BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rektörler Konuşuyor 2

Rektörler Konuşuyor 2

Üniversite rektörleri, akademik personelin ücretlerinin azlığından yakınırken, kendilerinin yetiştirdiği vasıflı elemanları özel sektöre kaptırmaktan şikayet etti



‘Torba bütçe’ istiyoruz DİE verilerine göre 4 kişilik bir ailenin aylık asgari geçim masrafı 500 milyon dolayında. Oysa araştırma görevlisi için verilen ücret 268 milyon lira. Batı üniversitelerinde görev yapan araştırma görevlisi ise bin 800 ABD doları ücret alıyor. Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tunçalp Özgen, 260 milyon lira ile çalışacak araştırma görevlisi bulmakta zorluk çektiğini söyledi. Araştırma görevlisi olmak için verilen ilanlara kimsenin başvurmadığını belirten Prof. Özgen, "Bir çok bilim dallarına araştırma görevlisi arıyoruz, ancak bulamıyoruz. Dil bilen ve iyi eğitim almış gençlerimiz ise özel şirketlerde yüklü ücret ile işbaşı yapıyor. Bazı profesörler de bahaneler ile vakıf üniversitelerine geçiyor. Bilim adamına yaraşır bir ücretin verilmesi konusunda yaptığımız görüşmelerin ise dikkate alınmamasını anlamak mümkün değil. Bilim adamları adeta saygınlığını yitirmiş durumda. Böyle devam ederse üniversiteler bilimsel işlevini kaybedecektir" dedi. Bürokrasiden şikayet Öğretim elemanlarının ücretleri ülkemizdeki yaşam standartlarının çok altında. DİE tarafından yapılan belirlemeye göre 4 kişilik bir ailenin aylık asgari geçim masrafı 500 milyon lira dolayında. Oysa bir araştırma görevlisi 268 milyon lira, yardımcı doçent 411 milyon lira, doçent 462 milyon lira ve profesör ise 632 milyon lira ücret alıyor. Bu ücretler devlet üniversitelerinin ciddi öğretim elemanı kaybına yol açıyor. Oysa batı üniversitelerinde araştırma görevlisi bin 800 ABD doları, yardımcı doçent 2 bin 200 dolar, doçent 2 bin 500 dolar ve profesör ise 3 bin dolar ücret alıyor. Yurtdışı araştırma imkanları olmayan üniversitelerin çağa uyum sağlaması mümkün değil. Bünyesindeki Tıp Fakültesi ile bu imkanları kendi olanakları ile yakalayan bazı üniversiteler ise Maliye Bakanlığı'nın onayını almadan yatırım yapma ya da personel alma imkanlarından da yoksun bırakılmış. Dünya üniversiteleri ile uyum sağlamaları gereken üniversitelerimiz adeta bürokrasiye terkedilmiş. Kendi kaynaklarımızla alalım Ücretlerin yaşam standartlarının altına çekilmesi nedeni ile üniversiteye gelen elemanların özel sektörde iş bulmakta zorluk çeken insanlar olduğunu kaydeden Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tunçalp Özgen, bu gelişmenin ülkemizde yüksek öğretime gölge düşürdüğünü sitem ederek ifade ediyor. Devlet kadrolarında meydana gelen şişkinlik nedeni ile personel alımlarının durdurulduğuna da işaret eden Rektör Özgen, "Hesaplar tasarruf uğruna yapılmış olabilir, saygı duymak gerekiyor. Ancak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi acil sağlık personeline ihtiyacı olan bir hastanedir. Kaliteli tıp hizmeti veriliyor, tercih ettiğimiz personel ise iyi eğitilmiş olmalıdır. Biz personel alırken hassas hareket ediyoruz ancak bize gelen personel iş bulamayan personelden öteye gitmeyen bir bilgi ile eğitilmiş. Tercihimiz bu değil. Kendi yarattığımız kaynaklar ile personel almak istiyoruz ancak bir sağlık hemşiresi almak için maliyenin onayını beklemek çağdaş bir düşünce değildir. Bu bürokrasi ile hizmet vermek mümkün değil. Bu anlayışı da anlamak mümkün değildir" şeklinde sitemlerini dile getirdi. Prof. Dr. Özgen, bazı kurumlarda personel açığının, bazı yerlerde ise personel fazlalığı bulunduğuna dikkat çekti. Gelişen ülkelerin arkasında kaliteli bir eğitim olduğuna dikkat çeken Hacettepe Üniversitesi Rektörü Özgen, bütçeden eğitime ayrılan payın ülkemize uygun olmadığını belirtti. Gelişekte olan üniversiteler ile gelişen üniversitelerin farklı kategoride değerlendirilmesi gerektiğini de vurgulayan Rektör Özgen, taklit ve kopyecilikten kimseye fayda gelmeyeceğini söyledi. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Topbaş: Bilgiyle kalkınırız İçinde bulunduğumuz yüzyılın bilgi çağı olacağını söyleyen Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M.Turgut Topbaş, "Bu yüzyılda fakir ülke tanımı yerini cahil ülke tanımına bırakacak. Gelecekte bilgi üreten ülkeler değer kazanacak" diyor. 21.yüzyılın buluşları ve teknolojik yenilikleri ile gündeme gelecek bir dönem olacağına işaret eden Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümtaz Turgut Topbaş, dünyadaki gelişmelerde "eğitim-öğretim-araştırma" üçgeninin vazgeçilmez önemli bir işlevinin olduğuna da dikkat çekti. Rektör Topbaş'ın düşüncelerinde şekillenen eğitim gerçekten ihmale gelmeyecek bir sorumluluk ve bu sorumluluktan taviz verilmemesi gerekiyor. 21. Yüzyılda fakir ülke yerine cahil ülke tanımının kullanılacağını söyleyen Rektör Topbaş, gelecekte bilgi üreten ülkelerin değer kazanacağını söyledi. Çağdaş Türkiye'nin çağdaş üniversiteden geçtiğini de söyleyen Rektör Topbaş, Tokat'ta sadece öğrenci eğitmekle yetinmiyor, Tokat'taki köylü ve çiftçiyi de üretim konusunda bilgilendiriyor. Bugün Tokat ve çevre illerde çok sayıda tarlada ekilen ürünün teknik analizinde ve hasatında ise Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nin emeği var. Eleman yetersizliği Her üniversitede olduğu gibi gelişmekte olan Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde de kaynak ve eleman yetersizliği bulunuyor. Rektör Topbaş "Üniversiteme ayrılan ödenek yetersiz. Laboratuvar, araç, kitap ihtiyacımızı karşılayamıyoruz. Bu durum öğretim elemanlarının haklı şikayetlerine neden olmaktadır" dedi. Torba bütçe uygulanmasını öneren Rektör Topbaş, üniversitelere ayrılan paranın herhangi bir fona bağlı olmadan üniversitelere verilmesi gerektiğinde ısrarlı. Prof. Dr. Topbaş, idari ve akademik kadro yetersizliğinden dolayı da istenilen eğitimi veremediklerinden dolayı eziklik hissettiklerini vurguluyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110383
    % 0.96
  • 3.8526
    % -0.29
  • 4.5413
    % -0.19
  • 5.1468
    % 0.06
  • 155.726
    % -0.11
 
 
 
 
 
KAPAT