BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Belediye vatandaş el ele

Belediye vatandaş el ele

Ali Rıza Bayraktutan isimli okuyucumuzun sorusu şöyle: "Devlet Su İşleri, su getireceğim diyerek yerimi istimlak etti.



Ali Rıza Bayraktutan isimli okuyucumuzun sorusu şöyle: "Devlet Su İşleri, su getireceğim diyerek yerimi istimlak etti. Şimdi, istimlak ettiği bu yeri Belediye kullanıyor ve hatta bir kısmında da tuvalet açmış. Arsamın geri kalan kısmını ise bu sebepten kullanamıyorum. Ne tavsiye edersiniz?" Cevap: İstimlak Kanunu, mülkiyet hakkına kamu yararı maksadı ile getirilmiş bir engeldir. Belediyelerimizin ve ilgili kamu kurum ve kuruluşların halkımıza daha iyi hizmet sunabilmesi için istimlaka çağdaş hukuk anlayışında yer verilmiştir. Ancak, çağdaş hukuk anlayışının bir gereği de, bu hakkın hiçbir şekilde kötüye kullanılmamasıdır. Bunun için, bir gayrimenkul her ne maksat için kamulaştırılmış ise, o maksat için kullanılmak durumundadır. Maksat dışı kullanım halinde veya, hiçbir şekilde kullanılmadığı takdirde ve aradan beş yıl geçmiş ise, malikin mahkemeye müracaat hakkı doğacaktır. Bu müracaat hakkı bir yıl için geçerlidir. Buna göre, 5 yıldan itibaren bir yıl içinde dava açarak, gerekli maksat için kullanılmadığı veya başka maksatlarla kullanım halinde ise, bu kullanımın öğrenildiği tarihten itibaren ve azami bir yıllık süre içinde konunun yargıya intikal ettirilmesi imkanı bulunmaktadır. Bunun için Asliye Hukuk Mahkemesine müracaat ederek dava açmak ve alınan bedelin kanuni faizi ile birlikte depo edilmesi şartı bulunmaktadır. Bu halde, yerinize tekrar kavuşabilirsiniz. Kalan kısım da alınır Bir an için, kamulaştırma usulüne uygun olsa dahi, kısmı kamulaştırmalarda geride kalan kısım malik için bin alma ifade etmiyor ise, kanunen o kısmın da kamulaştırılması ve bedelinin vatandaşa ödenmesi zorunluluğu vardır. Kanunların amacı vatandaşın mutluluğudur. Vatandaşları mağdur etmek değildir. Yine, belediyelerin temel hedefi ise, beldelerin imarı ve güzelleştirilmesidir. Bunun için kurumlar ile vatandaşların el ele vererek, güzel günlere ve mekanlara insanlarımızı taşıması gerekir. Bunun için de objektif adalet duygusu ile hareket edilmesi ve subjektif yaklaşımlardan uzaklaşılması gerekmektedir. Yeniden düzenlemeler... Ülkemizde özellikle yaşanan depremlerden sonra imar konusunda birtakım düzenleme çalışmaları yapılmaya başlanmıştır. Ancak, bunları yeterli bulmuyoruz. Bunun için öncelikle İmar Kanunu ve Kamulaştırma Kanunu'nda yeniden düzenleme bekliyoruz. Bu iki kanun, maksadına ve ihtiyaca uygun bir şekilde yeniden düzenlenmelidir. Özellikle, şehirlerdeki bitişik nizam ve çok katlı yapıdan kentlerimizin arındırılması; insanlarımıza yaşanabilir ve nefes alınabilir bir belde sunulması yolunda yoğun çalışma yapılmasını beklemekteyiz. Bunun için, öncelikle, İmar Kanununda yapılacak çalışmalar ile, Belediyelere yetki verilmeli ve hızlılık sağlanmalıdır. Bunun yanında, Belediyelerin sorumluluk anlayışı geliştirilmeli ve subjektif çalışmaların ise karşılığı düzenlenmelidir. Mevcut yapılaşma yerlerinde ise, yeni yapılaşmalarda mutlaka, yaşanabilirlik ölçüsü uygulanır olmalıdır. Bir günde şehirlerimiz bu hale gelmediği için, bir günde düzelme bekleyemeyiz. Ancak, elli yıllık bir dönem sonrasında, merkezi yerleşim birimlerimizin eski güzelliklerine kavuşması neden mümkün olmasın?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT