BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yetişin, ölüyoruz!

Yetişin, ölüyoruz!

TELEVİZYONLARDA sıkça görüyor ve her seferinde dehşete düşüyoruz. Akşamın acı karanlığı...



TELEVİZYONLARDA sıkça görüyor ve her seferinde dehşete düşüyoruz. Akşamın acı karanlığı... Otoyolda bir adam dört dönüyor. Çakmak çakmak gözleriyle çâresiz koşturmalar içinde eğile büküle bağırıyor: - Gelmedi!.. Yarım saat oldu, cankurtaran gelmedi. Kazâ yaptık, kardeşim arabada kan kaybediyor. Yarım saat oldu, cankurtaran gelmedi! Kime diyor bunları? Televizyon muhabirlerine, trafik polislerine. *** Daha gerilerde gelip geçen arabalar. Önde bir delikanlı, orta yaşlı bir adam yada genç bir kadın. Gözler kan çanağı, çırpınıp duruyorlar: - Gelmedi! Kırk dakika önce haber vermiştim, cankurtaran yok! Ne çok görüyor ve ne çok üzülüyoruz. Televizyon muhabiri yetişmiş, kamera koşup gelmiş, trafikçiler orada ama, cankurtaran yok. Niye yok cankurtaran? Kamera yetişiyor da cankurtaran ne yapıyor peki? *** Bir büyük derttir ki, dayanılası değil. Hayır, böyle kahreden sahipsizliğe tahammül gösterilemez. İnsan kıymeti bilmek nerede? İnsaf nerede, hazırlık nerede? Şoför, doktor, cankurtaran nerede? Yok. Çünki, koca koca şehirlerde ilkyardımla ilgili organizasyonlar felâket. Ölen ölüyor, kalan kalıyor. Sevmiyoruz bu manzarayı ve 21'inci Yüzyıla yakıştıramıyoruz. *** Her hastahânenin, özel sağlık ocaklarının, sağlık evlerinin hazırda birer cankurtaranı niye olmaz? Ne diye on dakika içinde kazâ yerine yetişmezler? Ve insanlar hangi iz'an ve insaf sebebiyle geç kalmalardan ötürü ölür? Ve niçin otoyollar, mahalleler, semtler için ayrı ayrı ve çok özel cankurtaranlar el altında tutulmaz? Efendim trafik imiş... Efendim ancak yetişiyoruz, imiş. Peki, o televizyoncular nasıl yetişti? Onlardan önce cankurtaran gelmeli değil miydi? Yaralıları beş on dakika içinde alıp götürmeli değil miydi? *** Yarın ben de aynı telâşlarla dört dönüp kan revan bağırabilirim. Yada siz, sizin oğlunuz, kızınız. Ne yanından baksanız nemelâzımcılık görüyorsunuz. Ve, utanıyorsunuz. Hayır... Sözüm sadece devlet ve sigorta hastahânelerine değil. En zor ve en dar vakitlerde halkın yardımına koşamayan gönülsüz görevlilere, kendi umursamazlığımıza. *** Sürüp giden kayıtsızlıklardan usandık. Artık güldürün bizi. Artık güldürün bizi. Sadece bir cankurtarandır beklediğimiz. Kalanı sizin olsun! ....................... AYIN DERGİSİ: "Bâbıâli Kültür..." Son yıllarda çıkan en mükemmel fikir ve sanat âbidesi. Mutlaka takip etmelisiniz. Yorulmaz adam Rahim Er'i tekrar tekrar kutluyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum. Tel: (0212) 511 95 22
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109182
    % 0.02
  • 3.8295
    % 0.32
  • 4.4967
    % -0.19
  • 5.1066
    % -0.19
  • 152.933
    % -0.23
 
 
 
 
 
KAPAT