BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kira gelirlerinde istisnadan yararlanma şartları

Kira gelirlerinde istisnadan yararlanma şartları

Ocak ayının, gelir vergisi açısından gelirleri sadece kira gelirinden ibaret olanlarca kira gelirlerinin beyan olunduğu ay olması dolayısıyla, bu yazımızı da bu konuya ayırdık.



Ocak ayının, gelir vergisi açısından gelirleri sadece kira gelirinden ibaret olanlarca kira gelirlerinin beyan olunduğu ay olması dolayısıyla, bu yazımızı da bu konuya ayırdık. Bu yazımızda kira gelirlerinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun 21. maddesinde düzenlenen 630.000.000,- Liralık istisnadan yararlanma şartlarını inceleyeceğiz. Gerçek kişilerin şahsi servetleri kapsamında yer alan kira gelirleri, bilindiği gibi, gelir vergisine tabidir. Kira gelirlerinin beyanı açısından, önem taşıyan konu, kiraya verilen gayrimenkulün konut olup olmadığıdır. Konut olarak kiraya verilen gayrimenkullerden elde edilen kira gelirleri tamamiyle beyana tabi iken, işyeri olarak kiraya verilip üzerinden stopaj yapılmış kira gelirlerinin beyan edilmesi, brüt tutarları toplamının 4.375 milyon lirayı aşması şartına bağlıdır. Bu konuları geçen haftalardaki yazılarımızda incelemiştik. Öte yandan Kanunumuz, konut olarak kiraya verilen gayrimenkullerle ilgili, bir istisna getirmiştir. Bu istisna tutarı, 2000 yılında elde edilmiş kira gelirleri için 630, 2001 yılında elde edilecek kira gelirleri için ise 700 milyon lira olarak belirlenmiştir. Ancak bu istisnadan yararlanmak bazı şartlara bağlanmıştır. Bu istisnadan yararlanabilmek için gerekli ilk ve temel şart, kiraya verilenin kiracı tarafından konut olarak kullanılmasıdır. Kiraya verilenin kullanım amacı kat mülkiyeti esasları ve binanın yönetim planına göre konut olarak gözüküyor olsa dahi, kiracının kiralananın ticari maksatla kullanması (örneğin şirket merkezi veya şirket personeli için lojman gibi) halinde istisnadan yararlanmak mümkün değildir. Öte yandan mükellefin, konut olarak kiraya verdiği yerlerin yanı sıra işyeri olarak kiraya verdiği yerlerinde bulunması halinde, konut olarak kiraya verilen yerler için, aşağıda yer alan diğer şartları da taşımak kaydiyle istisnadan yine yararlanmak mümkündür. Örneğin mükellef, yıl içerisinde bir dairesini konut, diğer dairesini işyeri olarak kiraya verdiyse konut olan için istisnadan tam olarak yararlanır. İstisnadan yararlanmanın ikinci şartı ise, kira gelirinin tam olarak beyan edilmiş olmasıdır. İstisna haddi üzerinde kira geliri elde edip de, bunu eksik beyan edenler de, bu istisnadan yararlanamayacaklardır. Örneğin Ahmet Bey'in 1 milyar lira kira geliri elde edip de, bunu hiç beyan etmemesi ve bu kira gelirini gizlediğinin saptanması halinde, 1 milyar lira üzerinden tarhiyat yapılacaktır. Ahmet beyin vergi matrahı hesaplanırken, istisna miktarı dikkate alınmayacaktır. Oysa Ahmet Bey, elde ettiği kira gelirini tam olarak zamanında beyan etse idi, 630 milyon lirayı aşan kısım, yani sadece 370 milyon lira üzerinden vergilendirme yapılacaktı. Bir başka örnekte ise, ayşe Hanım, 1 milyar lira konut kira geliri elde edip, kira gelirinin 200 milyon lirasını gizleyerek, 800 milyon lira kira gelirini 630 milyon liralık istisnayı da düşerek 170 milyon lira olarak beyan etmiş olsun. Ayşe Hanımın, 200 milyon lira gelirini gizlediği belirlenirse, cezalı tarhiyat gizlenen 200 milyon lira üzerinden değil, 630 milyon liralık istisnadan yararlanma hakkını da kaybedeceği için (200+630=) 830 milyon lira üzerinden yapılacaktır. İstisna, gerçek usulde ticari kazancı, zirai kazancı veya serbest meslek kazancı olmayanlara tanınmıştır. Eğer, dairesini konut olarak kiraya veren bir kişinin, aynı zamanda bir ticari kazancı veya serbest meslek faaliyeti varsa, istisnadan yararlanması sözkonusu olamayacaktır. Ancak burada, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin durumu, uygulamada duraksama oluşturmaktadır. Basit usul, eski götürü usulün yerine ihdas olunmuştur. Götürü usuldeki mükelleflerin matrahlarının, gerçekten elde ettikleri gelirle pek ilgisi yoktu. Ancak basit usulde vergilendirilen gelir, bu mükelleflerin düzenledikleri belgeler ile aldıkları belgelere göre belirlenmekte ve neticede kişinin gerçekten elde ettiği gelirin vergi matrahına alınmasına çalışılmaktadır. Bu sebeple, basit usulün de bir tür gerçek sul olduğu savunulabilir. Bu nedenle konuya ilişkin kanaatimiz, basit usulde vergi mükellefi olanların, konut kira gelirlerinin vergilendirilmesinde 630 milyon liralık istisnadan yararlanamayacakları yönündedir. Ancak bu konunun Maliye Bakanlığı tarafından kısa sürede açıklığa kavuşturulmasında yarar vardır. Öte yandan kira gelirleri, bu tür bir geliri olan bir kişi tarafından beyan edilen kişilerin de, bu istisnadan yararlanamayacaklarına ilişkin hüküm, aile reisi beyanının kaldırılmasına rağmen kanunda muhafaza edilmiştir. Bu sebeple, bu olumsuz şart, kira gelirleri, velileri veya vasileri tarafından beyan edilen küçükler için, önem taşımaya devam etmektedir. Örneğin, kira gelirleri ticari kazancı olan babası tarafından velisi sıfatı ile beyan edilen küçük, bu istisnadan yararlanamayacaktır. İstisna, konuta değil, şahsa tanınmıştır. Bu nedenle bir mükellef, birden fazla konut kira geliri olsa da, sadece bir defa istisnadan yararlanabilecek ve her bir konut için ayrı ayrı istisna hesaplamayacaktır. Kişinin muhtelif gayrimenkullerinden elde etitği kira gelirleri toplamından, sadece bir kez 630 milyon lira istisna olarak düşülecektir. İstisnanın, konuta dğil de, şahsa tanınmış olmasının bir başka sonucu ise, mal sahibinin konuttaki hisse oranının önem taşımamasıdır. Örneğin bir dairenin üç kardeşe miras olarak kalması durumunda, bu kardeşler daireye 1/3 oranında iştirak halinde malik olurlar. Bu dairenin kiraya verilmesi halinde kira gelirini kendi aralarında üçe taksim etseler dahi, her biri ayrı ayrı 630 milyon liralık istisnadan yararlanacaktır. Üç hisseli bir dairede, hissedarların hepsi diğer şartları da taşıyorsa, hissedarların yararlanacağı toplam istisna tutarı 1.890.000.000 lira olacaktır. İstisnanın, kira gelirlerinin Ocak ayında beyan edilip edilmediği ile bir ilgisi yoktur. Mükelleflerin diğer gelirleri dolayısıyla Mart ayında beyan edecekleri konut kirası gelirleri de, aynı şartlarla istisnadan yararlanacaktır. Hatta, beyanname süresini geçirerek ceza ödememek için pişmanlık dilekçesi ekinde beyan edenlerde, yine bu istisnadan yararlanabileceklerdir. Ancak bu arada önemli olan, sözkonusu kira gelirinin beyan edilmediğinin vergi dairesi tarafından fark edilerek incelemeye veya takdir komisyonuna müracaat edilmemesi veya mükellefle ilgili bir ihbarın yapılmamış olmasıdır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT