BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Elbise bol mu?

Elbise bol mu?

"Sporu sporluktan çıkarıp, bir kavga, bir savaş çığırtkanlığına dönüştüren" medyamızın, bu talihsiz tablosunu "sadece" manşetlerden alınan 15-20 örnekle ortaya koymaya çalıştığında, "kendisini haklı olarak çok inciten" bir tepki almıştı!



Attila Erdemli Hoca'nın kulakları çınlasın!.. "Sporu sporluktan çıkarıp, bir kavga, bir savaş çığırtkanlığına dönüştüren" medyamızın, bu talihsiz tablosunu "sadece" manşetlerden alınan 15-20 örnekle ortaya koymaya çalıştığında, "kendisini haklı olarak çok inciten" bir tepki almıştı! TSYD'nin Antalya Eğitim Semineri'ndeki "en tatsız ve gergin dakikalardı", o tepkinin dudaklardan döküldüğü anlar!. Özetle hocaya denilmek isteniyordu ki; "Teşbihte hata olmaz, ne çıkarsa bahtına!." İyi de, "Benzetmeler, neden hep kavgayı, savaşı akla getiriyor, fanatikleri iyice çılgına çeviren bir tahrikin kaynağı oluyordu? Türk dilinde dostluğu, sevgiyi, saygıyı, barışı, galibiyette de, mağlubiyette de akla getirecek deyimler, terimler, benzetmeler yok muydu?" İşte "Efendim, benzetmede ne var" diye diye, geldik "Biz medyada değil, İnönü Stadı'nda asılmak isteriz" diyecek kadar "gözü kararmış" başkanlara! Türk sporuna önderlik ettiğini zannetiğimiz 3 büyük kulüpten birinin başkanı kalkıp da "bir spor kulübünün üstelik bütün bir yönetimini bağlayacak şekilde", altını çize çize "biz" diyerek, böyle bir açıklama yaparsa, diğer spor kulüplerinin, ondan da öte Türkiye'nin hali nice olur? "Meramını ifade edebilmek için", koskoca Beşiktaş Başkanı'nın "bulacağı başka bir söz yok mu?" Ne demek "asılmak, idam edilmek?" Hem de, İnönü Stadı'nda? Bu söz tribünleri ne hale getirir? Nasılsa, "izin" büyük yerden çıkmadı mı? Anlaşılıyor ki; "Beşiktaş Başkanlığı, hele hele Süleyman Seba gibi bir istikrar ve denge devinden sonra, genç başkana biraz bol geldi!" Sadece o değil, cümle alem bilmelidir ki; "Dünyanın her yerinde, hele hele milyonlarla ilgili bir işi yapıyorsanız", elbette basında, medyada eleştirileceksiniz! Düşünce özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, iletişim özgürlüğünün, demokrasinin temelidir bu!. "Eleştirilerden elbette şikâyet etme hakkınız vardır", hatta bu eleştirilerin "bir bölümü, maksatlı, art ve kötü niyetli de olabilir!." Ama bunlar şu "temel gerçeği" değiştirmez: "Terlemekten korkuyor iseniz, hamama girmezsiniz", olur biter! Ya da "Ben hamama girerken terlemeyeceğimi sanıyordum, meğer terliyormuşum. Ben terlemekten hoşlanmam" diyerek, hamamı terkedebilirsiniz! Ama "büyük ve örnek bir kulübün başkanı" olarak "basın özgürlüğünü de, fair playi de, trübünlerdeki dostluk ve barış çabalarını da berhava edecek" bir tabiri, hem de "bütün bir yönetim adına" gazete manşetlerine taşıyamazsınız! Görüyorsunuz; üst üste 4 yıl lig şampiyonu olan, UEFA ve Süper Kupaları müzesine götüren Galatasaray'ı o günlerde de nasıl eleştiriyorduk, bugün de ligde liderler, Şampiyonlar Ligi'nde liderler nasıl eleştiriyoruz? Elbette eleştireceğiz, bu bizim görevimiz! "Kızıyorsanız", kolayı var; "sadece kendinizin okuyacağı Rockefeller gazetesi çıkarırsınız. Sizi sonuna kadar destekleyen yazarları yazdırırsınız. Başka gazete okumaz, TV seyretmezsiniz, olur biter!" Asılmak da ne oluyormuş? Bence iyi bir terziye, üzerinizdeki başkanlık elbisesini "yeniden biçtirip, diktirseniz" çok iyi olur!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT