BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Askerlerin hassasiyeti

Askerlerin hassasiyeti

Harp Akademileri'nde iki gün üst üste yapılan "kritik" sempozyumda söz alan bütün askerlerin, üzerinde hassasiyetle durdukları tek nokta, Türkiye'nin dayatmalarla, emrivakilerle karşı karşıya bırakılmaması için dikkatleri çekmekle özetlenebilir.



Harp Akademileri'nde iki gün üst üste yapılan "kritik" sempozyumda söz alan bütün askerlerin, üzerinde hassasiyetle durdukları tek nokta, Türkiye'nin dayatmalarla, emrivakilerle karşı karşıya bırakılmaması için dikkatleri çekmekle özetlenebilir. Gerçekten de, gerek Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Nahit Şenoğul'un hem açılış hem kapanış konuşmaları, gerek diğer üst rütbeli subayların tebliğlerinin temelinde, bu kuşku ve uyarı yer alıyor. Korgeneral Turgut'tan Sempozyumun ikinci gününde, Genelkurmay Plan ve Prensipler Başkanı Hava Pilot Korgeneral Reşat Turgut'un sözleri ve iddiaları, katılımcıları etkiledi. Ayrıntılarını gazetemizde okuyacağınız konuşmasında: "Türkiye'nin önerilerine kayıtsız kalınması mevcut NATO-AB işbirliği sürecini destekleme anlamında şevkimizi kırmaktadır" diyen Korgeneral Turgut'un "Türkiye şimdi doğal olarak AB üyesi Avrupalı müttefiklerden attıkları imzaya sadık kalmalarını beklemektedir" şeklindeki cümlesinin de altını çizmek gerekiyor. ...Ve Tümgeneral Erdağı Genelkurmay Plan Harekat Daire Başkanı Tümgeneral Ethem Erdağı ise, NATO'nun son durumu ve gelecekteki konumu hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulunurken, "Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği'ne en güçlü birliği Türkiye'nin önerdiğini belirterek, NATO'daki AGSK konusundaki veto yetkisini de geri almasının mümkün olmadığını öne sürmesi, dikkatleri çekti. Oturum Başkanı Emekli Orgeneral Doğu Aktulga'nın da, Türkiye'nin AGSK oluşumu dışında tutulmasının kabul edilebilir olmadığını vurgulaması, askerlerin kararlılığını sergiliyor. Sivillere gelince Ne var ki, sempozyumun iki gününde de söz alan ve geçmişte çoğu önemli mevkilerde bulunan siviller, Avrupa Birliği için gerekli her şeyin yapılması, fedakârlığın gösterilmesi gereği üzerinde durdular. Özellikle, Dışişleri eski Bakanlarından İlter Türkmen'in konuşmalarında Avrupa Birliği'ne giriş şartlarının sırf Türkiye için hazırlanmadığı, buna uyulmasının icap ettiği tezini işlemesi ilgi uyandırdı. Bu arada, Türkmen'in, Türkiye'nin AB politikasının sadece AGSK'ya indirgeyemeyeceğini beyanı, sivil ile askerin görüş farklılıklarını ortaya çıkarmıştır sanırız. Sonuç olarak Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Nahit Şenoğul'un kapanış konuşmasında da, askerlerin Avrupa Birliği ve NATO'nun konumu, geleceği konusundaki duyarlılıkları bir kez daha vurgulanıyor. Elbette, sempozyumda ele alınan konular, öne sürülen görüşler, yapılan uyarılar, hem askeri hem sivil gözle yeniden değerlendirilecek ve belki de bir strateji belirlenecek. Ancak, iki günlük çalışmada bile, askerlerin, Avrupa Birliği ve buna bağlı NATO'nun geleceği konusunda çok hassas oldukları, bu arada yanlış anlaşılmaktan çekindikleri ortaya çıkıyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT