BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Öğünmek gibi olmasın ama!..

Öğünmek gibi olmasın ama!..

Bu arada hatırlatmam gereken bir ayrıntı var. Ben dört çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu ve tabiri caiz ise sülalede tek erkek ve de öğünmek gibi olmasın ama soyadımızı devam ettirmede tek adayım...



İstanbul Pendik’ten Samet Ağır’ın hatırası, askerlik hatırası ama diğer askerlik hatıralarından biraz farklı. Zaten okuyucumuz, “Bu olayda benim yorumum, olağanüstü güçler yardımı diye tabir edebileceğimiz birtakım olayların hâlâ yaşanabildiğidir. Kimbilir belki de altıncı his denilen olay budur.” Diye başlamış hatırasına. Bakalım öyle miymiş? “Efendim ben de her Türk vatandaşı gibi askerlik vazifemi yapmak istiyordum. Öyle ki sırf bu yüzden üst üste iki kez kazanmış olduğum üniversiteden kaydımı sildirdim. Bir an önce askerliğe adım atmak istiyordum. Günüm tertibim ve nereye gideceğim belli olmuştu. 1975/3 tertip olarak Isparta Eğirdir Dağ Komando Birliği’ne gidecektim. Bu arada ben biraz zor beğenen biri olduğum için arkadaşlar arasında espri konusu olmuştu: “Hadi bakalım burayı da beğenme de değiştir kolaysa. Askerlik bu senin bildiğin şeylere benzemez.” Sonunda büyük gün geldi çattı. İçimde tarifi olmayan tatlı bir heyecan, biraz da ürperme vardı. Hiç bilmediğim bir yere gidiyordum. Tren istasyonunda herkesle vedalaşırken annemden söz aldım: -Kesinlikle ağlamaycaksın. Tamam mı? -Ta-mam... Annem kesinlikle ağlamayacaktı. Bu arada hatırlatmam gereken bir ayrıntı var. Ben dört çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu ve tabiri caiz ise sülalede tek erkek ve de öğünmek gibi olmasın ama soyadımızı devam ettirmede tek adayım. Annem 1974 Kıbrıs harekatında bana hamileyken oradaki insanların içler acısı hallerine bir yandan üzülüyor, bir yanda da “Ah ne olur bir oğlum olsa da Kıbrıs’a yollasam” diye dua ediyormuş. Sonuçta bu duyguların tesirinde kalmamdan olsa gerek, ben küçüklüğümden beri askerliğimi Kıbrıs’ta yapacağım diye büyüdüm. Bu bir şartlanma da sayılabilirdi. Trendeki vedalaşmalar devam ederken kondoktörün düdüğü askerliğimin başladığını sanki tüm Pendik’e duyurmak istercesine uzun uzun çaldı. Ardından da trenin o keskin düdüğü buna eşlik etti. Artık yola çıkmıştım. Sevdiğim insanlar yavaş yavaş gerilerde kalıyor, hatta gözden kayboluyorlardı. Artık yalnız başıma yoluma kararlı bir şekilde devam ediyordum. Trenimiz belli bir süre sonra memleketim olan Bilecik Bozüyük’te durdu. Burada daha önceden tanımadığım ama sonradan çok samimi olacağım arkadaşlarım bindiler trene. Ortam şimdi daha da keyifliydi. Uzun bir yolculuktan sonra sabaha karşı Isparta’ya girdik. Burada diğer birliğe giden arkadaşlarımızın ayrılmasıyla ikiye bölündük. Daha sonra kalan grubumuzla beraber Eğirdir Gölü’nü de gezme imkanımız olmuştu. Öğleden sonra birliğimize teslim olduk. Bu arada ailelerimizi arayıp, birliğimize sağ salim geldiğimizi haber vermeyi de unutmadık tabii ki. İçeride, bizim umduğumuzdan daha da güzel bir ortam vardı. Gerekli muayeneler yapıldı ve sonuçta ben kısa bir süre önce ağır bir hastalık geçirdiğim için dağ komandoluğuna uygun görülmedim. Refüze olarak Amasya’ya çavuş talimgah bölüğüne gönderildim. Benim durumumda olan arkadaşlarla beraber bir otobüsü doldurmuştuk. Ve tekrar, ama bu sefer Amasya’ya doğru yola koyulduk. Yine sabaha karşı otobüsten inmiştik. İlk işim evi arayıp Isparta’da olmadığımı, artık Amasya’da kalacağımı haber vermek oldu. Tabii bu arada espri devam etsin diye evdekilere arkadaşlarıma iletilmek üzere, “Samet Isparta’yı beğenmemiş yerini değiştirip Amasya’ya gitmiş” dersiniz dedim. Ailemin ve arkadaşlarımın şaşkınlıklarını tahmin edersiniz. Amasya’da eğitimler başlamış yemin töreni geçmiş artık seçmeler yapılıyordu. Beni de, Bozüyük’ten beri beraber olduğumuz arkadaşım İsmail ile birlikte Ankara Genelkurmay Başkanlığına koruma olarak seçmişlerdi. Gerçi resmi olarak bir kayıt tutulmamıştı ama biz bu işe kendimizi biraz fazla kaptırmıştık anlaşılan. Öyle ki ben evi arayıp anneme “duan kabul olmadı Kıbrıs’a değil Ankara’ya gidiyorum” demiştim. Annem de biraz üzgün, biraz muzip “Kendine o kadar güvenme istersen” demişti. Acaba annem ne demek istemişti? Devamı yarın
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT