BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sucuğun damak keyfini AB'ye anlatmak

Sucuğun damak keyfini AB'ye anlatmak

Frankfurt Heim Tekstil Fuarı'nda Türk firmalarından geçilmiyor. 137 şirket kalite sergiliyor, dünyayla rekabet ediyor. Herkes şapkasını çıkarsın, bu insanlarımızı selâmlasın. Ankara da farkında bunun!



Frankfurt Heim Tekstil Fuarı'nda Türk firmalarından geçilmiyor. 137 şirket kalite sergiliyor, dünyayla rekabet ediyor. Herkes şapkasını çıkarsın, bu insanlarımızı selâmlasın. Ankara da farkında bunun! Bakanını ve bürokratlarını gönderiyor "merhaba" için. İşadamları önce bunlara dertleniyor "milyon dolarları artık üç-beş şirket değil, herkes kullanabilsin! İspatı da bu fuar." İşte bu başarıyla TOBB Almanya'da bir ticaret merkezi açacak. Prof. Tunca Toskay da Avrupa Birliği'ne sesleniyor "Avrasya coğrafyası'nda iddialı olmak istiyor musun? O zaman Türkiye'ye bakış açın böyle olmamalı." İşadamlarımız da sesini duyurdu bu vesileyle. Fındık borsa merkezi Hamburg'da! Ömer Aydın (Ordu: TIR'larla batıya ulaşmak rahat. Dolandırılmak da kolay! Fiskobirlik bunu yaşadı. Konşimentonu TIR'a verirsen malın bedeli ödenmeden teslim alınabiliyor! Vermezsen sorun çıkıyor. Rekabet ise hızlı. İtalya fındıkta iddialı hâle geldi. Oysa bütün malı 45 günde tüketilebilir. Fındık'ta geriliyoruz, mal elimizde kalıyor. Halis Ateş (Münih): Türkiye'deki gümrük sistemiyle rekabet edemeyiz. İşler ahbap-çavuş sistemiyle yürütülüyor. Adem Aderen-Düsseldorf: Firmalarımız birbirini engelliyor. H. Hüseyin Erkoç (Malatya): Kayısıda sıkıntı yaşıyoruz. Kaliteli bu malımıza sahip çıkmaz isek ürünümüz sorunlu hale gelecek. Tahsin Sancan (Rize): Almanya'yı gezince Türkiye'nin hiç de bu ülkenin gerisinde olmadığını gördüm. Onur duydum. Ezilmedim. Dünyanın hiçbir yerinde tarımsız hasat yok. Tarım ürünlerimiz desteklenmeli. Avrupa Birliği normlarına kavuşmalı. Arif Bektaş (Turgutlu): Tukaş ile göğsüm kabardı. Bütün dünyaya yaptığımız ihracatta hiç sorun yaşamıyor, talep ve pazarımız büyüyor. Dış Ticaret Müsteşarı Kürşat Tüzmen'in yaklaşımı da şöyle: -Dış ticaret bir bütün. Önemli unsur kalite. Yüksek gelirli bir ülkeden, daha az gelirli bir ülkeye adapte ediyoruz. Sistemi uygulamaya çalışıyoruz. Hamasetle olmuyor bu işler. Bizden Almanya'daki sistemi aynen istemeyin. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz. Dünyada Fındığın Borsası Hamburg'da, çiçeğin Hollanda'da ve çikolatanınki ise İsviçre'de. Ne çelişki değil mi coğrafya ve ürün olarak! Ama becerikliyse sorun yok. Osman Kocaman(Bandırma): Dondurulmuş gıda ihraç ediyoruz. Bakanlık bürokrasisi çok fazla. Kraldan fazla kralcı. Sert ve frijit. Kars'tan İsmet Çelik sordu: -Deli dana etleri ne yapılıyor Avrupa Birliği'nde. Yoksa bize mi satıyorlar? Deli dana etleri hangi ülkeye! ATİAD'ın eski başkanı, şimdi TİDAF temsilcisi işadamı Hüseyin Kurul (Düsseldorf) önemli birikimi olan, tecrübe kazanmış, ufuk gösteren biri. 20 yıldır da Avrupa'da yaşıyor: -Deli dana etleri dolayısıyla Almanya'da Tarım ve Sağlık Bakanları istifa etmek durumunda kaldı." Geri kalmış ülkelere satalım, yahut yardım gibi verelim" diyen bakanı medya kınadı. Bunlar el altından bir dolara kadar satılıyor. Değerlendiriyorlar. Batı'da ekonomi herşeyin önünde. Hayvanlara bile verilmeyecek ürünler yardım diye gönderiliyor. İşte bunlar için Türkiye'de bir kontrol mekanizması kurulmalı. Kontrol edebilmeliyiz. Ne sağlıklı ne değil! -Kayseri sucuğunu AB normlarına göre üretirsek kendi pazarımızı kaybederiz, damak zevkimizi yitiririz. -Bu damak keyfini batıya anlatmalıyız o zaman. Fındıkta serbest piyasa olmalı. Rekabet edebilir fındık. Müşteri kaybedersen, geri getirmek daha pahalı. Brüksel'de ne olduğunu, olmadığını Türk insanı bilebilmeli. Ben Almanya'da Maliye ve Gıda kontrolünden çekinirim. Kırmızı biberde alfotoksin iddiasıyla 50 bin mark ceza, 8 ay hapis yaşadık. Piyasadan kopmayacaksın. Kötü örnekler internette yayınlanıyor. Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye aleyhinde karar alındığında 90 çekimser oy vardı. Nerede sivil toplum kuruluşları bunları ikna etmek için? Eksiklerimiz var. Deli dana çıktı, et satışı bıçakla kesilir gibi durdu. Döner de etkilendi. Batılı hemen alternatifini geliştirdi" tavuk, hindi, balık verelim" dedi. Pazar ve alternatif üretmeli, ürünleri kaliteli yapmalıyız. Aydın ve ufku görebilen işadamlarımız ne kadar önemli. Fuara katılan ve gezen müteşebbislerimiz de bunu yaşadılar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT