BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Leenena'ın Güzellik Kraliçesi

Leenena'ın Güzellik Kraliçesi

İnsan yüreğini dolduran, bütün olumsuz duyguların sergilendiği bir dünya, bir âlem...Yaşanılan çevre, yaşanan zamanın hükümdarı olduğu mâsum insanlar.



İnsan yüreğini dolduran, bütün olumsuz duyguların sergilendiği bir dünya, bir âlem...Yaşanılan çevre, yaşanan zamanın hükümdarı olduğu mâsum insanlar. Bir tarafta ekonomik sıkıntılar, bir tarafta ezilmişliğin, güçsüzlüğün oluşturduğu zorluklar. Uyandıkları her sabah, yaşayacakları bir yeni günün acısını duyan dört insan... Yüreğinde, henüz gerçek aşkı ve oluşturduğu duyguları, bir bütün olarak tatmamış Mauren... Yanında, bir ısırgan otunun zulmüyle varolan annesi Meg... Bu ana-kız arasında mevcut huzursuzluk, genç kızın üzerinde bir karabasan gibidir... Yüreğiyle bağlı olduğu, sevdiği annesine karşı aklı ve mantığıyla duyduğu nefret. Bir başka ülkenin topraklarında yaşananlar arasında korku, nefret, ümitsizlik içinde çırpınan Roy... Şartların yaşamaya mahkûm ettiği bir çevrede, içinde duyduğu isyanı yaşayan genç.. Ve bir başka genç... Pato, kaçak olarak geldiği İrlanda'nın küçük kasabasında, başka ülkelere gitmek için çırpınan ve bunun hayaliyle yaşayan bir genç... İşte bu dörtlü, göğsünde gerçek bir yürek taşıyan insanların bir trajedisidir... Bir başka ülkenin bir küçük kasabasında, nice toplumsal duygulardan uzak, kayalık, bir toprakta yaşamak mücadelesi ve yalnızlık tutkusu. Ve böyle bir ortamda yaşanan aşk veya yaşamak istenen bir aşk. Maureen, genç yüreğinde bir aşkın duygularını taşıyan genç kız... Pato'yu sever. Ve her genç kızın ümidi olan evliliği hayal eder. Yaşadığı karşılıksız aşkın varlığıyla mutludur... Ama anlattıkları gerçek mi? Parçalanmış kişiliğiyle, zaman zaman attığı her adımda bir başka ümidi yaşayan genç kız... Pato'yla yaşadığına -yalnız kendini inandırdığı aşk bir gerçek mi? Hasta beynin oluşturduğu bir muhayyel aşk mı? Ve Pato'ya yaşadığı aşkı -muhayyel de olsa/ varlığı... Ve sonra acı gerçek... Oynayanlar ve Reji Bu -tabii kanımızca- yorumu da, sahneye konması da, bir hayli zor olan oyunu Cüneyt Çalışkur'un olağanüstü bir çalışmayla kurduğu bir evren de yaşanan olaylardır. Yönetmen, sahipsiz kalmanın, bir başka deyişle, köksüz bir ot misali yaşamaya mahkûm edildikleri, bir başka toprakta yeşermenin artık imkânsız olduğunun bilincine -istemeseler de- varan bu dörtlüye, ayakta durabilmek gücünü göstermiş. Kolayca, basit bir melodram öyküsüne dönüşebilecek bir olaylar dizisinde güçlü bir anıt kurabilmiş. Maureen'de Sumru Yavrucak, olağanüstü bir performansla, kendisinin oluşturduğu bir sanal dünyada yaşayan bu genç ve güzel kadının muhteşem portresini resmetmiş... İçinde özlemini çektiği bir aşk ve bir başka dünyayı özleyen her gün, her an bir hüznün korkunç baskısı altında mükemmeldi. Rüçhan Çalışkur; Mag'da huysuz, erkeksiz yaşayan bir kadının hayatını çok iyi çizdi. Pato'da Hakkı Ergök, kök salacağı bir toprağın özlemini çeken, zaman zaman -belki de- sanal bir aşkın özlemi içindedir. Ve bu genci de mükemmel oynadı. Sonra Roy, gördüğüm sadece karanlık ve ümitsizlik olan genç adamda Yurdaer Okur öyle, o da dört duvarı aşan bir oyun verdi. Dekoratör Ethem Özbora, bu kapkaranlık evrende yaşanabilir bir çevre oluşturdu. Önder Arık da öyle... İan Philip de öyle... Ve mükemmel bir çeviri. Hepsini kutlamak istiyoruz. Yazan: Martin McDongh / Çeviren: Sevgi Sanlı / Yöneten: Cüneyt Çalışkur / Dekor Tasarımı: Ethem Özbora / Kostüm Tasarımı: Serpil Tecan / Işık: Önder Arık/Koreografi: İan Philip / Oynayanlar: Sumru Yavrucuk, Rüçhan Çalışkur, Hakkı Ergök, Yurdaer Okur. Aziz Nesin Sahnesi (A.K.M.)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT