BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 10 parmakta 20 marifet

10 parmakta 20 marifet

Kendi geliştirdiği müzik aletleri ile müzik yapıp, şarkı söyleyen Muzaffer Özdemir, kendini aşmış bir yapıya sahip. Ancak O bunu dünyaya ispatlamak istiyor



İSTANBUL- Bugüne kadar 13 kitabı yayınlanan Muzaffer Özdemir, film müziği çalışmalarının yanı sıra, kendi bestelerini içeren beş kaseti de piyasaya sundu. Sezen Aksu, Uğur Yücel ve daha birçok ünlü isimle çalışan sanatçının bazı şiirleri, Edip Akbayram, Grup Baran, Hasret Gültekin gibi isimler tarafından seslendirildi. 1994'de İkitelli'de yerel bir dernek ve Küçükçekmece Kaymakamlığı'nın çabalarıyla kurulan, halk kütüphanesine adı verildi. Özdemir, 16 perküsyon aletiyle, aynı anda çaldığı bağlamada, şelpe tekniğini geliştirerek, çok mızraplı bağlamanın öncülüğünü yaptı. Bu eserlerini bir albümde topladı ve Türkiye'de ilk şelpe (elle çalınan bağlama), kaset ve CD'si çıkardı. Altı enstrüman icat eden Özdemir, bunların içinde TA'yı çok önemsiyor. İşte TA'nın hikayesi: "TA"yı gördüm "Bağlamadan yukarıya doğru çıkmaya başlamış, artık sazın teknesini değil yalnızca sapını çalıyordum. Bu arayış bu güne kadar duymadığımız renkler tınılar elde etmeye yaradı. Sağ elimin parmak uçlarıyla perdelere vurarak çaldığım için sol elim boşa çıkmıştı. Sol elimi kullanmadığım için de, bağlamanın sapının arkasına ince uzun bir tekne monte ettim, böylece sazın sapının rezonansını çoğalttım. Daha sonra bir çöğürün ve curanın sapını kavrayacak bir tekne yaptım, çöğürü ve curayı birlikte çalarken, bağlama ailesinin temel boyları olarak kabul ettiğimiz Divan, Tambura, Çöğür ve Curayı aynı anda çalabileceğim hissine kapıldım. Bu nasıl olurdu? Dört tane bağlamayı kucağına sığdıramayacağıma göre, bu sazları benim çalmam için tutan bir stand yaptım. Bağlamaların yönü bana dönük olarak duruyor. Bunlardan sağdaki ikisini sağ elimle, soldaki ikisini sol elimle çalmaya başladım. Sonra bu dört tane bağlama klavyesini tel boylarını da var sayarak bir tekne üzerine topladım. Bağlamaların saplarını da içine alan bu çalgının eni 65, boyu 150 cm. Sadece iki elimizin parmak uçlarıyla çalabildiğimiz bu aletin ses benzerliğinden (çünkü sesler çoğu zaman daha önce çaldığımız bağlamalara benzemiyor) ve klavyesinden dolayı bağlamayla olan akrabalığını saymaz isek, şeklinden ve çalma pozisyonundan dolayı yeni bir müzik aleti ile karşı karşıyayız. İşte, bu müzik aletini, hayatımıza kazandırana kadar yaşadıklarım... "Sanat insanı özgürleştiriyor" Genel olarak, sanatın insanı özgürleştirdiğine inandığnı söyleyen Özdemir bu yüzden şiirin de müziğin de sürekli bir dinamizm içerisinde olduğunu kaydetti. Beş albümü ve 13 tane kitabı yayınalanan Özdemir, Birçok ünlü isimle çalışmış. Özdemir, bunların içinde, Uğur Yücel, Sezen Aksu, Levent Yüksel gibi dostlarıyla, sahnelerde yaptığıkları müzikal yolculukların tadı, hala sazımın damağındadır diyor. "Müzik yaşamıma bakıldığında, sürekli kendini yenileyen bir yapılaşmayla karşılaşırsınız" diyen Özdemir bundan sonraki çalışmalarının da bu yüzden kendine özgü farklılıklar içereceğini söyledi. Özdemir, anonim türkülere telif hakkı ödenmesi konusunda da, "Anonim türkülerin karşılığı, üretildikleri yöreye sanat ve kültür hizmeti olarak geri dönmeli. Böyle bir yaklaşımı bütün kalbimle desteklerim. Ama yol, su, park olarak geri dönmesini hoş karşılamıyorum. Çünkü, park ve buna benzer şeyler, başka kurumların, kuruluşların ve insanların sorumluluğundadır" şeklinde görüş bildiriyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT