BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Post modern muhtıra üzerine

Post modern muhtıra üzerine

Alışmış kudurmuştan beterdir. Bir kere darbelere, muhtıralara, olmadı post modern darbelere alıştık. Onlarsız yapamayız.



Alışmış kudurmuştan beterdir. Bir kere darbelere, muhtıralara, olmadı post modern darbelere alıştık. Onlarsız yapamayız. Sağolsun Anayasa Mahkemesi, bu ihtiyacımızı hissetmiş olacak ki gerginliğin yumuşar gibi olduğu şu günlerde şakkadak devreye girerek bir güzel muhtıra verdi. Hem de çok usturuplu bir şekilde. Anayasa Mahkemesi, zahiren basın açıklaması yaptıysa da maksat belli... TBMM hedef alınmış veryansın ediliyordu. Böyle bir tavır yüksek mahkemenin tarihinde ilk defa görülüyormuş. Zaten benzeri davranışların görülmesi anormal olur. Normali bunların görülmemesidir. Bir düşününüz. Denizli'nin Yatağan ilçesinde bir bıçak fabrikası açılıyor, Yargıtay Ceza Dairesi toplanarak bu vahim gelişme karşısında post modern darbeye kalkışıyor. Ya bu et bıçakları, bir takım ard niyetli katil adaylarının eline geçer, onlar da bunlarla cinayet işlerlerse!!!... Allah'tan ki hayatlarını hukuka vakfetmiş insanlar var da derhal müdahale etmekteler... Peki neden şu güne kadar durmuş durmuş, partiler Anayasa'nın 69. maddesini değiştirme konusunda mutabık kaldıklarında bu "basın duyurusunu" açıklama zaruretini hissetmişler? O yakaları dizi dizi sırmalı yaşlı başlı hukukçuların tamamı birden öyle uykusuna yatmamıştı herhalde. Ne kadar tuhaf değil mi? Tuhaflık sadece hukukçular sitesinde yaşanmıyor. Or-an'da da aynı tuhaflık mevcut. Ecevit de rüyasında iyi saatte olsunları görmüş gibi şimdi kalkmış muhtemel değişiklikteki bazı mahzurları bir sır gibi mikrofonlara fısıldamakta. Daha başka gariplikler de var. Mesela, anayasanın bir maddesi üzerinde değişiklikte anlaşmış olan TBMM Anayasa Komisyonu'nun bu "basın duyurusu" üzerine ossaat ayıkan bir günahkâr gibi tövbe-istiğfar edercesine değişiklik teşebbüsünü askıya almasıdır. Demek ki tersi de olabilirdi. Anayasa Mahkemesi, "bir değil 9 maddeyi değiştireceksiniz!" deyu emir buyursa işbu emre harfiyen uyulacakmış. Hadise birkaç bakımdan kınanabilir. Birincisi mantık. Evet, doğrudur. Parti kapatılması eskisine göre biraz daha zorlaştırılmaktadır. Ancak bunu imkânsız diye sunmak yanlıştır.. Acaba Anayasa Mahkemesi üyeleri hiçbir kararda oybirliğine gitmemişler mi, böyle bir ittifak tarihlerinde yok mu? Yarın bir kapatma davasında oy birliği ile karar vermeyeceklerine önceden nasıl karar verebiliyorlar? İkincisi mantık boşluğu... Zaten bütün bu yorgunlukların sebebi parti kapatılmasını zorlaştırmak içindir. Ortaya türlü düşünceler atılıyor. Para cezasından bir dönem seçimlere girmemeye kadar. Psikolojik defolar da var... Alınan intiba şu ki muhterem mahkeme, mevcut ve/veya müstakbel üyelerinden bir kısmına itimad etmemektedir. Bu bir, ikincisi de yersiz bir Cumhuriyet düşmanları fobisine takılmadır. Onların bir ân için var olduğunu farz edelim. Tek teminat Anayasa Mahkemesi mi? 1960'tan önce bu mahkemenin mevcut olmadığını hatırlatmak isteriz. Post modern muhtırada hukuk tekniği yönünden de kusurlar var... Hakim, bakmakta olduğu bir dava hakkında dava devam ederken üstelik umumi efkâr önünde ihsası reyde bulunmuştur. Hukuk usulünde birinci şart, davaya bakan kişilerin tarafsızlığıdır. Anayasa Mahkemesi üyeleri böyle bir görüş serdetmekle tarafsız olmadıklarını alenen ima etmişlerdir. Binaenaleyh bundan böyle FP davasından çekilmeleri gerekir. Bir diğer tenkîde açık taraf da şudur... Anayasa Mahkemesi, kanunlarla meclis iç tüzüğünün anayasaya uygunluğunu denetleyen bir müessesedir. Yatağan bıçağı misalindeki tutarsızlıkta olduğu gibi daha nasıl şekilleneceği bile tam olarak netleşmemiş bir madde hakkında müzakere safhasında orijinal olmayan beylik laflarla mütalaa vereceğine kanunlaşmayı bekleseydi de gerekiyorsa o kanunu "basın görüşü ile değil, gerekçeli kararla iptal yoluna gitseydi daha kibar bir davranış olurdu. Anayasa Mahkemesi kendi eliyle kendine siyaset sıçrattı. Bir memlekette mahkemelerin bile tarafsızlığına inanılmazsa orada her şeyin çekiverin kuyruğunu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT