BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TSK ve Avrupa Birliği -2-

TSK ve Avrupa Birliği -2-

Türk toplumunu ve siyasetini bölen "fay hattı" AB tartışmaları vesilesiyle gene kendisini gösterdi. Harp Akademilerindeki, maalesef katılamadığım sempozyumda da, anlaşılan AB konusundaki sakıncalarını ortaya koyan asker uzmanlarla, bazı siviller arasındaki tartışmalar; medyada Orgeneral Nahit Şenoğul'un ve Tuğgeneral Halil Şimşek'in sözlerine karşı yükselen itirazlar askerlerle, bu benim entel-liberal dediğim siviller arasındaki, derin farklılığı, bir defa daha, ortaya koydu.



Türk toplumunu ve siyasetini bölen "fay hattı" AB tartışmaları vesilesiyle gene kendisini gösterdi. Harp Akademilerindeki, maalesef katılamadığım sempozyumda da, anlaşılan AB konusundaki sakıncalarını ortaya koyan asker uzmanlarla, bazı siviller arasındaki tartışmalar; medyada Orgeneral Nahit Şenoğul'un ve Tuğgeneral Halil Şimşek'in sözlerine karşı yükselen itirazlar askerlerle, bu benim entel-liberal dediğim siviller arasındaki, derin farklılığı, bir defa daha, ortaya koydu. Savaş hatları mı? THE ECONOMIST İngiliz dergisi son bir yasızında bu durumu "Türkiye'deki savaş hatları" diye tanımlıyor ve "Ülkelerinin modern bir demokrasi olmasını isteyen Türkler askerlere kafa tutabilecekler mi?" diye soruyor. NEW YORK TIMES'in Türkiye muhabiri Douglas Frantz'ın "Askerler Türkiye'nin AB yolunu kesiyorlar" başlıklı yeni yazısında, bir AB üst diplomatına atfen: "Türkler paşaları politikadan dışlamanın yolunu bulmalıdır -bugünkü asker- sivil konfigürasyonu ile Türkiye AB'ye kabul edilemez" neticesine varılıyor. Avrupalıları rahatsız eden sadece MGK'nın etkinliği değil, TSK'nın Oyak dahil ekonomide de etkin olmaları. Aynı iddiaları daha evvel de Fransa'nın eski Ankara Büyükelçilerinden Eric Rouleau, FOREIGN AFFAIRS dergisinde ileri sürmüştü. İçerdeki entel lobiden kopye ve tüyo alan dış çevreler, özellikle liberal NEW YORK TIMES gazetesi ve aynı doğrultudaki THE ECOMOMIST, TSK'nın Türkiye'deki etkin durum ve konumunu, "işgüzar askerler", "müdahaleci askerler" gibi kelimelerle hep kınarlar. THE ECONOMIST, bir tarafta bigisayarlarda çalışan türbanlı genç kızlar-karşılarında miğferli silahlı askerleri gösteren bir resim eşliğindeki yazısında Mesut Yılmaz'ın "olağandışı bir cesaretle", "bazı çevrelerin Türkiye'yi askeri bir rejime doğru ittiğini" söylediğini belirttikten sonra, "savaş hattının, ülkelerinin bir Avrupa demokrasisi olmasını isteyen çoğunlukla (!), eğer Türkiye Avrupa Kulübüne katılmak için gereken değişiklikleri yaparsa, güçlerini kaybedecek olan üst rütbeli komutanları ve zengin ve güçlü kişileri, karşı karşıya getirdiğini" iddia ediyor. Cumhurbaşkanı Sezer Derginin şu gözlemi de anlamlı: "Geçen Mayıs'ta Cumhurbaşkanlığına seçildiğinden beri hukuk'un üstünlüğünü vurgulayan ve Türkiye politıkasında Avrupa standardlarına uyulmasını isteyen, şatafatı sevmeyen Ahmet Necdet Sezer, milyonlarca Türkün kalplerini kazanmıştır ve Atatürk'ten beri ilk defa kamuoyu yoklamalarında Orduyu "yenmektedir" Fay hattı-savaş hattı Bugün marjinal entellerle, askerler ve vatanperver-milliyetçi Türk çoğunluğu arasında, sadece AB konusunda değil birçok ülke sorunları hususunda derin bir fay hattının mevcut olduğunu kabul etmek gerek. Ancak, bu hat ECONOMIST'in ve NEW YORK TIMES'in dedikleri gibi, "Cumhurbaşkanı Sezer'in manevı liderliği altındaki entel siviller arasındaki tehlikeli bir savaş hattı mıdır? Anlaşılan o ki, birileri, olayı Avrupa Birliğine kabul edilmemiz konusundaki dayatmalar konusundaki, TSK'nın da elbetteki söz sahibi olacağı tartışmadan, tehlilkeli bir sivil-asker çekişmesine dönüştürülmek istenmektedir... Ama "Savaş" tabiri kullanılırsa, inceldiği yerden kopar ve kazanan da herhalde sivil enteller olmaz! Böler mi? Bölmez mi? Avrupa Birliği konusunda, Harp Akademileri Sempozyumunda ortaya çıkan tartışma çok hayati ve "fundemantal", -köklü- bir tartışma. Bir yerde, Atatürk'ün kurduğu ve ilelebet payidar olmasını istediği bugünkü Türkiye Cumhuriyetine ve Türklüğün geleceğine inananlara, evrensel kriterlerle bu ülkenin başka istikametlere gitmesine, bölünebilmesine taraftar veya en azından, duyarsız ve razı olanları, ayıran bir tartışma! Bu tartışma fay veya savaş hattını da belirliyor. Bu konuya, Türkıye AB içinde bölünür mü yoksa bölünmez mi" konusuna, Orgeneral Nahit Şenoğul'un Sempozyumdaki sözlerinden ve Hasan Cemal, Taha Akyol ve Ali Bayramoğlu gibi yazarların karşı tezlerinden hareketle, yarınki yazımda değineceğim.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT