BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnanmak-inanmamak

İnanmak-inanmamak

Tesâdüfen var olduğuna inanan, metafizik ürpertiden yoksun insanlar da dolaşır aramızda.. Rahmetli Mehmet Emin Alpkan böyle insanları "canlı eşya" olarak tanımlardı.. Robot gibi gelip robot gibi gidenler..



Bir okuyucum soruyor: "Materyalist görüş sahipleri, 'herşeyin başlangıcı maddedir; herşey, maddeden doğmuş, evrimle gelişmiş ve canlı varlıklar meydana gelmiş' diyorlar; peki, neden arz küremizden daha yaşlı gezegenlerde evrim olmamış? "Herşeyin maddeden doğduğu iddiası doğru olsaydı, diğer gezegenlerde de hayat emareleri görülürdü. Öteki gezegenlerde atmosferin yokluğu sebep olarak gösteriliyorsa, bu, maddenin zaafı olmaz mı.. Madde, dünya gezegeninde hayata elverişli bir atmosfer oluşturuyor da, neden öteki gezegenlerde ve yıldızlarda oluşturamıyor?" Soru biraz uzun ama, birçok insanın kafasını kurcalayan cinsten.. Sanırım bu okuyucum, benim bu sütunlarda bazen kozmoloji ve metafizik ile ilgili yazılar yazdığım için bana bu soruyu yöneltiyor.. ‘Canlı eşya’lar... Aslında cevap sorunun içinde: İçinde yaşadığımız bu kâinatın, bu dünyanın tesâdüfen yani kendiliğinden var olamayacağını anlatıyor okuyucum.. Körpe ve genç kafaları tırmalayan sorulardır bunlar.. Dahası, çoğu insanın ölümüne kadar birlikte yaşadığı sorulardır.. Ve ne yazık ki, çocukluğunda ve gençliğinde dinî terbiye almamış insanlar hayatlarının sonuna kadar bu soruları cevapsız bırakmaya mahkûmdurlar. Tesâdüfen var olduğuna inanan, metafizik ürpertiden yoksun insanlar da dolaşır aramızda.. Rahmetli Mehmet Emin Alpkan böyle insanları "canlı eşya" olarak tanımlardı.. Robot gibi gelip robot gibi gidenler.. Okullarımızda din ve felsefe derslerinin mutlaka okutulması gerekir.. Felsefe metafizik ürpertiyi tetikler ve insanın kafasında bazı sorulara sebep olur.. Din ise bu soruların cevabını verir.. İnsan inanmak ihtiyacında olan bir varlık.. Bu ihtiyacı körletirseniz, işte o zaman "canlı eşyaların", robotların çoğalmasına sebep olursunuz.. Büyük mütefekkirler önce dinî terbiyeyi, sonra da hikmeti, felsefeyi tavsiye ederler.. İkisi bir arada neden olmasın.. Fantezi düşkünü insanlar vardır. İnanıp inanmamak, onlar için önemli değildir.. Bazen inanmaz görünürler ve dikkat çekmek isterler.. Hele bir de medyatik bir kimlik taşıyorlarsa çevrelerinde şaşırtıcı olurlar; ilgi de uyandırırlar.. Aktüel bir konu olduğu için aklıma geldi.. Rahmetli Ayhan Songar, kriminal tiplerin Adlî Tıp'taki müşahedeleri sonucunda, bunların çoğunlukla inançsız olduklarını tesbit etmişti.. Bu çalışmaları yayınlayacağını söylemişti; ömrü vefa etmedi.. Romancılar Konuşuyor Kültür hayatımızda eserleriyle etkili olmuş, Türk edebiyatında farklı dönemlerde isim yapmış 53 romancı... Modern Türk romanının filizlendiği Servet-i Fünûn döneminden bugüne, romanımızın geçirdiği merhaleler, konuşmalar eşliğinde sunuluyor.. Peyamî Safa'dan Tanpınar'a, Kemal Tahir'den Selim İleri'ye kadar kendileriyle görüşülen romancılarımızın bazı maceraları, iç dünyaları, hasletleri, idealleri ve muhtelif konular hakkındaki düşünceleri etraflı bir şekilde ele alınan bir kitap.. Mehmet Nuri Yardım'ın kaleme aldığı bu kitabı okuyucularıma tavsiye ederim.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT