BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Güneşe bakan adam

Güneşe bakan adam

Öncelikle yazma sırasının başına şiiri koymuş Necati Cumalı "Şiirle başladım edebiyata. Ben istesem de istemesen de şiir her zaman bende başta gelen yerini korumuştur" demiş.



Öncelikle yazma sırasının başına şiiri koymuş Necati Cumalı "Şiirle başladım edebiyata. Ben istesem de istemesen de şiir her zaman bende başta gelen yerini korumuştur" demiş. Öyle de, romanlarıyla, hikayeleriyle oyunlarıyla bütün o türleri çevreleyen bir kalem olduğu gerçek. Sosyal çatışmalar arasında aşkı, insanî değerleri yakalamış; hayatın sıcak sarmalayışları içinde gün aydınlıklarına, gerçeklere, sevgilere koşmuş...yağmur, toprak, tütün demiş; güneş, ay, başak demiş; sımsıcak bakışlarla hep aydınlıkları kovalayarak...Onun için "Güneşe Bakan Adam" dedim başlığıma. Görebildiğim kadarıyla Necati Cumalı'da duyguların aşikâr, düşüncelerin berrak olması baş ilkedir. Akan suyu severim ben Işıldayan karı severim Bir yeşil yaprak Bir telli böcek Yeşeren tohum Güneşte görsem Sevinç doldurur içime Bir günü Güzel bir günü Güneşli bir günü Hiçbir şeye değişmem Diyor "Güneş Delisi" şiirinde. Ne ki "Tufandan Önce" şiirinde hayli karamsardır. Bu şiiri bir başka yazımda başlıbaşına ele almak isterim. Necati Cumalı edebiyatın keskin ideolojilerle çehresinin değiştiği dönemlerde de yine kendi tarzının peşinde olmuştur. Ağaçları, toprağı, suyu kendince seçtiği aydınlık renklerle boyamıştır. Ben onunla iki kez karşılaşmıştım. Aynı uğraşlar insanları her zaman bir araya getirmiyor. Birincisi şair Behçet Necatigil'i rahatsızlığı sırasında Cerrahpaşa Hastanesi'nde ziyaret ettiğim gün...Hiç unutmuyorum, şairin etrafını ziyaretçileri, vefalı dostları çevrelemişti. Bunlardan birisi de Cumalı'ydı. İskemlesinden kalkıp bana yerini vermek istemişti. Aydınlık yüzüyle belleğime çizilmişti. İkincisi, bir doktor arkadaşımın görevli olduğu sigorta hastanesindeki rastlantıdır. Doktor arkadaşım muayene olmak üzre gelen Necati Cumalı'yı saygı sevgiyle karşıladıktan sonra beni takdim etti. "Necati Bey, Sevinç Çokum'u bilir misiniz? Tanıştırayım, hikayeci Sevinç Çokum... Necati Cumalı o tanıdık güleryüzüyle, "Biliyorum.." dedi... "Bölüşmek adlı kitabını okumuştum..." Bölüşmek, benim ikinci hikaye kitabımdı. Yayımlandığı yıl (1974) adıyla ve muhtevasıyla sağ sol demeden hemen hemen çoğunluğun ilgisini çekmişti. Cumalı'nın, kitabı kendisine gönderemediğim halde, bir yerlerden edinmiş ve okumuş olması beni çok duygulandırmıştı. Sonradan maalesef en yakınımda bulunan kimselere kitap göndersem de onların bir kısmından iki üç değerlendirme cümlesi, bir teşekkür ifadesi alamayışım yanında Cumalı'nın bu tavrının ne denli seçkinlikle durduğunu belirtmem gerek. Edebiyatımızın bu değerli ismini saygı ve rahmetle anıyorum.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT