BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ekonomik durum ve 1965-1971 dönemi

Ekonomik durum ve 1965-1971 dönemi

Bugünlerde ülkemizin ekonomisiyle ilgili yazılanlar, toplumun büyük bir kısmında karamsarlığa sebep olmakta, üzüntü ve endişe meydana getirmektedir. Bu durum bizi, yarım asır gerilere götürdü.



Bugünlerde ülkemizin ekonomisiyle ilgili yazılanlar, toplumun büyük bir kısmında karamsarlığa sebep olmakta, üzüntü ve endişe meydana getirmektedir. Bu durum bizi, yarım asır gerilere götürdü. 1950'de Demokrat Parti'nin, seçimi kazanıp hükümet kurduğu dönemin başlarında yapılan beyanlarda, sonraları verilen demeçlerde ekonomik alanda büyük gelişmeler olacağı, ülkenin parlak bir geleceğe erişeceği belirtiliyordu. Bu arada, ithalatta da liberalleşmeye doğru bir hamle girişimi düşünülüyordu. Ancak, ülkenin ekonomik bünyesinin zayıf olması, bu düşüncenin gerçekleşmesini engellediği gibi birçok iktisadi sıkıntıları da beraberinde getirmişti. Nitekim 1954'den sonra iktisadi sıkıntılar, belirgin şekilde çoğalmaya başlamıştı. Gerek basında gerek muhalefette tenkitler giderek şiddetini arttırıyordu. İşte bu sıralarda, 3 Temmuz'da hükümet bir tebliğ neşretmişti. 4 Temmuz 1955 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nden aldığımız bu tebliğin son bölümünde şunlar yazılıydı: "Türk milletinin yüksek kabiliyeti sayesinde çok mesut ve süratli bir kalkınma halinde bulunan memleketimizin büyük imkanlarla dolu sağlam bir bünyeye malik olduğuna emin bulunan hükümetimiz, şimdiye kadar takip ettiği iktisadi siyasetin feyizli neticelerini maddi ve kat'i delillerle umumi efkara arzederken..." Görüldüğü gibi hükümet, bu tebliğ ile bir yandan memleketin imkanlarının büyüklüğüne, diğer taraftan da aldığı kararlarla işlerin iyiye gideceğini işaret etmek istiyordu. Sonunda aynı hükümet, bütün gayret ve iyi niyetine rağmen, ülke şartlarının çizdiği olumsuz bir iktisadi tablo ile karşılaşınca 1958 Ağustos'unda devalüasyon yapmış ve aynı zamanda da bir ekonomik istikrar programı uygulamaya koyulmuştu. Sözkonusu programda, yer alan halkı memnun etmeyen ekonomik tedbirler ve 1960 ihtilali ile başlayan planlı dönem ülke iktisadi hayatının yörüngesini 1965'den itibaren olumlu yönde değiştirmeye başlamıştı. Aslında, 1955 ile 1965 arasında bahsettiğimiz tebliğde, yer alan ifadeler kısa vadede doğru çıkmamıştı. Ama, sonraki yıllar için gerçeği yansıtmıştı. Bize göre 1950-1960 dönemi ülke ekonomisinde önemli bir atılımın başlangıcıdır. Yukarıda belirttiğimiz tablo, 1945-1950 arasında da 1970'den sonraki zaman dilimlerinde de benzer şekillerde tekrarlanmıştır. Bütün bu bahsettiğimiz hususlardan sonra çıkardığımız sonuç şudur; Hükümetler, ekonomik alanlarda gereken doğru kararları her zaman alamamakta fakat, sonra başka seçenek kalmayınca acı reçetelere zorunlu olarak başvurmaktadırlar. Bizce bu noktada, milletçe kabullenmek zorunda olduğumuz bir husus vardır. O da ülkemizde ekonominin acı kanunlarının, demokrasinin işleyişinin, hükümetlerin halkının bütün kesimlerini aynı anda memnun etme arzusunun birbirleriyle çeliştiği gerçeğidir. Kanaatimizce, hükümet etme sanatının en güç yanı bu gerçeği bilerek hareket edebilmektir. Bu husus da yaşadığımız sosyal ve kültürel şartlarda geçen hafta yazdığımız gibi hakikaten çok güçtür. Ama bütün bunlara rağmen biz "kabil olsa da Sn.Süleyman Demirel'in 1965-1971 Başbakanlık döneminde iktisadi sahada yaptıklarının oluşum safhalarını videoda tekrar tekrar seyredebilsek" diyoruz. Tarih, bir tekerrür sözünü tekrarlıyarak yazımızı bitiriyor ve niçin o dönem yeniden yaşanmasın diyoruz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT