BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Doğruları görmek

Doğruları görmek

Birşeyler yolunda gidecekken ansızın bir rüzgar çıkıyor ve herşey yalpalıyor...



Birşeyler yolunda gidecekken ansızın bir rüzgar çıkıyor ve herşey yalpalıyor... Niyetler iyi fakat iyi niyetlerle yürümüyor, dönmüyor bu çark. Niyetler iyi de iyi olmasına, uygulamalar bambaşka. İki renkli gözlük takıyor insanlar. Şu yana bu yana yalpalıyor fikirler. Çocuk durmadan hata yapar, ancak büyüklerin hata yapmaması bilgiye tecrübeye, eleştirileri kabule, kitlelere kulak vermeye bağlı. Gel gör, büyükler de hata üstüne hata yapıyor. Demek ki şu saydıklarımı göresi bilesi yok onların da.. Mesela MHP lideri Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin bu görevleri almadan önce kitlelere verilmiş sözleri vardı. Öcalan konusunda ateşli konuşmalar yapıyor, bölücübaşının idam edilmesi gerektiğini haykırıyordu. Şimdi ise çizgiye ayak uydurmuş, vaadleri bir yana koymuş durumda. Yoksulluğun üzerine gidecek, yolsuzluklarla mücadele edecekti. Gel gör ki yoksulluk giderek on misline katlandı. Yolsuzlukların üstüne gidildi gidilmesine ama bu sorgulamalar sırasında iyi niyetli çabalar da yara aldı, almakta. Bence insanlar belli noktalara geldiklerinde çevreleri onlara ulaşamıyorsa o zaman çöküş başlar. Nitekim MHP'de de bütünlük korunuyor gibi gözükse de içten içe fikir ayrışmaları, kaynamalar var. Tansu Çiller'i dinledim yine. Arkadaşımız Sabahattin Önkibar'ın seçkin Alternatif programında. Çiller'in yine birçok doğruları mevcuttu. Tansu Çiller diyordu ki: "Öcalan meselesi Meclis'e bırakılacaktı, Meclis'te halledilecekti. Meclis kararıyla... Ve buna göre de ancak Öcalan idam edildikten sonra af çıkacaktı." Çiller'in bu görüşüne katılıyorum. İşte bu noktada Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi de hükmünü sürdürüyor olacaktı. Ama Öcalan dış politikada elimizdeki koz durumunda değil de sanki Batının ikide bir bizi köşeye sıkıştırma aracı gibi duruyor. Kendi kararlarımızı kendimiz alma konusunda yalpalıyor muyuz? Kim bizi engelliyor, var mı böyle birileri? Tansu Çiller'in dokunduğu bir başka önemli konu da Türk Dünyasını giderek kaybetmekte olduğumuz noktasıydı... Gerçekten sanki ölü toprağı serpilmişcesine bir suskunluk mu yaşanıyor, bana mı öyle geliyor? "Avrupa'yla Türk dünyası adına muhatab olan ve anlaşmalara imza koyan bizim yerimize Rusya'dır" diyor Tansu Çiller. Ne acı...Oysa Türk dünyasının sözde ağabeyi idik. Biz onlardan umutlu, onlar bizden umutluydular. Şimdi ne oldu? Çiller karşımıza dikilmeye çalışılan şu Ermeni meselesinde de Avrupa'nın bizi müstemleke müfettişi gibi yargılamak istediğini hatırlatıyor. Sahi nedir bu oyun? Nedir bu halimiz? Sanki dama oynuyoruz. Ve sürekli köşeye sıkışan biziz. Adım atamıyoruz, sağa sola kaçamıyoruz. Herkes görevini bilse ve herkes taşıdığı ideali kafasındaki hedefi, insanlara vaadlerini bir yana koymasa şüphesiz Türkiye'nin durumu başka olurdu. Batı karşısında ezik bir Türkiye görmek istemiyoruz. En güzeli yeniden Atatürk'ü anlamak ve kişilikli bir politika ile yetenek ve bilgiyi yan yana getirerek ülke çıkarları çerçevesinde adımlar atmak...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108518
    % -0.49
  • 3.8438
    % 0.16
  • 4.5151
    % 0.22
  • 5.1272
    % 0.07
  • 153.448
    % -0.29
 
 
 
 
 
KAPAT