BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türk iş adamı ne iş yapar?

Türk iş adamı ne iş yapar?

Yirminci yüzyılın başında Avrupa'da Japon yapımı tüketim malları her bakımdan işe yaramaz kabul ediliyordu.



Yirminci yüzyılın başında Avrupa'da Japon yapımı tüketim malları her bakımdan işe yaramaz kabul ediliyordu. Japon harikasına imza atanlar, Almanya'da turist olarak gezerken, yedikleri dondurmanın üzerine konan kâğıt süslerin "made in Japan" olmasından utanarak dünyanın her köşesinde Japon mallarının utanç kaynağı değil imtiyazlı markalar olmasını hedef edinen gençlerdi. Bu motivasyonu sağlayan ne idi? Belki biraz daha gerilere gitmek gerekir. Osmanlı Devleti döneminde Tanzimatla birlikte Batı'ya eğitim almak üzere gönderilen gençlerden "iktisat" ve pozitif bilimler öğrenimi yapan yok denecek kadar az, iktisat alanında doktora çalışması yapan ise hiç yoktur. Oysa Ahmet Güner Sayar hocamızın kitabından öğrendiğimize göre aynı dönemde Osmanlı Türkiyesi ile beraber Batılı anlamda kalkınma hamlesine giren Japonya'nın özellikle İngiltere üniversitelerinde ekonomi derslerini takip eden öğrencilerinin sayısı dikkati çekecek kadar fazla idi. Neticede bizim Tanzimat aydınlarının ülkeyi getirdikleri nokta herkesin malumu. Sanayi devrimini yakalayamayınca, iktisadi zihniyet ve bilgi birikimi de çağa ayak uyduramayınca arzu edilen düzeyde kalkınamadık elbette. Üstelik üretim meselemizi halletmeden serbest piyasa ekonomisine kapılanınca da hem sosyal hem ekonomik dengeleri alt üst ettik ve 21. yüzyılda dahi gençlerimizi ülke kalkınması ve teknolojik gelişme için motive edemedik. Son aylarda ardı ardına patlayan batık banka, soygun, yolsuzluk skandalları vesilesiyle iş adamı oldukları iddia edilen bazı vatandaşlar sorgulanmaya, yargılanmaya başlayınca bazı çevreler "yatırım" yapanların yıpratılmasının, emniyet mensuplarınca kelepçelenerek veya kaba muamele edilerek sorguya götürülmesinin ülkede iş yapmak isteyenleri ürküteceğini, bu üslubun yanlış olduğunu öne sürüyorlar. Söz konusu üslup insani açıdan yanlıştır hakikaten. Sanık ya da mahkum hiç kimsenin kaba ve çirkin muameleyi hak ettiğini söyleyemeyiz. Ancak bir noktada da Türkiye'de iş yapmak isteyenlerin bir değil iki kere düşünmeleri hayırlı olur. Yaptıkları gerçekten yatırım mı? Öyle ise ülkemizde gelir dağılımı neden bu denli bozuldu? Burası yatırımlar ülkesi olsa idi nüfusun %'1 i milli gelirin neredeyse % 17'sini alır mıydı? Harcamanın hatta gösteriş tüketiminin en fazla olduğu ABD'de nüfusun en zengin yüzde yirmilik kesimi milli gelirin yüzde kırkını bile almazken Türkiye'de bu oranı hemen hemen nüfusun yüzde altısı paylaşıyor. Buna bağlı olarak da ABD'de sanayicinin, iş adamının gerçekten itibarı yüksek. Herkes farkında ki Amerika onların yatırımları, ihracatları, sağladıkları istihdam sayesinde ayakta durmaktadır. Hatta Amerika'daki sanayi zenginlerinin Avrupa'daki aristokrat zenginlere nisbetle daha gösterişli ve belki de "şımarık" bir hayat sürmelerine toplum bu sebeple daha hoşgörülü bakar. Türkiye kendi sanayi elitlerini oluştursun, onbinlerce kişiye istihdam sağlayan, ihracat haddimizi yükselten, Türk teknolojisini dünyaya kabul ettiren, üstelik vergisini de düzgün veren bir Türk vatandaşının bileklerine kelepçe takıp sorgulamaya götürürlerse kamuoyu oluşturma imtiyazını ellerinde tutanlar ancak o zaman tepki göstermekte haklı olurlar. Bugünkü halde ise iş adamı etiketli bazı kişilerin sorgulanmaları değil ellerini kollarını sallayarak gezmeleri millete çok daha pahalıya mâlolmaktadır.
KAPAT