BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşte Fransız vahşeti

İşte Fransız vahşeti

Gazeteniz TÜRKİYE'de yayınlanmaya başlanan "Cezayir'de Fransız Vahşeti" dizi yazısını, "ibret" içinde kalarak okuyorsunuzdur herhalde.



Gazeteniz TÜRKİYE'de yayınlanmaya başlanan "Cezayir'de Fransız Vahşeti" dizi yazısını, "ibret" içinde kalarak okuyorsunuzdur herhalde. Eğer röportajın ilk iki bölümünü okuyamayanlar varsa; lütfen bugünden itibaren, insan hakları şampiyonu geçinmeye çalışan Fransa'nın asıl ve ne yazık ki "kanlı" yüzünü gerçekçi bir şekilde öğrenme fırsatını kaçırmasınlar. Ailecek, ta 1968'den beri Fransızların Cezayir'de giriştikleri katliamla ilgili çalışmalar içindeyiz. Yıllar önce hazırlanmış ve yayınlanmış olmasına rağmen, yeni sunumuyla röportaj gerçekten insanı etki altına alıyor. Aslında, Kenan Akın 1986'dan sonra iki veya üç defa daha Cezayir'e giderek, çalışmasını sürdürüp, röportaja son noktayı şimdi koydu. Başarılı ve aktif bir gazetecilik değerlendirmesinin yanısıra; "zamanlama" da, dizi yazının değerini artırıyor. Kısaltılmış olmasına rağmen, 14 gün süreceğini öğrendiğimiz röportajın bitiminde, Fransızlar'ın Cezayir'de giriştikleri vahşetin bir soykırıma eşit olduğu kendiliğinden ortaya çıkacaktır sanırız. Gece yarılarına kadar dizi yazı yeniden toparlanıp, düzenlenirken, fotoğraflara şöyle bir göz attığımızda, Fransızların ne denli insanlık dışı eylemler yaptıkları, kan akıttıkları bir bir, kare kare görünüyor. Gerçekten de, ibret alınacak tarihi olaylar "objektif" olarak sergileniyor. Ne var ki; 1986'dan beri Kenan Akın ve diğer yazar, tarihçi hatta bazı siyasilerin bütün uyarılarına rağmen, Fransa'ya karşı, esaslı, ses getirecek bir "eylem planı" uygulanmadığı için, bugünlere gelindiğini de belirtmeliyiz. Şimdi dileriz ki; "eylem planı" içinde Fransızlar'ın Cezayir'de giriştikleri soykırımın, bütün dünyaya lanse edilmesi ve bu konu etrafında bazı kararların alınması artık mümkün olsun. Yazıişleri Müdürü'müz Nuh Albayrak'ın belirttiği gibi "Ermeniler'e 'maşa' olup, bize leke sürmeye çalışan Fransa'nın tarihi bir utanç girdabı... İşte eylem planı hazırlayanlara en çarpıcı malzeme... Fransızlar'ın, Cezayir'de 132 yıl boyunca 1.5 milyon Müslümanı katlederek gerçekleştirdikleri asıl soykırımın belgeselini yayınlıyoruz... 'Cezayir'de Fransız Vahşeti' dizisi, bizi mahkûm etmek isteyenlerin, kendi iç yüzünü bütün açıklığıyla ortaya koyacak.." Röportajın ortalarına doğru önerilen bir eylemin; Kenan Akın'ın yıllarca önce ortaya attığını, ancak herhangi bir girişimde dahi bulunulmadığının en yakın tanığıyız. Zaten böylesi ihmallerimiz veya vurdumduymazlıklarımız olmasaydı, sözde Ermeni soykırımının, çok haince uydurulmuş bir "masal" olduğunu şimdiye kadar bütün dünyaya aksettirir ve belki de kabul ettirirdik. Yeri gelmişken, öyle boykotla hiçbir ülkenin dize gelmiyeceğini de söyleyelim. Boykot geçerli olsaydı, her şeyden önce Saddam'a karşı girişilen, boyutları ve denetimi çok geniş olanı başarılı olurdu. Hele, parasını verdiğimiz veya Türkiye'de üretilen mallara karşı boykot yaparsak, bindiğimiz dalı kesmekten öte bir eylemi gerçekleştirmemiş oluruz. Önemli olan, Fransa'nın malları değil, Fransa'ya topyekun haddini bildirmek olsa gerek. Devletin, Milli Savunma'nın ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin milyar dolarları bulan proje ve ihalelerine Fransa'yı yaklaştırmamak, belki boykotu etkili kılabilir. En önemli "misilleme" silahımız ise Fransızların önderliğinde kurulmak istenen ve dışlanmak istediğimiz, Avrupa'nın yeni askeri gücünü NATO çerçevesinde veto etmek olsa gerek. En başta; Fransa'nın sömürgeci, istilacı ve soykırımcı "vahşi" yüzünü dünyaya göstermeliyiz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110383
    % 0.96
  • 3.8526
    % -0.29
  • 4.5413
    % -0.19
  • 5.1468
    % 0.06
  • 155.726
    % -0.11
 
 
 
 
 
KAPAT