BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nevai'ye selâm

Nevai'ye selâm

Osmanlı sınırları dışında yetişmiş ve büyük eserlere imza atmış ender şairlerimizden biri de Ali Şir Nevai'dir. Timurlular Devleti'nin büyük hükümdarı Hüseyin Baykara'nın hem çocukluk arkadaşı, hem de naibi olan Nevai, 60 yıllık ömrüne, 30 kadar büyük eseri sığdıran, hem bir şair, hem de bir devlet adamıdır.



Osmanlı sınırları dışında yetişmiş ve büyük eserlere imza atmış ender şairlerimizden biri de Ali Şir Nevai'dir. Timurlular Devleti'nin büyük hükümdarı Hüseyin Baykara'nın hem çocukluk arkadaşı, hem de naibi olan Nevai, 60 yıllık ömrüne, 30 kadar büyük eseri sığdıran, hem bir şair, hem de bir devlet adamıdır. Vefatının 500. yılı dolayısıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Dairesi tarafından düzenlenen toplantıyla anılan Ali Şir Nevai'nin çağında ve sonraki asırlarda bütün Türk dünyasının şairlerini nasıl etkilediği ele alındı. Kültürel altyapı Yıllardır Ali Şir Nevai üzerine araştırmalar yapan ve dersler veren Prof.Dr. Kemal Eraslan, Nevai'nin büyük bir şair, ilim ve devlet adamı olmasının sebepleri üzerinde durarak, "Ali Şir Nevai'nin yetiştiği coğrafyada, Türkler'in bilhassa müslüman olduktan sonra kurdukları şehirlerde çok canlı bir kültür ve bilim hayatı vardı. Uzun asırlar devam bu canlılık içinde Ali Şir Nevai'nin ailesi bizzat Timurlular'ın şehzadelerinin yetişmesinde ve hizmetinde bulunmuşlardır. Ali Şir Nevai böyle bir ortamda Hüseyin Baykara ile beraber büyümüş ve dostlukları ömür boyu devam etmiştir" dedi. Orta Asya'da, Türkler'in Karahanlılar ile birlikte İslamiyet'i kabul etmesinin ardından kurulan Hive, Leyla ve Mecnun Merv, Belh, Herat gibi şehirlerde çok önemli ilim ve sanat adamlarının yetiştiğini hatırlatan Eraslan, "Bugün bu şehirler coğrafyadan silinmiştir ama Nevai ve onun yetişmesine öncülük eden büyük insanlar isimleriyle, eserleriyle yaşıyor. Nevai, çağında Türk gençlerinin Farsça olan ilgisine üzülüyordu. Türkçe'nin Farsça'dan geri olmadığını isbat etmek üzere Muhakemet- ül Lügateyn'i yazdı. Aruz Vezni ile ilgili risale yazdı ve daha pek çok sahada ilk sayılacek eserlere imza attı. Biz onun eserleri sayesinde Orta Asya'da yetişen ve yaşayan 460 şairin hayatları hakkında bilgi sahibi oluyoruz" diye konuştu. Prof.Dr. İskender Pala da, Ali Şir Nevai ile Fuzuli'nin "Leyla ve Mecnun" mesnevileri arasındaki benzerlikleri anlattı. Pala, Leyla ve Mecnun'un bir Arap hikayesi olarak bilinmesine rağmen, Ali Şir Nevai'de bir Türk kimliği kazandığını belirtti. Nevai'nin 15. asırdan itibaren Türk şiirine büyük hizmetleri olduğunu ifade eden Pala, "Anadolu şairlerinin Nevai'yi tanıması Fuzuli'den sonradır. Biz Şeyh Galib'in Nevayi'ye hürmeten Çağatayça şiir yazdığını biliyoruz. Ali Şir Nevai, Nizami'nin yazdığı Leyla ve Mecnun'u Türkçe yazıyor ve hikayeyi Türk kültür unsurlarıyla süslüyor" dedi. Oturumun başkanlığını yapan Cemal Aksu da, Ali Şir Nevai'nin hayatı ve şiirlerinden örnekleri okudu. Toplantıdan sonra Sabir Karger, Türkistan'da kullanılan Tanbur ile Ali Şir Nevai'nin bugün türkü olarak okunan şiirlerini seslendirdi. Mustafa Çimen de Nevayi'den seçme şiirler okudu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108495
    % -0.61
  • 3.8301
    % 0.34
  • 4.5148
    % 0.21
  • 5.1153
    % -0.02
  • 153.212
    % -0.05
 
 
 
 
 
KAPAT