7, Almanya 7, Kanada 6, İngiltere 6, İspanya 6, Türkiye 5, Danimarka 4, Avusturya 3, Yunanistan 2, Avustralya 2, Portekiz 2, Vatikan 1, Lüksemburg 1, Yugoslavya 1, Bulgaristan 1'dir. 199 eylemde 41'i Türk, 10'u Fransız olmak üzere 56 kişi ölmüştür. 161'i Türk, 23'ü İsviçreli olmak üzere 403 kişi de yaralanmıştır. Türklerin dışında ölü ve yaralı oluşu üzerine Batılı ülkeler ASALA ve diğerlerinden desteğini çekince Ermeni terörü sona erdi. Ama Hıristiyan Batılı ülkeler bu sefer PKK'yı ASALA yerine ikame ederek PKK'ya destek verdiler. Vermiş oldukları bu destek sonucunda 30 bin kişi katledildi. Ve yine Türkiye en az 200 milyar dolar zarara uğradı. Bunlarla beraber GAP'ın bitişi de geciktirildi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT