BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > YÖK’ün yaptığı hukuk ve Anayasa ihlalidir

YÖK’ün yaptığı hukuk ve Anayasa ihlalidir

Size YÖK’ün Anayasamızı ve hukuku nasıl hiçe saydığını yazıyorum. Yükseköğrenimlerini yurtdışında tamamlayanların durumları tam bir hukuk skandalına dönüştü.



Size YÖK’ün Anayasamızı ve hukuku nasıl hiçe saydığını yazıyorum. Yükseköğrenimlerini yurtdışında tamamlayanların durumları tam bir hukuk skandalına dönüştü. 14 Temmuz 1996 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Diploma Yönetmeliği’ne göre; Tıp, Mühendislik, Diş Hekimliği, Eczacılık, İktisat, vb. bölümlerin diploma denklikleri sınav sonucuna göre yapılmaktadır. Bu sınava sadece tanınan üniversitelerden mezun olanlar girebilmektedir. Hukuk İhlali -1: İlgili yönetmeliğin hukuken 14 Temmuz 1996’dan sonrasını kapsaması gerekirken, her nedense bu tarihten önce kaydını yapanları kapsamakta, bunlara da imtihan şartı konmaktadır. Hukuk İhlali - 2: YÖK’ün yaptığı bu imtihana 3 defa girme hakkımız olmasına rağmen, askerlik işlemlerinin ne olacağına kimse cevap verememektedir. Asal’ın Diploma Denklik maddesinde kabul veya ret cevabına göre yükümlünün statüsü belirlenmektedir. İmtihanla ilgili hiçbir ibare yoktur. Bu durumda ikinci ve üçüncü imtihan hakları otomatikmen yanmaktadır. Bu durumdaki gençler Yedek Subaylık imkanından faydalanamadan 18 ay er olmak üzere askerliğe sevk edilmektedir. Hukuk İhlali - 3: Anayasanın eşitlik ilkesine göre yurtdışında tanınan üniversitelerden mezun olanlar gibi Türkiye’deki üniversitelerden mezun olanların da seviye tesbit sınavına girmeleri gerekir. Aksi bir davranış Anayasamızın bu ilkesine aykırıdır. Hukuk İhlali -4: YÖK’ün internetteki sitesinde, denklikle ilgili kısımda, ders muhtevalarına ve saatlerine göre başvuru kabul edilmekte, reddedilmekte veya sınava alınmaktadır diye ibare var. Kimlerin kabul kapsamında olduğuna kimse cevap verememektedir. Anlaşılan bu muhtevaya nüfuzlu kimseler girmektedir. Hukuk İhlali - 5: Eğer bir üniversite Türkiye tarafından tanınıyorsa, diplomasının da tanınması gerekir. Aksi bir durum, imzaladığımız uluslararası anlaşmalara aykırıdır. Yarın onlar da misillemeye giderek bizim üniversitelerin diplomalarını tanımayabilir. Bu konu en kısa zamanda çözüme kavuşturulmalıdır. Kimse kendi ülkesinde ikinci sınıf vatandaş muamelesi göremez. * Yiğit Yönetmelik sadece bizim için mi geçerli? Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü’nün dikkatine; Orman Genel Müdürlüğü’nün bünyesinde, Bölge Müdürlükleri’nde çalışan yerli Orman Muhafaza Memurları için 23.06.1997 tarih 5087 numaralı tamim ile yayınlanan, Tayin ve Atama Yönetmeliği’nin 4 maddesi, memurun kendisi ve eşinin doğduğu yerde görev yapamayacağını belirtiyor. Buna dayanılarak Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü’nün Yenice Orman İşletme Müdürlüğü’nde çalışan 21 memurdan, biz 8 kişi, önce 01.09.2000 tarih ve 5/7998 sayılı yazı ile geçici görev ile gönderildik. Ardından da 1 Kasım 2000 tarih, 10474 sayı ile tayin yazılarımız geldi. Sorduğumuzda, yukarıda belirtilen maddeye göre tayinlerimizin yapıldığı söylendi. Bizim suçumuz neydi, çalışmadık mı? Bu madde sadece bizler için mi geçerli? Yalnız Yenice’de mi yerli memur var? Orman Bölge Müdürlüğü’nün Karabük, Yenice, Bartın, Ulus, Ereğli, Dirgine, Devrek İşletme Müdürlükleri’nde de yerli orman muhafaza memurları var. Nerede kaldı eşitlik, neden haksızlık yapılıyor? Yoksa bu karar siyasi mi? * Bir grup Orman Muhafaza Memuru - ZONGULDAK Orman Muhafaza Memurları’nın halini bilir misiniz? Sayın Ecevit, Sayın Bahçeli, Sayın Yılmaz ve özellikle Sayın Orman Bakanı’na; Türkiye’de Orman Muhafaza Memuru ünvanlı bir memur sınıfı vardır. Bunlardan biri olan ben şahsen 23 yıl hatırlanmayı bekledim, ama sanırım pek bilen yok. Çünkü nerdeyse çeyrek asır oldu, bizler kimsenin aklına gelmedik. Peki bizlerin nasıl ve ne şartlar altında çalıştığımızdan kimin haberi var? Özellikle yangına karşı hassas ve hızlı göç alan, bu nedenle orman ürünlerine talebin çok olduğu, dolayısı ile kaçakcılığın da hayli fazla olduğu Akdeniz bölgesi ve benzer yerlerde üretimden, korumadan, imrarattan birinci derecede sorumlu olan bizler... Yolu izi olmayan arazi şartlarında, her gün onlarca hektar alan gezen, üzerinde yüzmilyarlarca odun tomruk vs. zimmetli olup, bunlardan sorumlu olan; hiç tatili olmayan, bayramı hayatından sildiği gibi yasal izinini de amirlerinin lütfu ile çok ender kullanabilen bizler... 24 saat görevlisin denilen, günlerce yangınlarla boğuşan ve yanında çalıştırdığı işçilerin ancak 1/4 ü kadar ücret alabilen dolayısı ile alay konusu olan bizler. Köle muamelesi gören bizleri lütfen azat edin, bazı mesleklerde yıpranma söz konusu olurken, kırk yaşın üzerindeki bu insanların Toros Dağlarında kaç gün üst üste gezebileceğini düşünüyorsunuz? Doğru dürüst araç görmüyoruz, otuz yıllık silahlar ve kıyafetler. Birşey koparabilmemiz için ille de politik davranmamız gerekiyor ise, inanın bu konuda öğretmen, sağlık personeli kadar avantajlıyız. Çünkü biz her gün bu toplumun sosyal, kültürel, ekonomik yönden en geri kalmış ve en büyük dilimi ile muhatap oluyoruz ve bunun bilincindeyiz... * İsmi mahfuz bir memur - ANTALYA
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT