BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anında başkasına havale...

Anında başkasına havale...

Ülkemizin durumu ortada... Bu duruma üç-beş günde gelinmedi tabii ki. Yıllar öncesinden yapılan yanlışlıkların neticesinde bu günlere gelindi.



Ülkemizin durumu ortada... Bu duruma üç-beş günde gelinmedi tabii ki. Yıllar öncesinden yapılan yanlışlıkların neticesinde bu günlere gelindi. Fakat, mesela son on yılda memleketin idaresinde görev almış kimselere sorsak, herkes başkasını suçlar; mertçe, benim şu şu hatalarım oldu, diyebilen kişi çıkmaz her nedense. Sadece devlet yönetimine has bir özelliğimiz değil bu aslında. Toplum olarak hatayı kabullenmeme umumi hastalığımız. Kusuru, bırakın üzerine almayı, kimse yakınına bile yaklaştırmıyor. Halbuki hatayı kabullenmek bir fazilettir. Eskiden herkes kişi ile değil, işi ile uğraşıyordu. Bunun için de huzur ortamı vardı. Şimdi ise, üç-beş insan bir araya gelince, hemen başkalarını tenkit etmeye, dedikodu yapmaya suçlu aramaya başlıyor. Eskiler, hep kendilerini hesaba çekerdi. Şimdi ise, sadece başkalarını tenkit ediyoruz. Kendi yaptıklarımız hiç hatırımıza gelmiyor. Sanki kendimiz, sütten çıkmış ak kaşık gibi tertemiziz... Sanki bütün yanlışlar, hatalar başkaları için... Bir arkadaşımın bu konu ile ilgili olarak anlattıkları enteresandır: "Çalıştığım işyerinde, işyeri sahibinin sekreterliğini yapıyordum bir zamanlar... Patronun yanına müessesemizde çalışan elemanlar, kısım müdürleri gelip giderlerdi. Gelip giden müdürlerin sıkıntısını, daha ziyade personel; personelinkini ise müdürler teşkil ediyordu. Bunların aralarındaki tatsız olaylar, gündemin konusunu oluştururdu genelde. Bir gün patronum, kısım müdürlerinin bazılarına şunları söyledi: "Ben, bir üniteye yönetici tayin ederken, işi iyi bilmesiyle beraber, maiyetinde çalışanları üzmeyecek, onların her işi ile ilgilenecek, sıkıntı vermeyeceği gibi, aksine onların sıkıntılarını giderecek, onlara haksızlık yapmayacak zulmetmeyecek kimseleri seçmeye çalışıyorum. Fakat yanılmış olabilirim. Gözden kaçmış olabilir. İdarecilik çok önemlidir. İdareci yumuşak huylu, güler yüzlü olmalıdır. Yanına rahat girilebilmelidir. Bir insanın yüzüne sert bakmakla bile kul hakkı geçer. Kul hakkı çok önemlidir. Kul hakkına dikkat edemeyen, maiyetindekilere zulmeden kimseler olabilir. İçinizde huy olarak da, sert tabiatlı olanlar olabilir. Kırıcı olanlar olabilir. Elinde olmadan kırıcı davranabilirler. Bu huyda olanların yöneticilik yapması uygun değildir. Huzursuz iş ortamı, verimi de olumsuz etkiler. Hem iyi para kazanmamız hem de herkesi memnun etmemiz gerekir. İdareciliğin dışındaki işler de iştir. Alın teri her zaman kıymetlidir. İnsanın mizacına uygun iş yapması lazımdır. Hatada ısrar etmemelidir. Eğer içinizde, bu huyda olan kimseler varsa, gelsin, açıkça söylesin. "Benim huyum kırıcıdır. Kendime hakim olamıyor, kendi sıkıntılarımı onlara aksettiriyorum. Bildirdiğiniz şekilde yönetici olamıyorum. Verdiğiniz emaneti size iade edeyim" desin. Durumuna uygun iş verelim. Burada açıkça söylüyorum ki, buna rağmen emaneti iade etmeyenler olursa, ahirette iki elim yakalarında olur." Bu sözler üzerine gelenleri süzmeye başladım. Birini arıyordum. Gerçekten yanında çalışan otuz kişiden birinin bile memnun olmadığı, sert mizaçlı, yanına desturla girilen biri vardı. Kağıt üzerinde kârda görünmesine rağmen, ünitesi her sene zarardaydı. Onun, bu sözleri dinlemesini çok arzu ediyordum. Baktım, maalesef yoktu... Ertesi gün bir bahane ile sekreterinden randevu alıp, çayını içmeye gittim. Bu toplantıdan bahsettim. "İşim çoktu, gelemedim" dedi. "Ben sana kısaca özetleyeyim" dedim. Yukarıdaki sözleri aynen naklettim. Ne dese beğenirsiniz? Aynen şöyle söyledi: "Gerçekten patron çok güzel konuşmuş. Filanca aynen öyle, denildiği gibi. O var mıydı bari orada?" İşte hep aynı şey... Hata, başarısızlık söz konusu olunca hemen başkasına havale...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT